Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Diriliş Ertuğrul 80.Bölüm: Yemin Ettik

Diriliş Ertuğrul 80.Bölüm: Yemin Ettik

Diriliş Ertuğrul yine muhteşem bir bölümle ekrana geldi. Yeni bölümde Bamsı’nın yaşayıp yaşamadığını merak ederken Vasilius ve Ertuğrul arasındaki savaşın nasıl sonuçlanacağını da öğrenmiş olduk.

Üstelik Aliyar’ın iyileşmesiyle Çavdar obası da beyine kavuşmuştu. Ertuğrul ve Aliyar yan yana omuz omuza savaşmak için bir aradaydı artık!

Hadi yeni bölümde neler olmuş tek tek konuşalım!

Vasilius Ertuğrul karşılaşması


Hanlı Pazar’ı ele geçirmeye çalışan Vasilius emellerine ulaşmak için risk almamıştı. Onu Hanlı Pazar’da bekleyen Ertuğrul, Vasilius’tan kurtulmaya ve öldürmeye hazırdı ancak Vasilius’un kahpe bir oyunu vardı. Bamsı ellerindeydi.

Vasilius, Teo’ya Bamsı’yı bilerek öldürtmemişti. Bamsı ona sağ lazımdı. Ertuğrul ve Emir Saadettin’in aptal olmadığını ve kendisine tuzak kurulabileceğinin farkındaydı. Ancak Ertuğrul yemin etmişti.

“O kelleni Karacahisar kalesinin surlarında sallandıracağım.” sözünü muhakkak gerçekleştirecekti!

Bamsı’nın zaafiyeti


Bamsı zaaflık göstermişti. Ertuğrul’un Vasilius üzerindeki emelleri Bamsı’nın kendisini yakalatmasıyla ertelenmişti. Bamsı’nın hayatına karşılık Tekfur’un hayatı korunacaktı. Ertuğrul ise Bamsı’ya çok kızgındı. Çünkü onun yüzünden Vasilius’u bırakmak zorunda kalmıştı. Bulundukları dönem savaş dönemiydi. Şimdi yapılacak her zaafın bedeli çok ağırdı. Nitekim gerçekten de Ertuğrul’un söylediği gerçekleşti. Canı bağışlanan Vasilius tam 3 Türkmen beyinin canını alacaktı.

Tuğrul Alp, Bamsı’yı kurtarmak için harekete geçti. Yanında ise Vasilius vardı. Vasilius onlara yol gösteriyordu. Ancak amacı onları tuzağa çekmekti. Ertuğrul’un alpları Vasilius’un bu basit planına gelecek değillerdi. Arkalarında onları gizlice takip eden alplar vardı. Tuğrul Alp tedbirli gelmişti Teo’nun karşısına. Böylece Vasilius verilip Bamsı kurtulmuştu.

Bamsı’nın bu vaziyeti ise Dumrul ve Haçaturyan’ı yakacaktı. Bamsı’nın vaziyetinden haber vermemeleri Ertuğrul’u kızdırmıştı. Samsa onlara haber ileterek Ertuğrul’un çok kızgın olduğunu bildirdiğinde ne yapacaklarını şaşıracaklardı.

Ertuğrul-Bamsı Görüşmesi

Bamsı iyileşir iyileşmez Ertuğrul onunla güzel bir konuşma yaptı.

“Bizim ayağımız tökezlerse düşman dağları üstümüze yıkar. Biz pusatımızı bırakırsak düşman göğsümüzü deler. Sen nasıl bu hale gelirsin?” sözleri Bamsı’yı can evinden vurdu.

Bamsı sevda yüzünden mahvolmuş durumdaydı. Ancak haddini aşmıştı. Pişman olmasının, “Keşke” demesinin bir anlamı yoktu. Ertuğrul’un da dediği gibi “Onlar gaflete düşerse davaları da mahvolur.”du.

Ertuğrul Bamsı’yı uyardı. Aklını başına almasını söyledi. Bamsı, davasının, gayelerinin farkında olmalıydı. Aşk acısıyla ettikleri koca bir davaya bedel oluyordu.

Ural artık yalnız!

Hanlı Pazar’da yaşananlar Ural’ın da kulağına gitmişti.Ural tamamen yalnızdı artık. Emir Saaddetin bile terk etmişti onu. Ertuğrul ve Emir’in bir araya gelmesi Ural’ı adeta çıldırtmıştı. Bu ittifakı ne olursa olsun bozmak istiyordu. Emir’le görüştü ancak nafileydi. Emir’den artık destek bulamıyordu. Emir’in Ural’a olan güveni tamamen tükenmişti. Kardeşlerinin bile itimat etmediği Ural’a güvenmiyordu.

Ural artık yaralı biriydi. Ve kaçacak hiçbir yeri kalmamıştı.

Üstelik kardeşleri de artık Ural’ın karşısındaydı. Aslıhan’la fikrini paylaşan Aliyar, Ural’ın bilenmemesi ve yeni planlar yapmaması için onun katledilmesini uygun görüyordu. Devlet için Ural’ı yok etmek zorundaydı. Ural daha fazla cana kıymaması için Ural’ın katli vacipti. Bu işi ise Kutluca yapacaktı.

Burada küçük bir virgül atıp Diriliş Ertuğrul’un kadına gösterdiği saygıdan bahsetmek istiyorum. Aliyar ve Aslıhan arasındaki iletişim kesinlikle örnek konuşmalardı. Üstelik Aliyar, Aslıhan’ı kendisine vekil yapmıştı. “Hatundan vekil olur mu?” sözüne aldırmamıştı. Çünkü tarihimiz erkeklerle birlikte kadınlarında yönetimde olduğu şanlı bir tarihti.

Kadına söz söyletmeyen, “Aman o ne anlar” diyenlere inat Diriliş Ertuğrul’un gösterdiği bu örnek davranışa değinmeden edemeyeceğim!

Ural Kaçıyor!

Ural’a geri dönelim!  Emir’in de onu yalnız bırakmasıyla Ural’ın kaçmaktan başka çaresi kalmadı. Kutluca ve alpları onu aramaya gelirken Ural tüm eşyalarını toplayarak kaçmaya çalışıyordu. Üstelik Kutluca’nın alpları içerisinde Ural’ı destekleyen bir alp de olması Kutluca’yı yanlış yönlendirmişti. Ural’ın kaçması da böylece kolay olmuştu.

Ural’ın artık güvenebileceği tek kişi Vasilius’du. Bey olmak için Bizans’ın kölesi olacaktı. Kendi obasının alplarından kaçarak Çolpan’ın babasını öldüren hainlere sığınıyordu. Ural beyliği karşılığında ise Ertuğrul ve Aliyar’ın kellesini teklif ediyordu Vasilius’a. Ancak bu teklif Vasilius’u sadece güldürecekti.

Aslıhan Emir Evliliği

Aslıhan Emir’le evlenmek istemiyor bunu hepimiz biliyoruz. Emir evlenmeyi hayal ederken Aslıhan için adeta bu evlilik hapisten farksız. Ancak verdiği sözden dönemiyor belli ki. Emir hemen evlenmek isterken Sultan’ın Emir’i ivedilikle yanına çağırması Aslıhan için adeta bir umut ışığı oldu.  Emir Konya’ya giderken evlilik bir süre daha ertelendi.

Diğer yandan Aslıhan yaşananlardan sonra tamamen taraf değiştirdi. Hayme anaya, Halime’ye yardım etmeye, abisi Aliyar’ın yanında olmaya başladı. Ertuğrul’u destekleyenler her geçen gün artıyordu.

Halime ve Hayme Ana ise kin beslemeden Aslıhan’ı bir dost bir yandaş olarak yanlarına aldılar. Onların bu yüce gönüllü davranışlarıyla Çavdar obasıyla Kayı obası iyiden iyiye kardeş oldu.

Türkmen Toyu

Ertuğrul, Türkmen Toyu için hazırlıkları tamamlıyordu. Ancak Vasilius’un bambaşka bir planı vardı. Türkmenlerin Ertuğrul’un yanında saf tutarak birleşmesini istemeyen Vasilius, gelen Türkmen beylerini hana sokmayacaktı. Nitekim Teo ve askerleri Türkmen beylerine hain bir baskın düzenledi ve onları acımasızca öldürdü.  Türkmen toyları handa buluşmuştu ancak Salur, Çepni, Kızık beyleri yoktu.

Ertuğrul Türkmen toylarının kendilerine olan güvenini yerine getirdi. Eğer inanırlarsa yapmayacakları hiçbir şey olmadığını onlara söyledi. “Bölündükçe yok oluruz, bölüştükçe tok oluruz.” sözüyle altınlarını Türkmen beyleriyle paylaştı.

“Zafer adını koyanındır.” diyerek harekete geçmek için asıl zamanın şimdi olduğunu gösterdi. Onlar ulaşmasa bile nesilleri ulaşacaktı zafere. Bizans’ı dost belleyemezler, kendilerine güvenmek zorundalardı.

Ancak toya gelen haberle herkes sarsıldı. Bekledikleri üç bey ve alpları saldırıya uğramıştı. Bu saldırı Türkmen beyleri arasında huzursuzluk yarattı. Birlikleri başlamadan sonlanacaktı.

“Soysuzluktan korkup döşeğe gireceğime şerefimle mezara girerim.” diyen Ertuğrul korkmadığını belli etti. Vazgeçmedi.

Türkmen beyleri ölmekten korkuyordu ama Ertuğrul ne olursa olsun dişe diş kana kan intikam almak için ne gerekiyorsa yapacaktı!

Helena Tarafını Seçti!

Ertuğrul, Samsa ile Helena’ya haber yolladı. Vasilius’un yaptıklarını öğrenen Helena ne karar verecekti? Ertuğrul, Helena’dan tarafını seçmesini istedi. Ya babasının katiline karşı mücadele edenlerle bir olacaktı ya da babasının katilinin yanında olacaktı.

Helena Vasilius’u destekliyor gibi davrandı. Onun planlarını öğrenmek için. Helena Vasilius’un attığı her adımı takip ediyordu. Eğer babasını öldüren Vasilius ise onu kendi elleriyle öldürecekti. Üstelik Türkmen Beylerini öldürtenin Vasilius olduğunu da anlamıştı. Bunu Samsa’ya söylerek Vasilius’un yaptığı haince saldırıyı kesinleştirmişti.

Ertuğrul’un intikam planı

Ertuğrul, Sultan’ın emri nedeniyle Türkmen beylerinin intikamını almak için Vasilius’a savaş açamadı. İçlerine sızacak ve intikamını gizli gizli alacaktı. Alplarıyla konuşan Ertuğrul gece yarısı baskın düzenlemeyi planladı. Tuğrul, Samsa, Haçaturyan ve Dumrul komutanların canını almak için harekete geçecekti. Komutanları Vasilius’un gözünün önünde asacak olan alplar bu oyunun intikamını alacaktı.

Nitekim intikam da başarılı bir şekilde alındı. Vasilius 3 komutanının öldürüldüğünü ve avluya asıldığını öğrenince neye uğradığını şaşırdı.

Ural’ın “Ertuğrul ve Aliyar’ın kellesini vereceğim” demesine gülüyordu ancak belli ki komutanlarının ölümünden sonra Ural’la iş birliği yapmaktan başka çaresi kalmayacak.

Asker talimleri

Bu bölümde Vasilius ve Ertuğrul’un asker talimleri dikkatimi çekti. Talimi yaptıranın karakteri adeta talimin nasıl yapılacağını etkiliyordu.

Vasilius askerleriyle savaşırken  “Daha güçlü, daha acımasız” diye bağırıyordu. Acımasız, merhametsiz askerler yetiştirmenin peşindeydi. Ancak bir de gelin Ertuğrul’un talim yaparken söylediklerine kulan verin!

“Cenk er işidir. Kılıçla değil yürekle yapılır. Hırsla değil akılla kazanılır. Düşman telaşla değil sukunetle alt edilir. Evvela karşınızdaki düşmanın kim olduğunu bileceksiniz. Zaafı nedir, kuvveti nedir tartacaksınız. Tabiatını öğreneceksiniz. Ve karar verdiğinizde asla ama asla korkmayacaksınız.”

Ertuğrul’un talimiyle kahraman askerler yetişir ancak Vasilius asker değil acımasız katiller yetiştirir sadece. Çünkü savaş sadece kılınçla değil akılla, yürekle de yapılır. Ertuğrul Çavdar obasının askerlerine yenmeyi değil savaşmayı öğretiyordu. O yüzden başarı çok yakındı.

Dündar’ın Aşkı

Dündar’ı bir kıza sevdalanmışken görmek bizi sevindirdi. Ancak kim derdi bu imkansız bir aşk olacak. Günyeli Çavdar obasının kadınlarındandı. Dündar onu görür görmez sevdalandı. Halime söyleyip kızı araştırmasını istedi. Halime ise Aslıhan’a danıştı.

Ancak Günyeli her daim Ural’dan yana olan Acar Beyin kızıydı. Dündar, Halime’den bunu öğrendiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Bamsı Helena aşkı gibi Dündar Günyeli aşkı da imkansız aşklar listesinde yani!

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.