Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Diriliş Ertuğrul 84. Bölüm: Şehidimizin kanı kurumadan intikam bize vaciptir

Diriliş Ertuğrul 84. Bölüm: Şehidimizin kanı kurumadan intikam bize vaciptir

Diriliş Ertuğrul’un son bölümünde yaşananlar izleyenlerin soluğunu kesti. Doğan defnedildi, Dündar Vasilius tarafından esir edildi. Ertuğrul ise kardeşini kurtarmak için kusursuz bir plan yapıp Vasilius’un kalesine girdi. Şimdi bu gelişmeleri yakından inceleyelim.

Dumrul, Ertuğrul’a haberi getirdi, Haçaturyan’ı yerinde bulmayı umut ederek kaleye geri döndü. Ancak gördüklerinden bir şeylerin ters gittiğini anladı. O sırada Dumrul her yerde Bizanslılar tarafından aranıyordu. Dumrul saklanmaya çalışırken bir ihtiyar onu fark etti ve Dumrul ihtiyardan yardım istedi. İhtiyar da onu bir sepetin içine saklayıp Bizanslıları ters yöne doğru gönderdi. O ihtiyar, daha önce vergisini ödeyemediği için Vailius’tan kırbaç yerken Haçaturyan’ın yardımı sayesinde kurtulmuştu. Dumrul, ihtiyara eski Tekfur’u Vasilius’un öldürdüğünü söyledi ve olanları anlattı. İhtiyar da Dumrul’a yardım etmeyi kabul etti. İhtiyar, Dumrul’u sakladı ve Helena’ya gitti, neler olduğunu anlattı. Helena “Ertuğrul bey beni kurtarsın yoksa canıma kıyacağım” dedi. İhtiyar, Dumrul’u sakladığı o elma sepetiyle kaleden çıkardı ve Dumrul’un kaçmasına olanak sağladı. Dumrul bu ihtiyar sayesinde kalede olup bitenleri Ertuğrul’a söyleyebildi.

Helena Haçaturyan’ın öldüğünü Çolpan Hatun’dan öğrendi ve çok üzüldü. Bir an önce intikamını alıp, babasının katilini öldürmek istiyordu.

Hayme Ana’nın Son Yongası

Vasilius Haçaturyan’ı öldürdü ve kimin bilgi sızdırdığını öğrenmek için Dündar’a çeşitli işkenceler yaptı ancak Dündar hiçbir şey söylemedi. Ural zindana giderek Dündar’ı sorguladı ve “Senin ağabeyin yüzünden ben kardeşlerimi, babamı, evladımı yitirdim şimdi de senin ağabeyin kendi öz kardeşini kaybedecek” diyerek intikamını dile getirdi.

Dündar’a ne olduğunu bilmeyen Hayme Ana Dündar’ın durumunu Ertuğrul’dan öğrendi. Günyeli’nin ihanetine uğradıklarını öğrendiğinde ise “Zalimin elinden, soysuzun dilinden, Allah’tan korkmayanın şerrinden büküldü belim, ben ona güvendim oysa o evladımı ölüme yolladı, oy koca cihan daha kaç soysuzu saklarsın bağrında?” diyerek ağıt yaktı. Ertuğrul’dan ise Doğan’ın toprağı kurumadan Dündar’ı getirmesini istedi. Ertuğrul da Hayme Ana’dan metanetli olmasını istedi.

Günyeli Hatun bu ihanetinden sonra başına geleceklerden endişeliydi. Ertuğrul Dündar’ın, Günyeli Hatun’a olan zaafından ötürü Konya vazifesini ağzından kaçırdığını düşündü ve Acar Bey ile Günyeli Hatun’u sorgulattı. Hain Acar Bey bütün işkencelere rağmen konuşmadı, ancak Günyeli Hatun Aslıhan Hatun’un eziyetlerine dayanamayıp itiraf etti. Aslıhan Hatun abisine itirafın haberini verdikten sonra, Aliyar Bey intikamlarını aldıktan sonra hesabını soracağını söyledi ve “Bunlara aş, ekmek, merhamet yoktur”dedi.

Ural’ın yandaşları ise Ural’dan gelecek emiri beklemek istemiyorlardı, Aliyar’ı beylikten kendileri indirmek istiyordu ancak yeterince güçleri olmadığı için başka beylerden yardım umuyorlardı.

Vasilius’un Yolculuğu

Vasilius’a İmparator’dan bir mektup geldi. Vasilius bu mektubu alınca çok mutlu oldu çünkü mektupta İmparator Vasilius ve Helena’yı Nikea’ya davet ediyordu ve Vasilius ile savaş konuşmak istediğini, savaşta da bütün yetkiyi Vasilius’a vereceğini yazıyordu. Vasilius İmparator’un gönderdiği birliğin kaleye gelmesini beklemeden yola çıktı. Yolda birliğin başındaki komutanı, Angelos’u göreceğini umuyordu.

Doğan’ın Ölümünden Sonra

Banu Çiçek Hatun, evladı babasız büyüyeceği için çok üzgündü ve Doğan’a bunu yapanların bir an önce cezalarını bulmasını istiyordu. Dündar’ın hatası yüzünden Doğan’ın ölümü Ertuğrul ve Banu Çiçek Hatun başta olmak üzere herkesi mateme bürüdü. Ertuğrul “Şehidimizin kanı kurumadan intikam bize vaciptir.” diyerek alacağı intikamın sinyalini verdi. En yakın alpini toprağa vermek Ertuğrul’a derinden bir acı yaşattı ve acısını ancak alacağı büyük intikam dindirebilirdi.

Ural diğer beylerle konuştu, onlara Ertuğrul’a ve Aliyar’a misafir olmak için hana gitmelerini söyledi, onlar Ertuğrul ile Aliyar’ı oyalarken Ural obayı ele geçirmeyi planlıyordu. Ertuğrul ve Aliyar’ı öldürecekti. ”Onları kendi kanlarında tek tek boğacağım” diyerek bu isteğini dile getirdi. Beyliğin onun hakkı olduğunu düşünüyordu.

Ertuğrul’un Planı

Dündar’ı sağ salim kurtarmanın tek yolu kaleye girmekti, ancak Ertuğrul’un kaleye girmesi mümkün değildi, Ertuğtul’un planı kaleye Nikea’daki askerlerin girmesi oldu. Bunu Nikea’daki askerlerin kılığına girerek yapacaktı. Nikea’dan gelen birliğin önüne geçip, birliği yok edip, kaleye onların kılığında girecekti. Bu sırada kaleye gelen Dumrul, Vasilius’un kalede olmadığını, Helena ile birlikte düğün için Nikea yolunda olduğunu bildirdi. Bu haberden sonra Bamsı Helena için endişelendi. Ertuğrul’un Helena için de planı vardı. Vasilius Nikea yolunda askerlerin cesedini görünce Ertuğrul’un baskınını anlayıp kaleye geri dönecekti, ancak Helena’nın güvenliği için onu kaleye götürmeyecekti, o sırada Bamsı da Helena’yı kurtaracaktı. Vasilius’un gitmesiyle Ural harekete geçmeye hazırdı, ancak Aliyar Ertuğrul’un yanındaydı.Ural hedefine ulaşamayacaktı.

Ertuğrul, birliğin önünü kesip, bir şehit bile vermeden bütün birliği yok etti. Ertuğrul’un planladığı gibi Vasilius ölen birliği gördü, hala yaşayan bir askerden Ertuğrul’un kaleye gideceğini öğrendi ve öfkeden deliye döndü ve  Helena’yı yanındaki bir askerle orada bıraktı.

Bölümün finalinde Ertuğrul, Aliyar ve alpleri kaleye girmeyi başardı. Kaledeki en yetkili kişinin “Komutan Angelus nerede?” sorusu üzerine Ertuğrul, üzerindeki örtüyü atar ve komutanın “Sen de kimsin?” sorusuna “Süleyman Şah oğlu Ertuğrul” cevabını verir ve komutanı öldürür.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.