Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Cesur ve Güzel 17.Bölüm: Zamanı Geri Almak Mümkün mü?

Cesur ve Güzel 17.Bölüm: Zamanı Geri Almak Mümkün mü?

“Zamanı Geri Almak Mümkün mü??” sorusunu sorar sormaz ikinci soruyu sordum kendime. “Neden isteriz zamanı geri almayı?” Mutlu olduğumuz anlar geri gelsin diye. Yeniden o anları yaşayalım diye. Kırdıklarımız, kırıldıklarımızı unutalım diye. Kaybettiklerimizi unutalım diye.

Pınar Kür’ün de bir sorusu vardır zamanı geri almak isteyip geçmişiyle mutlu olan insanlara. “Neden vaktinde bilmez insan? Neden her güzelliğe sonuna dek yapışmakta direnmez. Neden çok sonra anlar en küçük yaşam kırıntısının bile değerlendirilmesi gerektiğini.” Neden sahi?

Keşkeler, pişmanlıklar, yaşamadığımız sevdalar. Suçladığımız, öfkemizden deliye dönüp sevmeyi unuttuğumuz insanlar. Zaman hızla geçer ancak mutlulukları, acıları da beraberinde götürerek geçer. Unutmazsınız ama eski etkisini de bulamazsınız hiçbir şeyin. Sevdiğiniz insan bambaşka bir insana dönüşür engel olamazsınız. Çektiğiniz acı kalbinizi taşlaştırır durduramazsınız.

Cesur ve Sühan. Her şeye yeniden ve sıfırdan başlama şansları varken ikisi de sevdikleri insanı kaybetti. Fügen’i. Zavallı Fügen. Oğluma bir şey olacak korkusu yaşarken oğluna “Seni seviyorum.” bile diyemeden bir tuzağın içerisine çekildi. Katil Tahsin Korludağ değildi belki. Ama Tahsin Korludağ’ın hırslarının bir ürünüydü yaşananlar. Fügen’in katili Tahsin Korludağ değildi ama Fügen’i Tahsin Korludağ öldürdü. Zamanında yaptığı, acıttığı, zulmettiği bütün canlar ondan intikam almak için kullandı Fügen’i.

Yıllar önce Tahsin Korludağ tarafından ölüme çekilen Rıza, işlemediği bir suçu üstlenmişti. Şimdi de Fügen’i tuzağa çekerek onun ölümünü Tahsin’e yüklemeye çalışıyordu.

Eğer babanız ölürse eksik de olsa yaşamaya devam edersiniz. Ancak anneniz ölürse eksik bile olamazsınız. Çünkü siz de ölürsünüz. Cesur’un öfkesi, Sühan’a “Defol buradan, sana bakınca annemin, babamın katilini görüyorum” diye bağırışına kızamadım ben. Nitekim Sühan’da kızmadı. Cesur öfkeyle terk ettiği halde onu bekledi. Cesur’un acılarını dindirmek için bekledi. Annesinin öldürüldüğü fabrikayı yıktı, annesinin mezarını çiçeksiz bırakmadı. Cesur için hazırladı her şeyi. Kim ne derse desin bekledi. Tam 45 gün bekledi.

Cesur, Tahsin Korludağ’ın mahkeme günü geri döndü. Nefreti ve öfkesi soğumamıştı. Korludağ’ı cezalandırmaya gelmişti. Rıza ile konuştu. Rıza ise öfkesini arttırmaktan başka hiçbir şey yapmayacaktı. Cesur eğer Tahsin Korludağ cezalandırılmazsa o cezayı kendisi verecekti.

Mihriban ve Tahsin

Bir yandan Cesur ve Sühan’ı izlerken diğer yanda gizli kalmış aşkları da izliyoruz Cesur ve Güzel’de. Mihriban, 5 sene boyunca Tahsin’e güvendi, sevdi. Ancak Tahsin Korludağ’ın Nuran ile evlenmesiyle neye uğradığını şaşırdı. Hem de nikah günü terk edilmişti. Tahsin Korludağ, Nuran ile birlikte tüm Korludağ’ın da sahibi oldu. Ancak ne olursa olsun unutmadı Tahsin, Mihriban’ı. Hasta yatağında ismini sayıkladı, Mihriban’ın kocası öldüğünde yardım etmek istedi ona.

“Bugüne kadar herkes yaptığım kötülükleri hak etti. Ama sen hak etmedin.” diye mektup gelmişti Mihriban’a. Hapiste olan Tahsin’den. Ne yani Cesur’un babası da mı hak etmişti yaşadıklarını? diye sormadan edemedim. Belki de herkes kötülüklerini hak etmemişti Tahsin Korludağ sadece sen kabul etmemiştin hak ettiklerini!

Mihriban’dan her şeyi ona anlatmak için bir şans istedi Tahsin. Aleyhine ise şahitlik yapmamasını istiyordu. Ancak bu itiraf için çok geç kalmıştı. Zor durumdan kurtulmak için günah çıkarmak isteyen Tahsin Korludağ’a artık kimse şans verecek değildi.

Tahsin Korludağ çektirdiklerini ödüyor


Ne demiştim geçen yazımda? Zulmettiklerin bir gelir sana zulmedenler olur. Hapse düşen Korludağ’da aynen bunu yaşıyordu. Herkes Tahsin Korludağ’ı şişletmek için sıraya girmişti. Bundan faydalanan koğuş arkadaşları da Tahsin’i sömürebildikleri kadar sömürdüler.

Ancak o Tahsin Korludağ’ydı. Ezildiği için ezen insandı. Elbette karşılık vermesi zor olmayacaktı.

Cahide hala Hülya’ı idare ediyor!

Cahide hamile. Ancak hala Hülya’yı başından savmış değil. Üstelik Hülya’nın doğumuna da 2 ay kalmış. Hülya’yı oyalayan ve bir türlü karşısına çıkmayan Cahide, doğumdan bebeği öldürtmeye kalkmasa bari?

Korhan’da zavallım hala fark etmemiş Hülya yalanını. Cahide’yi kapı arkasından dinlese de bu işte bir iş olduğunu anlamıyor. Cahide, ancak Korhan gibi birinin yanında devam ettirebilirdi zaten bu kadar yalanı.

Hadi biraz geçmişi hatırlayalım!


Her şeye inat bu bölüm adeta bize geçmişi hatırlattı. Ancak ufacık bir farklarla. İlk bölümde Cesur, Korludağ’a gelirken atın kontrolünü kaybeden Sühan’ı kurtarmıştı. Bu sefer ise Korludağ’a geri döndüğünde yine ilk karşılaşması birisi arabada diğeri at üstündeyken oldu. Atın üstünde olan Cesur, aniden Sühan’ın karşısına çıkınca Sühan küçük bir kaza yaptı. Sühan’a yardım eden yine Cesur olacaktı.
hadi geçmişteki tanışmayı da hatırlayalım!

Cesur sarhoş olduğunda ise adeta Sühan’ın sarhoş olduğu sahneye dönüldü. Bu sefer Cesur’a banyo yaptıran Sühan’dı. Yanında kalmasını isteyen ise Cesur.

Sühan’ın sarhoş olduğu sahne de gelsin o zaman:

Her şeye rağmen geçmişte yaşanan bu mutlu anıları hatırlamak çok güzeldi. Ancak Tahsin Korludağ’ın mahkemesi aralarındaki sorunu halen yok etmiyordu.

Cesur’un annesinin eşyalarını ihtiyaç sahiplerine dağıtması ise hem şaşırttı hem de sevindirdi. Evet bunu yapmak çok zordu. Ancak hepimiz kaybettiklerimizi bu eşyalarla anmaya çalışıp aslında geçmişte yaşamıyor muyuz? Onları hatırlamamız aklımızla, kalbimizle mümkünken eşyalardan umut ediyoruz. Cesur bunu yapmadı. En doğru olanı yaptı. Eşyalar sadece üzülmenizi ve her geçen gün daha çok yıkılmasını sağlardı o kadar.


Şahsi düşüncem sadece Cesur’un değil Sühan’ın da değiştiği yönünde. Babasını korumaya, masum olduğunu kanıtlamaya çalışan Sühan artık bunu babası için değil Cesur’la arasındaki sorunları halletmek için yapıyor. Çünkü biliyor. Cesur, Sühan’ı ailesinin katilinin kızı olarak gördükçe bu dünyada bir araya gelemeyecekler. “Ben babam değilim.” dese de bu cinayetler oldukça Cesur’a yaklaşması gün geçtikçe zorlaşıyor.

Halbuki biz biliyoruz. Tahsin Korludağ evet kötülükler yapan Hasan Karahasanoğlu’nun ailesinin evini yakan insan. Ama Hasan’ı öldüren Adalet, Fügen’i öldüren ise Rıza. Yani bu cinayetler Adalet ve Rıza kardeşlerin elinden çıkma. Korludağ’dan değil.

Tüm plan Tahsin Korludağ’ın kaleminden mi çıktı?


Fügen’in öldürüldüğü gün Tahsin Korludağ’ın ofisi de araştırılmıştı. Rıza’nın mektupları Rıza’ya gönderilen tehdit mektuplarıyla aynı kağıda yazılmıştı. Kağıdın aynı olduğu bile tespit edilebiliyormuş. O sahne şaşkına çevirdi, şok etti.

Üstelik kullanılan kalemde Tahsin Korludağ’ın kalemi çıkmasın mı? Çıksın. Sühan’ın özel olarak yaptırdığı bu kalem nereden bilirdi ki babasını suçlamak için kullanılacaktı.

Tahsin Korludağ her şeyi planlayıp bir de kendi kağıdını kalemini kullanamazdı. O yapmadıysa onun odasına girebilen biri yapmıştı bunu. Ne tesadüf ki Korhan’ı Tahsin Korludağ’ın çalışma odasına girerken gören Cahide direkt ondan şüphelenmişti. Korhan bir de ısrarla babasını suçlayınca gözler Korhan’a çevrildi. Korhan gerçekten bunu planladıysa çok şaşıracağız. Ancak bu derece hedef gösterildikten sonra ben bu planı uygulayanın o olacağını zannetmiyorum.

Mahkeme Günü!


Tutuklu yargılanılan 45 günün sonunda delil yetersizliğinden serbest bırakılan bir Tahsin Korludağ ile karşı karşıyaydık. Cesur, Tahsin Korludağ’ın annesini ittiğini görmemişti. Mahkemede yalan söylemezdi. O nedenle Tahsin Korludağ serbest bırakılmıştı ama zaten Fügen itilerek düşmemişti ki. Kapatıldığı kafesten düşmüştü. Neyse, sonuç olarak Korludağ dışardaydı!

Ancak dışarıda olması daha tehlikeliydi. Çünkü Tahsin Korludağ’dan hesap sormak için bekleyen Cesur onu kaçıracak ve uçurumun kenarına getirecekti! Kıvanç Tatlıtuğ’un gözlerinden okunan öfkesi, oyunculuğu muhteşemdi bu sahnede. Onu da söylemeden geçemeyeceğim.

Banu ve Bülent aşkına merhaba deyin!

Her bölümde sorun yaşayıp bir sonraki bölümde her şeyi arkada bırakıveriyorlar. Cesur ve Sühan’ın arası bozuldu. Banu ve Bülent aşkı başladı. Bakalım sorun yaşamadan kaç gün durabilecekler?

Sorunları arkada bıraktığınız ve sevginizden, hayallerinizden asla vazgeçmediğiniz günler dileğiyle!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.