Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Cesur ve Güzel 28. Bölüm: Geçmişe Dönüş

Cesur ve Güzel 28. Bölüm: Geçmişe Dönüş

Ekranların sevilen dizisi Cesur ve Güzel olaylarla dolu bölümleri ile her Perşembe Star Tv de izleyicileri ile buluşuyor. Başrollerini Tuba Büyüküstün ve Kıvanç Tatlıtuğu’un paylaştığı dizide imkansızlıklara rağmen yaşanmaya çalışan bir aşk hikayesi anlatılıyor. Bu aşk hikayesinde Cesur ve Sühan haricinde herkes bir engel yaratırken, aşık çift ise tüm engellere rağmen mücadele ediyor. Cesur ve Güzel 28. bölümünden sizlere kısa bilgiler verelim.

Katil Olmayı Değil, Baba Olmayı Seçtim!

Cesur ve Güzel önceki bölümde Cesur bir karar vermişti. Verdiği kararda intikam duygusuna yenilerek Sühan’ı terk etmişti. Bu yüzden annesinin katilini azmettiren Rıza’nın peşine düştü. Rıza’nın ise Cesur’un onu aradığından haberi vardı. Çünkü Tahsin onu arayıp söylemişti. Bu yüzden Rıza korunaklı bir yere sığındı. Cesur ise Rıza’ya ulaşmak için tüm yolları deniyordu. Otele giderek Rıza’nın nerede olabileceğini öğrenmeye çalıştı. Otelin müdürü ile arasında geçen sohbetten sonra Cesur, Rıza’nın saklandığı yeri buldu. Bu yere gittiğinde Rıza ile hesaplaştı. Elindeki silah ile Rıza’yı öldürmek isterken gözünün önünden Sühan ve bebeği ile geçirdiği o romantik gecenin görüntüleri geliyordu. Bu anıları anımsayınca Cesur bu cinayeti işleyemeyeceğini anladı. Rıza’yı orada bırakıp evine döndü. Eve tam geldiğinde Sühan eşyalarını toplamış evi terk ediyordu. Cesur, Sühan’a cinayeti işlemediğini, bunu da Sühan ve çocuğu için yaptığını söyledi. Sühan ise ona ”bu kapıdan çıkarsan bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dediğini söyledi. Bunun üzerine Cesur son bir şans istedi. Sühan ise bu şansı bir kez daha Cesur tükettiği için ona bu konuda güvenmedi. Onlar aralarında tartışırken ani bir telefon geldi ve olanlar oldu.

Cahide; Salih’in ölümü ile ilgili gerçekleri tesadüfen öğrendikten sonra bunu Tete’ye söyledi. Bunun üzerine Tete kendini kaybederek soluğu Tahsin’in yanında aldı. Kocasını öldürenin Tahsin olduğundan dolayı intikam duygusu ile kendini kaybeden Tete; Tahsin’i bıçakladı ve oradan kaçtı. Yaralı olan Tahsin’i bulan Hülya hemen onu hastaneye getirdi. Hastanede durumu ciddi olan Tahsin’in kana ihtiyacı vardı. Nadir bulunan bir kan grubu olduğu için kan bulunmakta zorlandı. Bunun üzerine Cesur kendisi de aynı kan grubuna sahip olduğu için Tahsin’e kan verdi. Tahsin ameliyattan çıktı fakat başını kötü çarptığı için olanları hatırlamama ihtimali vardı. Bu aslında Sühan ve Korhan için iyi olabilirdi. Çünkü Tete bu saldırıyı yaptıktan sonra soluğu Sühan’ın yanında almıştı. Ondan özür diliyor ve kendisini polise teslim edeceğini söylüyordu. Sühan ise Tete’yi haklı bulduğu için gelen polislere de bıçaklayanın kim olduğunu söylemedi.

Tahsin Hafızasını Kaybediyor!

Tahsin ayıldıktan sonra hafızasını kaybettiği anlaşıldı. Çünkü Tahsin olanları ve geçmişe dönük şeyleri hatırlamıyordu. Bu duruma kimse inanmamıştı ama yine de Tahsin’i bu durumda bırakmak istemediler. Sühan babasının onu Cesur ile ayırmak istemesini ve yaptıklarını affetmediği için, Korhan babası ile ilgilenmek üzere Korludağ konağına geri geldi. Cahide bu duruma çok sevinirken Korhan bu durumdan oldukça rahatsızdı. Tahsin resmen hiçbir şeyi hatırlamıyordu. Özellikle de Cesur ile ilgili şeyleri. Hatırlayamadığı şeyleri öğrendikçe Tahsin daha da şaşkına dönüyordu. Bu durumdan en çok faydalanan ise Hülya oldu. Tahsin’in hafızasını kaybettiğini öğrenen Hülya, ona aslında sevgili olduklarını ve Adalet Hanım’ın da bu yüzden Tahsin’i terk ettiğini söyledi.

Mihriban ise Tahsin’i ziyaret ettiğinde gerçekten hiçbir şey hatırlamadığını anladı. Tahsin’e güvenmediği için de olanların gerçek mi yoksa yalan mı olduğuna hala inanamıyordu. Diğer yandan oğlu için Banu ile konuşmuştu ve Banu’yu elindeki görüntüleri savcılığa vermemesine ikna etmişti. Bu sayede Mihriban ve oğlu arasındaki buzlar da eridi.

Aranızda Bir Katil Yaşıyor!

Rıza için ise zaman daralıyordu. Çünkü ablası Adalet’i öldürdüğü için şüpheler üzerindeydi. Cesur da bu durumu savcı ile beraber çözmeye çalışıyordu. Adalet’in cep telefonu sinyalini takip ederek ona ulaşmaya çalıştıklarında sinyalin Korludağ otelinden geldiğini tespit ettiler. Bu otele baskın yapınca telefon Rıza’nın odasında bulundu ama Rıza emniyette yine bu durumu kendi yöntemi ile reddetti. Savcu bu durumu arayıp Cesur’a anlatınca Cesur artık çığırından çıkmıştı. Son çare olarak tüm kasabanın duyması için Rıza’yı ifşa etmesi gerekiyordu. Bu yüzden eline bir mikrofon geçirdi ve tüm kasabaya Rıza’nın bir katil olduğunu duyurdu. Rıza o anlarda insanların ona bakıp kaçmasına ve otelin yarısının boşalmasından sonra sinirden kudurdu. Rıza’nın yavaş yavaş Turan ile arası da bozuluyordu. Bunun üzerine Rıza onu büyük tehdit etti.

Cesur ise Sühan ve bebeğini bırakmak istemiyordu. Babasına destek olmak için eve geri dönen Sühan iyiden iyiye Cesur’dan uzaklaşacaktı. Bunun üzerine Cesur ondan ayrı kalmamak için Korludağ konağına taşınmaya karar verdi. Artık Sühan nereye giderse gitsin Cesur da onunla gidecekti.

Rıza Tuzağa Düşürülüyor!

Cesur’un tüm kasabaya ilan ettiği Rıza hakkındaki gerçeklerden sonra Rıza soluğu savcının yanında aldı. Rıza burada savcı ile konuştu. Savcı Adalet Hanım’ın ortadan kaybolmasından sorumlu olarak Cesur’u bulduğunu söyledi. Savcının dedikleri o kadar inandırıcıydı ki, Rıza onun dediklerine inandı. Savcı ise Cesur’u suçlayabilmek için Rıza’dan önemli kanıtlar istedi. Rıza da hem suçtan kurtulmak hem de Cesur’u bitirmek adına elindeki kanıtları savcıya vereceğini söyledi. Ardından hemen Sühan’ı arayarak Cesur hakkında gerçekleri anlatacağını söyledi. Sühan ise Cesur’u aklayabilmek ve Rıza’dan kurtulabilmek adına onunla Nişantaşı’nda görüşmeyi kabul etti. Bunu Cesur’dan sakladı çünkü eğer söyleseydi Cesur tüm olaya dahil olmak isteyecekti. Bunu saklamak herkes için en iyisiydi. Sühan savcı ile iş birliği yaparak bu sorunu halletmeye çalıştı.

Sühan Nişantaşı’ndaki eve geldiğinde polisler oraya bir kamera döşedi ve savcı da Sühan ve Rıza konuşurken her şeyi duyacaktı. Her şey ayarlandığında Rıza eve çıkageldi. ”Adelet’i Cesur öldürdü” diye söyledi. Sühan bunları duyduğunda çok öfkelendi. Rıza Sühan’ın bir boşluğuna getirip onun suyuna ilaç atmıştı. Sühan bu suyu içince kendinden geçti ve bayıldı. Cesur onu defalarca arasa da ulaşamadı. Biz aslında Sühan’ın bayıldığını sanırken meğerse savcı bir mesaj göndererek Sühan’ı son anda uyarmış. Bunun üzerine Sühan kendi bardağındaki su ile Rıza’nın suyunu değiştirerek onu kendi tuzağına düşürdü. Bu sayede Sühan ve savcı emeline ulaştı.

Esrarengiz Not!

Rıza ise Cesur’u suçlu göstermek için bir plan yapmıştı. Bu yüzden bir not hazırlayarak Cesur’a gönderdi. Bu notta birtakım koordinatlar ve sevdiğin kadın burada yazan bir yazı vardı. Bunun üzerine o koordinatları takip ederek yeri bulan Cesur mezarı kazmaya başladı. Rıza bunu öğrenince de Turan’ı oraya göndererek Cesur’u polise ihbar etmesini sağladı.

Polisler gelip de Cesur’un kazdığı yeri gördüğünde Cesur, savcıya haber verin Adalet’i buldum dedi. Savcı ise Rıza’yı ayıldığında emniyete götürerek tüm suçlarının ispatlanması ile tutuklandı. O sırada Rıza hala Cesur’u suçluyordu. Meğer her şey en başından bir oyunmuş. Cesur savcı ile anlaşarak Rıza’yı ava giderken avlamak üzerine bir oyun oynadı ve başarılı oldu.

Cesur söz verdiği gibi Rıza’yı hapse attırdı ve Sühan’ı geri kazandı. Sühan ve Cesur ‘bundan sonra çok mutlu olacaklarına’ dair birbirlerine söz verdiler.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.