Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Diriliş Ertuğrul 87. Bölüm: Bir gönül fethetmeyi bin kaleye tercih edeceğiz!

Diriliş Ertuğrul 87. Bölüm: Bir gönül fethetmeyi bin kaleye tercih edeceğiz!

Televizyonun reyting rekortmeni olan Diriliş Ertuğrul bu hafta yayınlanan 87. bölümüyle izleyicileri ekrana kilitledi. 87. bölüme dair tüm çarpıcı detaylar ve ayrıntılar bu yazımızda.

Sultanın gözü

Aliyar, Artuk Bey ve Ertuğrul, durumu zor olan gayrimüslimlerin halini konuşurlarken Dumrul gelip kaleye Nikea’dan bir birlik geldiğinin haberini verdi. Böyle önemli bir bilgiden haberleri olmadığı için saraydaki ajanın başına bir şeyler geldiğini, ifşa olduğunu anladılar. Tam tahmin ettikleri gibi sultanın saraydaki gözü ifşa olmuştu ve saraydan kaçmayı başarmıştı ancak başka bir adamla buluştuğu sırada askerler tarafından yaralandı ve buluştuğu adam onu alıp bir mağaraya sakladı. Sultanın gözü yanındaki adama boynundaki kolyeyi verip Ertuğrul’a gitmesini söyledi ve “Sultanın gözü kör olmadan yetiş de söyleyeceklerim var devletin bekası için önemli” dedi.

Bu adam Ertuğrul’a ulaştı, sultanın gözünün ifşa olduğunu saraydan kaçmak zorunda kaldığını söyledi. Ertuğrul da günün doğmasıyla birlikte sultanın gözünü aramaya gitti. Ancak Nikea’dan gelen komutan çoktan gidip Vasilius’dan yardım istemişti ve yola çıkmışlardı. Vasilius sultanın gözünü düşürdüğü heybeden çıkan kıyafetleri köpeklere koklatarak buldu. İmparatordan aldığı bilgileri kime götürdüğünü öğrenmek için sorguya çekti ve işkence yaptı ancak sultanın gözü hiçbir şey söylemedi. Fakat sultanın gözü hiçbir şey söylemese de onu aramaya gelecekleri için kim olduğunu öğrenecekti. Vasilius sultanın gözünü öldürdü. Ertuğrul da mağaraya gelince Vasilius, imparatordan alınan bilgilerin kime gittiğini öğrenmiş oldu ve askerleri çeşitli yerlere sakladı. Ertuğrul sultanın gözünü ölü bulunca Vasilius’un geldiğini ve ona tuzak kurduğunu anladı. Askerleri hazırlıksız yakalandı ve Vasilius’un hain oklarıyla birkaç asker şehit oldu, Aliyar ise yaralandı. Ancak Ertuğrul Vasilius’a boyun eğmeyecekti.

Vasilius’un Planları

Vasilius pes etmiş değildi. Hala intikam almak için plan yapıyordu. Nikea’dan gelen askerlerin komutanı Vasilius’un yakın dostuydu. Ona planlarını anlattı ve Ertuğrul’dan sonra sıranın imparatora geleceğini söyledi. Vasilius Ural’ın Türklerin sırtında bir çatlak açtığını düşünüyordu ve o çatlağı kendisi genişletecekti. Türklerin onun pes etti sandığını biliyordu, hiç düşünmedikleri bir anda karşılarına çıkacaktı. Aynı zamanda Çolpan da hamileydi. Aliyar ve Aslıhan, Çolpan’ın hamile olduğunu öğrenince ona merhamet gösterip obalarına alacaktı. Aliyar ve Aslıhan’ın merhameti onların sonunu getirecekti.

Diriliş Ertuğru 87. Bölüm: Bir gönül fethetmeyi bin kaleye tercih edeceğiz!

Dündar hala yaptığı hatanın vicdan azabını çekiyordu ve kendini bir türlü affedemiyordu. Banu Çiçek hatun da Dündar’ı affedemiyordu. Halime hatun bu durumu fark etti ve Banu Çiçek hatunla konuşmaya gitti. Banu Çiçek Hatun’a “Biz bu obada bütün vücudun parçaları gibiyiz, nasıl bir yara bütün vücudu rahatsız eder birimizin derdi hepimizi üzer, Doğan senin eşinse bizim de kardeşimizdir” dedi ve onun daha güçlü olması gerektiğini, Dündar’ın yaptığı hatadan binbir pişman olduğunu ona yakışanın Dündar’ı affetmek olduğunu söyledi. Dündar da yaptığı hatanın sonucunda canıyla başıyla çalıştı. Ertuğrul da bunu fark etti ve Dündar’a beyliğini de alpliğini de geri verdi. Dündar bu gayretinin abisi tarafından takdir görmesine çok sevindi.

Obaya gelen tüccar

Halep’ten Ebu Mansur isimli bir tüccar ticaret yapmak için geldi. Hayme Ana’ya kilimlerin namını duyduğunu yüklü miktarda kilim yaptırmak istediğini söyledi. Elbette önce Ertuğrul dahil herkes bu ticaretten memnun oldu. Üstelik tüccar altınların yarısını teminat olarak önceden verdi. Halime hatun tüccarı önceden tanır gibi olduğunu, içine bir şüphe düştüğünü tüccara benzemediğini, tüccardan çok saraylı gibi olduğunu söyledi. Bu gizemli tüccar, bir tüccarın ilgilenmesi gereken şeylerin fazlasıyla ilgileniyordu. Tüccar talim yapan alpleri izledi, daha sonra hana gidip esnafla konuştu, onlara sorular sordu. Bu durum herkesin dikkatini çekti. Ertuğrul ve Aliyar da bu durumdan şüphelenmişlerdi. Bu tüccarın gizemi er ya da geç çözülecekti.

Aslıhan Hatun evlenecek mi?

Aslıhan Emir Sadettin ile evlenmek istemiyordu. Aliyar da onun bu durgunluğunu fark etti, neden böyle olduğunu sordu. Aslıhan, “Akarsuda damla olmak isterdim lakin kader beni testiye hapsetti. Ben bozkırlarda kuş olmak isterdim lakin kader beni saraya hapsetmek ister” dedi. Aliyar Aslıhan’a bu nikahı yapmak isteyip istemediğini sordu, eğer onun gönlü yoksa bu nikahın olmayacağını söyledi. Aslıhan da obası için kendini feda edeceğini hem artık Emir Sadettin’in vazgeçmeyeceğini söyledi. Ne olursa olsun Aliyar’ın, Aslıhan’ı obanın ve devletin siyasetine alet etmeye niyeti yoktu.

Halime doğum yapıyor

Aliyar ve Aslıhan akşam yemeğine Ertuğrul’un çadırına gittiler. Hayme Ana yemekte Aslıhan Hatun’un halini anladı ve düğün tarihini sordu. Aliyar Bey tam durumu anlatacakken Halime Hatun birden sancılandı. Artuk Bey Halime Hatun’un iyi olmadığını, doğumun başladığını ama ters giden bir şeylerin olduğunu, bebeğin ters gelebileceğini söyledi ve bebek gerçekten ters geliyordu. Halime Hatun’un doğumu çok zor geçiyordu ve daha fazla dayanamayıp doğum sırasında bayıldı.

Ertuğrul’un merhameti

Ertuğrul koca yüreğiyle herkese yardım ediyordu. Vasilius’un sonu gelmez hırsı kendi halkını bile zor durumda bırakıyordu. Gayrimüslimlerin durumu kötüydü. Eskisi gibi işleri yoktu. Kim olursa olsun, dini ne olursa olsun Ertuğrul herkese el uzatmaya hazırdı ve sadece topraklarını fethederek başarılı olamayız diyerek onlara yardım etti. Hem vergileri kaldırdı hem de iş yapmak isteyenlere faizsiz altın verecekti. Ertuğrul bu hamleleriyle gayrimüslim halkın gönlünü de kazandı.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.