Connect with us

Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Poyraz Karayel 74.Bölüm: Var Olan Tek Şey Hayaller

Poyraz Karayel

Poyraz Karayel 74.Bölüm: Var Olan Tek Şey Hayaller

Poyraz Karayel 74.Bölüm: Var Olan Tek Şey Hayaller

İnsan ömrü boşa harcanmayacak kadar sınırlıyken hayallerimizden, gerçekleştirmek istediklerimizden kopup gidişlerimiz ne kadar boşuna öyle değil mi? Ayşegül’ün Çınar’la yaptığı evlilik, Eda’nın aşık olduğu adam Kerem’i kurtarmak için çırpınması, Poyraz’ın kendisini istihbaratın verdiği görevlere adaması. Sonrasında geçen koca bir ömür. Bitmez sanıp mutluluğu ertelediğimiz koca bir ömür.

Poyraz istifa etti, kendisi için, Ayşegül için. Nevra’nın Girişim’in başında olduğu öğrenilmişti ve Poyraz’ın görevi bitmişti. Artık Ayşegül’le geçireceği bir ömrü vardı, bir hayatı vardı. Var olan tek şey hayalleriydi.

c069g_rwqairvhb

Hem seni sevmek istiyorum hem de ölmeni istiyorum Ayşegül. Olabilir mi böyle bi şey?

Ayşegül de gitti. Çınar’ı terk etti, Poyraz’la başlayan yeni bir hayat için attı adımlarını. Ancak Çınar büyük bir tepki gösterdi bu duruma. Daha önceki yazımda da söylemiştim. Çınar, Nevra’nın oğlu. Nevra kadar takıntılı, Nevra kadar psikopat. Çınar’ın Hikmet sandığı Poyraz’la kendisini aldatan Ayşegül’ü görmesi çıldırmasının sebebiydi. Ancak sürekli ağlayan, bağıran, dağıtan bir Çınar görmek oldukça rahatsız etti beni. Belki de sahneler özellikle rahatsız etmek içindi. Özellikle Çınar’dan nefret edelim, Çınar’a üzülmeyelim diyeydi. Terk edilen Çınar olarak değil de terk edilmesi gerekilen bir adam olarak görelim diyeydi.

Bir insanı sevmeye çalışmak, kendini ona sevdirmek ve sonrasında bir anda hayatından çıkmak. 3.sezonun ilk bölümüne döndüğümüzde Çınar, Ayşegül’ün kendisinden nefret etmesi hiçbir şey yapmadı. Çınar eğer bu derece psikopat bir karakter çizmeseydi Çınar’ı sevip Ayşegül’den nefret etmemiz gerekecekti. Ancak Çınar’ın abartılı krizleri ve “Ayşegül’ü öldürmek istiyorum ama bir yandan da başka insanların canı yanmasın istiyorum o kadar iyiyim.” düşüncesiyle Çınar gittikçe itici gelmeye başladı. Üstelik Nevra’nın her defasında etkisinde kalması ve Nevra’nın gazıyla Ayşegül’ü öldürmek istemesiyle kendinden daha çok nefret ettirdi.

Her şeye rağmen Ayşegül ve Poyraz’ın ise eski hayatlarına geri dönmesi Sinan’la birlikte yepyeni bir hayata başlamaları da umut oldu bizim için. Adeta bir aile tablosu gördük onları izlerken. Ayşegül’ün Sinan’a “Zeki çocuk babasına benzememiş.” sözüyle Poyraz’a laf sokmasını izledik. Meltem Zülfo çiftimizin yemeğe gelmesiyle bu aile tablomuz tamamlandı. O yüzden dün akşamın en çok sevdiğim anları eski evde geçen zamanlardı. Temizlik sahnesinden, yemek sahnesine kadar her haliyle özlediğimiz anlardı.

Poyraz Karayel Orhan Solmaz Kim?

Kim bu Orhan Solmaz!

Zülfikar’ın Orhan Solmaz’ı arayan kadınla karşılaşması da “Kim bu Orhan Solmaz?” sorumuzu yeniden canlandırdı. Orhan Solmaz’ı tanımayan ancak klasik Türk mantığıyla tanımadığını asla söylemeyen Zülfikar’ın sahnesi Cem Yılmaz’ın showlarını hatırlattı. Hatta daha bizim ağzımızdan çıkmadan Zülfikar’ın “Orhan Solmaz,Orhan Solmaz… Faruk Eczanesi gibi oldu ama” cümleleriyle gönderme yapıldı. Tesadüfen gelen polislerin yol sormalarıyla Zülfikar’ın hayatta kalması ise bir o kadar tesadüf oldu.

İsa’nın geçtiğimiz hafta yaşadığımız büyük krizi ise bu hafta da devam etti. Evi terk eden İsa’yı Poyraz’ın bile sakinleştirmesi mümkün olmadı. Taşkafa’nın babasını öldürdüğünü öğrenen İsa kendisine yapılan açıklamaları ise dinlemedi. İsa’nın annesinin Bahri’ye gidip “Bizim sizden başka hiçkimsemiz yok” demesi ise bir o kadar yüreğimizi sızlattı son bölümde.

Eda ve Kerem’in ise hesaplaşma sahnesi ise Eda’yı yeniden eski Eda yapmıştır diye umuyorum. Kerem’in tüm savunmalarına karşı ona güvenmedi, sevgi oyunlarına ise kanmadı. Eda’yı yeniden güçlü bir kadın olarak görmek mutlu etti. Kerem’in ellerini çözdükten sonra telefonunu bilerek bırakıp gitmesi gözleri kör bir aşık olmadığını da gösterdi. Ancak Kerem’in Mümtaz tarafından vurulmadan önce söyledikleri biraz şüphe uyandırdı. “Sana yalan söyledim. O yaşıyor” cümlesindeki “O”nun kim olduğuna dair delicesine sorular bırakarak öldü Kerem. “O”nun kim olduğunu düşündüğümde ilk aklıma gelen Orhan Solmaz’dı. Güçlü kanıtlar olduğundan değil sadece artık açıklansın bu Orhan Solmaz kimse isyanımdan.

orhansolmaz

Zülfikar’ı Tanıyor musun?

Orhan Solmaz’ı arayan kadının bilinçli bir şekilde kurbanlarını seçtiğini de öğrendik son bölümde. “Orhan Solmaz’ı tanıyor musun?” sorusu bilinçli bir araştırmanın parçasıymış meğerse. “Tanımıyorum”cevabını verenler neden öldürülüyor, amaç ne hala bilmiyoruz tabi ki ama en azından yaklaştığımız hissedildi. Artık açıklansın da kurtulalım.

Zafer Biryol’un kardeşi Savaş Biryol’un ortaya çıkışı da efsanelerden biri oldu. Poyraz Karayel’in ilk sezonlarındaki heyecanına geri dönüyoruz sanırım bu karakterlerinin de devreye girmesiyle. Ki son birkaç bölümdür biraz heyecan katmaya ihtiyacımız da vardı. Üstelik Savaş meselesini Nevra’nın da bilmesi ve Mümtaz’a kim olduğunu söylemeyerek Savaş’ı kaçırtma planı yapması da “O yaşıyor” ifadesine döndürdü yüzleri. Kerem’in konuşmasını istemeyen Nevra, Savaş-Zafer kardeşler meselesi nedeniyle Kerem’i öldürtmek istiyor olabilirdi.

c0ymrxuxuaqlmzk

Gelelim Poyraz Karayel’i Poyraz Karayel yapan detaya. Yani sosyal mesaj kısımları. “Annelik” kavramını sorguladığımız dizilerle oldukça sık karşılaşıyoruz. Poyraz Karayel ise bir “Babalık”kavramını sorgulatan cümleleri de hayatımıza kazandırdı. Hasan Yağmur’un hastalığı tüm evi bir telaşa soktu. Bu telaş dindiğinde Bahri Umman’ın cümleleri akılda kaldı. “Bu çocuk benim kanımdan değil ama ona bakınca torunumu görüyorum.”cümlesiyle Sadettin’in aklına karıştıran ilk cümleleri söyledi. Babalığın iteleyerek değil hissederek olduğunu söyleyen Bahri Umman, Sadettin’in çoktan Hasan Yağmur’un babası duygusunu hissettiğini ama kabul etmediğini oğluna fark ettirdi.

Sadettin’in ve Hasan Yağmur sahnelerinin oldukça sevimli sahneler olduğu inancındayım. Özellikle Sadettin odadan çıkarken Hasan Yağmur’un “Baba gitme” demesi yüreklere de bir o kadar dokunan bir sahne oldu.

Sadettin’i bir kenara bırakırsak yaptıklarından hiç ders almayan Songül ve Fatih arasındaki durum da biraz korkutuyor. Fatih’in işe ihtiyacı olduğu için Ummanların evine gelmesiyle Songül’ün hayatını birebir görmesi ve onun için üzülmesi de birlikte yaşandı. Bu olaylar ise Fatih’i Songül’e yaklaştırmış gibi duruyor. En ufak bir sevgi zerresi gördüğünde Sadettin’i aldatma fikrinde olan Songül ise eğer Fatih ona yaklaşırsa karşılık vereceği çok açık.

Taşkafa’nın İsa’ya tokatı ve İsa’nın bu tokata bıçakla karşılık vermesi de nefesleri tutan bir final sahnesi oluşturdu. Zülfikar’a ölmeyecek demiştim, Taşkafa’da da oyumu ölmeyecekten yana kullanıyorum. Ölmeyecek, İsa’yı şikayet etmeyecek yaşanan olay sonrası da İsa Taşkafa’ya karşı biraz olsun yumuşayacak. Yani olsun bunlar, olsun da İsa olayı bir kapatalım artık. Evet birinin babanızı öldürdüğünü öğrenmeniz büyük bir travma buraya kadar kabul ediyorum. Herkesten her şeyden nefret edebilirsiniz. İsyan eder, babanızın ne kadar kötü bir insan olduğunu sa duymak istemezsiniz. Ancak bıçaklamak ne İsa ya, sen ne yaptın evladım.

Her şeye rağmen düğün salonunda Poyraz Karayel canlı müzikli klasik düğün isteyen Meltemli ve bu ülkenin her karış toprağını seven Poyrazlı bir Poyraz Karayel izlemek çok güzel, yeni bölümde hemen gelse ya!

Yazar, çizer en çok da okur. Dizi izlemediği zaman onu kitap okurken görebilirsiniz. Okumadığı zaman ise dizi izler. Ne kitaplarda ne de dizilerde tür ayırt eder. Eline geçen her şeyi okur, gözüne takılan her şeyi izler. En büyük hayali ise bir gün Vosvos'una binip dünya turuna çıkmak.

Yorum İçin Tıklayın!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Poyraz Karayel

To Top