Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Diriliş Ertuğrul 85.bölüm: Bir kez daha bu kaleye geldiğimde kayı bayrağını dikeceğim!

Diriliş Ertuğrul 85.bölüm: Bir kez daha bu kaleye geldiğimde kayı bayrağını dikeceğim!

Dündar’ın Kurtuluşu

Ertuğrul kaleye girdikten sonra alpleri kaledeki askerlerle savaşırken Tuğrul ve Abdurraman ile birlikte zindana doğru yola koyuldu. Ancak zindana öyle girmek kolay değildi. Karşısına askerler çıktı ancak Ertuğrul onların da hakkından geldi. Bu sırada bir asker Ural’a haberi verdi dışarı çıkmamasını söyledi. Çolpan Hatun’u odaya kilitledi ve Çolpan Hatun’un ısrarına rağmen “Ertuğrul’u da Aliyar’ı da öldüreceğim” diyerek odasından çıktı. Askerler bir baskından dolayı zindana gelip Dündar’a kılıç vurdular ancak Dündar fevri bir hareketle kılıçtan kurtuldu ve askeri öldürdü. Ertuğrul Dündar’a yaklaşırken önüne bir engel daha çıktı. Bir grup asker önlerini kesmek istedi ancak üstesinden geldiler. Ve Dündar’ı zindandan çıkardılar. Kaleden çıkış yolunda da askerler arkalarından baskın yaptılar. Ve kaleden de çıkmayı başardı. Ural Ertuğrul’u yakalayamayınca sinirden deliye döndü.

Helena Bamsı’nın oralarda olduğunu tahmin ederek tek başına yürüyüşe çıkmak istedi ancak askerler ona izin vermedi, Helena’nın haberi olmadan arkasından gittiler. Helena askerlerden kaçmasına rağmen yakalandı. Askerler Helena’nın çevresini sarmışken Bamsı çıkageldi ve bütün askerleri öldürdü. Helena Bamsı’ya kocaman sarıldı ve “Beni kurtaracağını biliyordum” dedi. Bu sırada onları bir asker izliyordu.

Vasilius kaleye döndüğünde gördükleri karşısında dehşete düştü. Komutandan bir açıklama istedi. Komutan olanları anlattı ve “Onları Nikea’dan gelen birlik zannettik, askeri törenle karşıladık” dedi. Bunun üzerine Vasilius “Düşmanlarına kucak açan bir kale, kendi askerini tanımayan bir kale, acemi korkaklar gibi kılıçtan geçirilmiş askerlerle dolu bir kale, bu nasıl bir kale, bu nasıl bir imparatorluk?” diyerek öfkesini askerlerine kustu.

Helena ile Bamsı’yı izleyen asker olanları, gördüklerini gidip Vasilius’a anlattı. Helena’nın onlardan kaçtığını kendi rızasıyla Türklere sığındığını söyledi. Vasilius’un o askeri öldürmesi beklenirken, Vasilius kılıcını düşürdü ve askeri “Helena en başından beri hain sendin” diyerek boğarak öldürdü.

Bamsı, Helena’yı Hayme anaya getirdi, Helena Hayme anaya beni o zalimin elinden kurtardınız diyerek teşekkür etti. Hayme ana da “seni bu obada sağ salim gördüğüme memnun oldum eğer istersen obamız yuvandır” dedi.

Ertuğrul ve alpleri kayı obasında büyük bir coşkuyla oba halkının ”Ertuğrul Bey çok yaşa” haykırışlarıyla karşılandı. Hayme ana Dündar’ı sağ salim gördüğüne çok sevindi, Ertuğrul’a “Bana kardeşini sağ salim getirdin ya ömrüme ömür kattın, babanın otağına umut kattın, Rabbim’e şükürler olsun senin gibi bir evlat verdiği için” diyerek teşekkür etti.

Banu Çiçek Hatun Dündar’a kızgındı. Dündar Banu Çiçek Hatun’dan af diledi. Ancak Banu Çiçek “Ben seni affetsem Rabbim Doğan’ımı evladına kavuşturur mu? Yiğidim döner gelir de çadırında erliğini eder mi? Sen söyle bana şimdi ben sana ne diyeyim” karşılığını verdi.

Dündar hatasını kabul etmiş başına gelenleri hak etiğini düşünüyordu. Doğan alpin ölümünden dolayı kendini sorumlu tutuyordu hatasının telafisi olmadığını düşünüyordu. Bu sırada Bamsı Helena’yı Ertuğrul’a getirdi, Ertuğrul Helena’ya nereye isterse oraya götüreceğini söyledi. Helena da kendini yurdunda hissettiğini söyleyip obada kalmak istediğini belirtti. Bamsı eğer Ertuğrul Bey’in ve Hayme Ana’nın izinleri olursa bir yastıkta kocamak istediklerini söyledi. Ertuğrul ve Hayme ana bunu duyduklarına çok memnun oldular ve bir an önce bu işi neticeye kavuşturacaklarını söylediler.

Vasilius ise Helena’ya çok sinirliydi. “Babanı geberttiğim gibi seni de geberteceğim” diyerek Helena’nın odasını dağıttı ve komutana bu odanın sonsuza kadar kilitleneceğini söyledi.

Ural’ın Planları

Ural planlarını Vasilius’a anlattı. Ertuğrul ile Aliyar’ı öldürdükten sonra Helena’yı Vasilius’a getireceğini söyledi ve Vasilius’un askerlerinin desteğini istedi. Diğer oba beyleri toplanmış sabredemeyeceklerini konuşuyorlardı ve bu sırada Ural’dan harekete geçeceklerini belirten mektup geldi. Ancak beyler Acar Beyin itiraf etmesinden endişeliydi.

Dündar’ın Cezası

Ertuğrul Dündar’a gösterdiği zayıflıktan dolayı sinirliydi. Ertuğrul’un asıl cezasının vicdanı olacağını düşünüyordu. Ancak yine de yolumuz zayıfların değil erlerin yoludur diyerek Dündar’a “Kardeşimsin ama bundan böyle ne bu obanın beyisin ne de alpisin” dedi.

Hayme ana Dündar’ın durumundan ötürü üzgündü. Ertuğrul’dan kardeşini affetmesini istedi. Daha çok genç olduğunu bu utancın altında ezileceğini söyledi. Ertuğrul da Süleyman Şah’ın oğlu olduğu için Dündar’a ayrıcalık göstermeyeceğini, obasına yakışır bir bey olması gerektiğini söyledi. Eğer kendini kanıtlarsa beyliğini de alpliğini de geri alabileceğini söyledi.

Günyeli ve Acar Bey’in infazı

Aliyar, Günyeli ve Acar Beyi meydana getirdi. Ve meydanda Ertuğrul, Acar Beyin boynuna kılıcı vurdu. Günyeli, Dündar Bey den af diledi, babasının sözüne inandığını söyledi, ancak Dündar bey “Seni affedersem insanlığımı kaybederim” diyerek Günyeli Hatun’nun boynunu kesti. Acar bey ve Günyeli’nin dışında Teo da meydana getirilmişti, onu da Bamsı öldürdü. Acar Bey kimsenin adını vermeden ve hatta suçunu bile itiraf etmeden öldü.

Bölümün finalinde ise Bamsı ile Helena, Ertuğrul ile Turgut’un şahitliğinde evlendi. Helena Hatunun kınası Hayme ana tarafından yakıldı ve Helena “Sizin dininiz İslam’ın artık benim dinim olmasını isterim nikahtan önce müslüman olmak öyle evlenmek isterim” dedi ve nikahtan önce müslüman oldu. Adı Hafsa olarak değiştirildi. Hayme Ana Dündar’ın Bamsı’nın düğününe katılmamasından dolayı üzgündü. Dündar ise düğün sırasında bir mektup yazıp obayı terk etti.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.