Connect with us

Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Anne 9.Bölüm: Kırmızı Eldiven

c0jf1pkuoaavxva

Anne

Anne 9.Bölüm: Kırmızı Eldiven

Anne 9.Bölüm: Kırmızı Eldiven

Bazı bölümler küçücük bir eşyayla anlatılabilir. Yaşanan onlarca olayı sözle anlatsa insan aynı etkiyi yaratmaz ne tuhaf. Ama küçücük bir eşya tüm duyguların tercümanı oluverir.

Anne’nin ilk bölümlerinde yani Turna’ya henüz Melek derken bir defteri vardı: Sevdiği şeyler defteri. Melek, Turna olup gittiğinde o defter de onunla birlikte yırtılmış, parçalanmıştı. Turna’nın Melek olduğu hayata attığı darbeydi bu. Artık sevdiği şeylere sığınmak zorunda değildi. Artık bir annesi vardı. Defter de sevdiği şeyler de yoktu artık.

Turna yeni hayatına başladığında ise Gönül’ün ona hediyesi vardı. Küçük kırmızı pabuçlar. Turna’nın yeni hayatının simgesiydi onlar. Adımlarını güçlü atışlarının, o zor hayattan kaçışının adımlarıydı. Nitekim öyle de oldu. Turna, Zeynep’le daha da güçlendi gün geçtikçe. Geçmiş hayatının izlerini silmeye başladı. Yeni hayatına doğru koşuyordu.

Bölümler ilerledikçe yeni eşyalar da girdi hayatımıza. 8.bölümdeki örgü bilezik bunlardan biriydi. Hem Zeynep’in geçmişinde yeri olan hem de Gönül’ün Turna’ya hediyesi olan o örgü bilezik Zeynep’i geçmişiyle yüzleştirdi. Turna’ya annelik yaparken kendi annesini bulmuştu Zeynep. Küçücük bir bilezikti sadece ama bütün bir geçmişi barındırıyordu içinde. Zeynep’in terk edilişini, yalnız kalışını hatırlatıyordu. Zeynep’in öfkesiydi o küçücük bilezik. Zeynep o bileziği gördüğünde Turna’yı alıp gitti. Gönül’ün hayatından artık çıkmıştı. Turna ve Zeynep olacaktı artık. İlk ayrılık o bilezikle olmuştu.

Ve geldik yeni bölüme. Şimdi de kırmızı eldivenler çıktı karşımıza. Şule, Turna’yı çekip alırken bir teki Zeynep’te diğer teki Turna’da kalan eldivenler. Soğuk kış günlerinde ellerimizi sıcacık tutan ancak tek başına hiçbir anlamı olmayan o eldivenler gibi yarımdı artık Zeynep ve Turna’nın hayatları. Zeynep, ne kendi yaralarını ne de Turna’nın yaralarını tam anlamıyla sarabilmişti. Turna’nın odasını yıldızlarla süsleme fikirleri, hatta matematik ödevi bile yarım kalmıştı. Turna ise o eldiveni sımsıkı tutarak nefes alıyor, onunla hayat buluyordu.

c0i1so1wqaavqzm

Küçücük bir umuttu Turna için o eldiven. O eldivene tutunuyor ve susuyordu. Susmasının ardında büyük acıları vardı. Yeniden geldiği o korkunç hayatına tepkiydi susması. Konuşamayacak kadar da acı çekiyordu. Konuşmasına imkan bile yoktu. Şule’nin koruyamayacağını bile bile aldığı ve Cengiz’le acılarına ortak etti Turna en çaresiz kaldığı anlarda bile konuşmuyordu. Sadece içinde Zeynep’e tekrar kavuşma umuduyla bekliyordu.

Şule denedi. Ona en sevdiği şeyleri yaptı, bir an olsun yanından ayırmadı. Anne olmayı denemese de Turna’yı yeniden kaybetmemeyi denedi. Ancak olmadı. Çünkü Şule, anne olmayı denemiyordu. Sadece Zeynep’e kaptırdığı kızını geri kazanmaya çalışıyordu. Anne olmayı kaybetmemek için anne olmak istiyordu. Önceliği yine kendisine vererek anne oluyordu.

Turna ise acılarına da kabuslarına da geri dönmüştü. Tutanacak tek dalı ise Zeynep’e yeniden kavuşma ümidiydi. Zeynep ona ulaşmak için Ali’den yardım isteyip elinden gelen her yolu denerken Turna’da annesine yeniden kavuşmak için çabaladı. Zeynep’i her fırsatta aramaya, ona ulaşmaya çalıştı. Ancak Cengiz yine yanı başındaydı. Eziyetleri, yeni ceza yöntemleri ve acımasızlığıyla Turna’nın kabusu olmaya devam ediyordu.

Şule’nin kiminle uyuyacağına bile Cengiz karar verirken Turna yine tek başınaydı. Şule, Turna’ya her ne kadar acılarını unutturmaya çalışsa da Cengiz’den kurtulamadıkça Turna’nın mutlu olmayacağını anlayamıyordu. Cengiz, Turna’yı bütün bir gece dolabın üzerinde kalma cezası verdiğinde bile Şule “Bu çocukla derdin ne?” demekten başka bir şey diyemedi Cengiz’e.

Şule, Turna’ya “Neden benden yardım istemedin, neden yardım et anne” demedin sözü geçmişe döndürdü bizi. Cengiz, Şule’nin hayatına yeni girdiğinde Turna bir kez kullanmıştı o sözü. Şule’nin yaptığı tek şey ise intiharı düşünmekti. Onu da gerçekleştirememişti ama yaşamak isteyen bir çocuğu intihara sürükleyerek bulmuştu tek çözümü.

Turna mutlu bir yuva, sevildiği bir yuvayı istiyordu sadece. Korunmak, şiddet görmemekti tek derdi. Küçücük umutları olan binlerce çocuktan biriydi sadece. Şule ise ona bakamayacak kadar güçsüzdü. “Sen benden kaçamazsın” demek dışında hiçbir şey söyleyemiyordu Turna’ya. Annecilik oynamaya çalışıyordu sadece. Zorla anne olmaya çalışıyordu.

c0jzrudw8aa1qbt

Zeynep ise Turna’dan duyacağı en küçük bir habere hasretti. Şule ve Cengiz’e evini açan Rıfat bu yüzden kaçırmamıştı Zeynep’in bu çaresizliğini. Zeynep Turna’sına kavuşabilme hayalleriyle avutup bilgi vermişti Zeynep’e. Zeynep ise çaresizce ne yapacağını bilemezken kanmıştı parasını değil umutlarını çalan Rıfat’a.

Zeynep’le Turna’nın telefon konuşması ise her şeyi bambaşka bir yere getirdi. Turna’nın Şule ile tek kelime bile konuşmayıp Zeynep’e anne demesi kabul edilemezdi Şule için. Kaybetmeyi kabul edemeyen bir kadındı Şule. Gönül’ün çalıştığı yeri bulup onunla konuşması bile fayda etmemişti. Halbuki ne güzel konuşmuştu Gönül. Anne olmayı ne güzel anlatmıştı. Çocuğu için bir annenin neleri göze alabileceğini tek tek söylemişti. Hem de kendi hayatı üzerinden.

Şule’nin yaşanan onca acıya, söylenen onca söze rağmen hala aynı kalmasını anlayamıyorum. Gamze bile çocuğunu aldırtmak için ısrar eden Mert’i terk edip “Tek başıma anne olacağım.” derken Şule’nin mücadele etmeyişini anlayamıyorum. Cengiz’e ne olursa olsun muhtaç kalışını, Turna’yı alıp yeni bir hayat kurmayışını anlayamıyorum.,

Şule Turna’nın annesi. Ancak keşke sahip de çıkabilen bir anne olsaydı. Her şeye rağmen herkese rağmen.

Şule’nin Zeynep’i şikayet ettiğini ise fragmanda da izlemiştik. Yine sonunu bilerek izlediğimiz bir bölüm oldu Anne’nin 9.bölümü. Başarısı da belki bunda saklı. Son sahneyi fragman olarak yayınlatıp yine de reyting sıralarından düşmemesinde.

Sevgiyle!

 

 

 

 

İyi bir dizi takipçisi. Hem işine hem de yazmaya aşık. En çok da en iyi yazar mühendisten olur düşüncesini desteklemek için yazıyor. Çayını, kahvesini değil, bir kutu peçete alıp televizyonun karşısına geçiyor. Kalbine, ruhuna dokunan dizileri izlemeyi seviyor. Hiçbir zaman da unutmuyor, o gemi bir gün gelecek!

Yorum İçin Tıklayın!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Anne

To Top