Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Cesur ve Güzel 18.Bölüm: Kırdığın Yerden Kırılacaksın

Cesur ve Güzel 18.Bölüm: Kırdığın Yerden Kırılacaksın

Kırdığı yerde kırılır her zaman insan. İncittiği yerden incinir. Acıttığı yerden acır canı. Yaşattıkları gün gelir yaşadıkları olur. Yaşattığı acıların bedelini ödeme zamanı geldiğinde anlar ne kadar çok can yaktığını ve yaktığı canın neye bedel olduğunu.

Kırdığı yerden kırılıyordu herkes. En başta Tahsin Korludağ. Yetimhanede büyüyen bir çocuk. Hasan Karahasanoğlu’yla karşılaşması da düşmanlığı da tesadüf değildi. Zengin olma hırsı değildi bu. Yıllar önce yetimhanede kendisini değil Hasan Karahasanoğlu’nu seçen aileye olan kiniydi her şey.

Aynı yetimhanede büyümüştü Tahsin Korludağ ve Hasan Karahasanoğlu. Tahsin’i evlat edinen aile onun çok yaramaz olduğunu görüp ve “Biz bu çocukla uğraşamayacağız.” deyip pazardan aldıkları meyveyi götürür gibi götürmüşlerdi Tahsin’i. Onu geri verip sessiz sakin resim çizen Hasan’ı almışlardı. Tahsin’in ilk darbesi bu olmuştu. Hasan Karahasanoğlu’nu ilk defa o zaman öldürmek istemişti. İlk defa o zaman intikam hırsıyla bürünmüştü gözleri.Amacına ulaşıp Hasan Karahasanoğlu’nu öldürmemişti belki ama bu suçu hep üzerinde taşımıştı.

Rıza bir suçlu muydu bilinmez. Ancak söylediğine göre kandırmamış, kandırılmıştı. Tahsin Korludağ, Adalet ile birlikte onu da kurtaracağının sözünü vermişti. Ancak Adalet’i kurtarmış, Rıza’yı ise her şeyin bedelini ödetmek için kurban etmişti. Gerçekten de Adalet yıllarca ağabeyinden haksız yere mi nefret etmişti?

Rıza yaşadıklarının bedelini ödetmek için geri dönmüştü. Tahsin Korludağ’dan intikamını başka türlü alamazdı. Fügen’in ölümüyle çileden çıkan Cesur, Tahsin’den intikam almanın peşindeydi.

Beklenmedik Kurşun!

Cesur, Tahsin’i konuşturmak üzereydi. Tahsin korkuyla Cesur’un babasını kimin öldürdüğünü açıklayacaktı. Ancak konuşmasını istemeyen birileri vardı. Beklenmedik bir kurşun az kalsın Tahsin Korludağ’ı öldürüyordu. Tahsin Korludağ aldığı darbe ile uçurumdan düşmek üzereydi. Elbette ki Cesur olmasaydı. Cesur nefret ettiği adamı kurtaran kişi olmuştu.

Ancak Tahsin Korludağ’ı kurtaran kişi olsa da bu durumu Sühan’a açıklaması pek de mümkün olmuyor. Zira Sühan yüzüğü atıyor. Sinirle ve büyük bir öfkeyle.

Tahsin Korludağ kurtuldu kurtulmasına ama nefreti, öfkesi dinmedi. Bunlar neden başıma geldi diye sormak yerine, bunu kim yaptı diye sormaya başladı.

Ameliyattan çıkarken “Seni öldüreceğim Hasan.” diye sayıklayarak uyanan Tahsin Korludağ elbette ki Sühan’ın şüphelerini üzerine çekti. Ancak Sühan’ın planı çok farklıydı. Cesur’a gerçeklerin anlatılması karşılığında Cesur’dan boşanmayı kabul ediyordu. Cesur için Cesur’dan vazgeçiyordu.

Cesur yalnız kaldı!


Cesur’un Tahsin Korludağ’ı tek başına alıp uçurumun kenarına getirmesi ise sadece Sühan’ın tepkisini çekmedi. Banu ve Rıfat’ta Cesur’a tepki gösterdi. Üstelik Rıfat’ın tepkisi önemsenmeyecek de değildi. “Aklın başına gelene kadar seninle konuşmayacağım” sözü Rıfat’ı babası kadar seven Cesur’a eminim büyük bir acı vermiştir.

Açıkçası Cesur’un bu plansız adımı gerçekten bu tepkiyi hak ediyordu. Artık Savcı bile Cesur’u desteklerken Cesur’un Tahsin Korludağ’ı öldürmek istercesine uçurum kenarına getirmesi onu haklıyken haksız durumuna düşürüyordu. Eğer Tahsin Korludağ gerçekten ölseydi Cesur suçlamalardan kurtulamazdı.

Ancak zaten davasında tek başına olan Cesur, herkesten ağır darbeler almasaydı daha iyi olurdu. Önce Sühan şimdi de Rıfat. Sonra Cesur neden fevri davrandı! Kimse anlamaya çalışmıyor ki bu adamcağızı.

Bülent Banu’ya gerçekten aşık mı?

Bülent Banu ilişkisi bana hala samimi gelmese de fesat Cahide’miz sonunda bu ilişkinin gerçekliğini sorgulayarak bana destek verdi. 🙂 Savcı’nın eski dosyaları araştıracağını söylemesiyle başlayan bu ilişki Bülent’in çıkarları uğruna kurulmuş olabilirdi. Turan davasının eninde sonunda kendisini bulacağını bilen Bülent, o gün geldiğinde kendisini savunacak iyi bir avukata ihtiyacı vardı. Elbette Banu bunun için gönüllü olacaktı.

Bülent’in çıkarları olmadığı kimseye yakın davranmadığını düşününce bu ihtimal gerçekten güçlü!

Hülya yeniden belaları üstüne çekiyor


Cahide, Hülya’dan kurtulmaya çalışırken Hülya’da ne yaptı ne etti Cahide’nin karşısına çıktı. Nişantaşı’daki evin anahtarları Cahide’den alan Hülya’yı burada Sühan sürprizi bekliyordu. Hülya, Sühan’ı bir şekilde alt edip kaçsa da sürekli çantasından çıkartıp çıkartıp sürdüğü kolonya başına bela olacak gibi.

Cahide Hülya’yı uzaklaştırmaya çalışsa da Hülya’nın aniden doğum yapması pek de iyi olmadı onun için. Bakalım bu yalan daha fazla ne kadar sürdürülecek!

Adalet’in zor kararı


Fügen’in öldürüldüğü gün Rıza teslim olmuştu. Teslim olmadan önce ise meğer Adalet’i aramış. Adalet ise kendi gözleriyle teslim olduğunu görmek için o gün emniyete gitmiş. Arkasından iş çevrildiği öğrenen Tahsin Korludağ’ın ise Adalet’e tepkisi çok iyi olmadı. Üstelik Adalet’ten de şüphelenmeye başladı.

Rıza’nın telefonda masum olduğunu, kandırıldığını söylemesi ise Adalet’i ağabeyiyle yeniden görüşmeye iten sebep oldu.  Rıza ile görüşen Adalet’in artık iki seçeneği vardı. Ya Tahsin Korludağ’ı ele verecekti ya da cinayeti işlediğini itiraf edecekti.

Adalet her şeye rağmen Tahsin Korludağ’ı kurtarmayı seçti. Ağabeyinin söylediği şeylere rağmen Tahsin Korludağ onun için bir kahramandı. Ondan bir an bile şüphe etmiyordu.

Bu kadar kötülüğü yapan insan Rıza’yı da tuzağa düşürmüş olabilir elbette ki. Zaten suça bulaşmış bir adamın üzerine suç yıkmak çok zor olmasa gerek?

Tahsin Korludağ’ın tam da Korhan, Cesur ve Sühan üçgeninde sıkıştığı noktada Adalet’in teslim olduğunu öğrenmek onu yeniden kurtardı.

Ve Sürpriz!


Salih hain çıktı. Tahsin Korludağ ile arasında sorun olduğu halde ondan korktuğu için sesini çıkartamayan Salih meğerse Tahsin Korludağ’ı vuran kişiymiş. Rıza ile anlaşma yapan Salih, Tahsin’i öldürmedi. Ancak bunu eminiz bir kez daha deneyecek!

 

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.