Connect with us

Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Hayat Şarkısı 36.Bölüm: Tutunabildiğimiz Tek İyilik Düğme

c1jp4suxeaabyjn

Hayat Şarkısı

Hayat Şarkısı 36.Bölüm: Tutunabildiğimiz Tek İyilik Düğme

Hayat Şarkısı 36.Bölüm: Tutunabildiğimiz Tek İyilik Düğme

Sızlandı yüreğimiz. Acı çektik doyasıya. Ayaklarımızın altında koca bir taş, yürümek istediğimiz yolları yürüyemedik. Ya da yürüsek de yarım kaldı yaşananlar. Ve tek eksik olan huzurdu. Hülya, tüm yarım kalanlara inat çocukluğuna sarıldı. O çocuk haliyle Hülya’yı yan yana gördüğümde ise aklımda sadece değişmeyen tek gerçek vardı. Hülya ve Kerim de kırdı birbirlerini. Farklı şekillerde ama kırdılar bir şekilde. Hülya sahip olamadığı zenginlikle çıktı yola, Kerim ise ailesine inat yaşamak istediği hayatla. Ancak yolun sonuna geldiklerinde ikisi de aynı değildi. İkisi de değiştirmişti birbirlerini.

Kerim, bu dünyada ideallerden, işten çok daha önemli şeyler olduğunun farkına vardı. Aile olmak, bir aileye sahip olmanın ne demek olduğunun farkına vardı. Oğlu Mehmet’i istemezken bir evladı sevmenin, baba olmanın sorumluluğunu sırtlandı. Hülya ise yaşadıklarının bedelini ödetmeyi değil yaşadıklarından ders almayı öğrendi. Kendisine yapılan kötülüklerin, kendisinin yaptığı kötülüklerin bir amacının olmadığını yolun sonunda yine kendisinin mutsuz olacağını anladı. Çünkü sevdi, gerçekten aşık oldu ve anne oldu.

Kerim ve Hülya yüzleşmesi yaşanmalıydı. Acıydı, bir o kadar can yaktı. Ancak yaşanmadan, o ağır sözler söylenmeden geçemezdi bu durum. Sevgi dünyanın en güzel duygusu. Ne kadar severseniz sevin kırılıyoruz, üzülüyoruz ve ne kadar seversek o kadar öfke duyuyoruz.

proxy-1

Sevmediği insana öfkelenmez insan. Öfkelenir de o kadar değil. Unutması uzun sürmez. Bir kenara koyar ve olmamış gibi davranır. Ancak sevdiği zaman her şey farklı olur. Sevgi ne kadar güçlüyse öfke de o kadar güçlenir. Kerim’in ve Hülya’nın öfkesi de o derece fazla birbirine. Ancak sevginin hala bitmediğini ve yüreklerde hissedildiğini görebiliyor insan. Kerim’in Hülya’nın üzerini örtmesinde, Kerim’in Hülya’ya bakışında, ne kadar öfkeli olsalar da ilk danslarını yapmalarında sevgiyi hissediyoruz.

Sadece Hülya ve Kerim değil elbette ki değişen. Zeynep’in de değişimini adım adım görmek şaşırtıyor. Hülya, Hüseyin ve Zeynep’in bir araya gelmesine dolaylı da olsa faydalı olsa da Zeynep’ten ilk bölümlerde beklemediğimiz bir olgunluğu görüyoruz. O her şeye çıldıran, her şeyden bir çıkar sağlamaya çalışan Zeynep gitmiş de yerine sanki başka bir insan gelmiş gibi. “Bana yapıldığında canımı yakacak bir şeyi kimseye yapmam.” sözüyle şaşkına uğratıyor Zeynep bizi. Bu cümle Hülya’ya çektirilen kötülüklerde neredeydi diye soruyor insan ancak yine de değişim değişimdir. Zeynep bu cümleyi söyleyebilecek bir değişime uğradıysa bu durumu da görmezden gelmemek gerek.

46ea65bb-9326-45df-99d2-552d3797a06c

Hüseyin’i ise affedemiyorum nedense. Zeynep’in olgunluğunun karşısında Hüseyin’in “Ben kayboldum.” deyişleri fazlasıyla çocukça geliyor. Ceren’in yaşananlardan kötü etkilendiğini bildiği halde ne Melek’ten ne de Zeynep’ten vazgeçebiliyor. Zeynep’le dans edip yaşadıklarından pişman olmadığını ifade ederken bir sonraki sahnede Melek’in yanına giderken de görebiliyoruz onu. Ancak Hüseyin’in de değişimi için şimdilik zaman lazım.

Ve elbette ki Melek’in değişimi. Hülya ve Melek yer değiştirmiş gibi hissediyorum bazen. İlk bölümlerde her işin arkasından çıkan Hülya’nın yerine Melek geçmiş sanki. Gizlice aramalar Hüseyin’in nerede olduğunu öğrenmeler ve bir anda yapılan baskınlar. Hülya zamanında nasıl savaştıysa Kerim için Melek de Hüseyin için savaşmaya çalışıyor. Ancak Hülya kadar gizli saklı ve ustalıkla yapamıyor bu işi. O yüzden günden güne kaybediyor. Mahir’in o güzel konuşmasında da dediği gibi. “Melek bu oyuna gelme. Eski Melek’e güven. Ama o da çoktan gitti değil mi?” İyi ki Mahir var.

Ve Mahmut’un Cevherlere yaptığı oyunu da yine baş Cevher’imiz Bayram Cevher çözmüştü. Mahmut’u da gizli telefonunu da bulduran Bayram Cevher, oğlu Kerim’in üzerindeki bu büyük beladan da kolaylıkla yok etmeyi başarıyor.

c1eeannuqaijscr

Ve elbette ki Cevherlerin tatili. Hülya ve Kerim’in o talihsiz tartışmasının başlamasına ortam hazırlayan o tatil. Cevherlerle tatile gitmeyen Hülya ve Kerim sorun çözmek için değil yeni sorunları ortaya koymak için bir araya geliyor adeta. Ancak sorun çözmedeki en önemli kural öncelikle sorunları ortaya çıkarmaktır bunu da yabana atmamak gerek. Üzerini örttüğünüz sorunlar çözülmez sadece daha büyüklerini ortaya çıkarmak için sadece bir süreliğine saklı kalır. Ve bir sonraki sefer olduğunda daha kötü şekilde ortaya çıkar.

Ki Kerim ve Hülya’nın uzun süredir konuşmaması da bu durumun en önemli göstergesi. Gerçekleri uzun zamandır Kerim’den saklayan ve farklı yalanlarla sadece durumu kurtarmaya çalışan Hülya’mız aslında yaptığı şeyin daha kötü sorunlara yol açtığını bu olayla anladı.

Her şey bir yana olan Düğme’ye olmasın. Sorunlar konuşulur, Hülya bir gün yeniden Kerim’le yan yana gelir. Her şey açılır. Ancak Hülya anneliğini bir kere kaybederse ve Düğme’miz bir kere giderse bir daha geri gelmez. O yüzden gitme be Düğme!

Gelecek bölümlerde görüşmek dileğiyle!

"güzeldim de galiba bunu nasıl söylesem: eline sağlık Tanrım Leyla çok güzel olmuş Tanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuş keşke biraz ölmesem."

Yorum İçin Tıklayın!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hayat Şarkısı

To Top