Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Diriliş Ertuğrul 86. Bölüm: Tek Yumruk Olmuş Türklere Karşı Elimizden Bir Şey Gelmez

Diriliş Ertuğrul 86. Bölüm: Tek Yumruk Olmuş Türklere Karşı Elimizden Bir Şey Gelmez

Ural’ın planı Ertuğrul ve Aliyar’ın handa olmasını fırsat bilip harekete geçmekti. Alpleri ise beylerin yardımıyla ava gönderecekti. Bu durumu “Ava giderken avlanacaklar” diyerek dile getirdi. Vasilius ise obanın yakınlarında bekleyeceğini, ters giden bir durumda destek vereceğini söyledi. Vasilius komutana kaleye dönene kadar Çolpan Hatun’u iyi ağırlamaları gerektiğini söyledi. Ural ise Çolpan Hatun’un onunla gideceğini söyledi, “Öleceksek birlikte öleceğiz, onu burada rehin bırakamam” dedi. Vasilius ise rehin değil misafir, böyle olması daha iyi diyerek Ural’ı ikna etti. Ural gittikten sonra komutana “Eğer bir hata ederse Çolpan’ı öldürün” emrini verdi.

Ertuğrul’a Türk beylerinden haber getiren bir haberci geldi. Beylerin yarım kalan birlik toyunun tamamlanması için hanlı pazarda toy istediklerini söyledi. Tedbirli olmak istediği için Turgut’tan beylerin gelecekleri yollara Alpleri yerleştirmesini söyledi.

Aliyar’a Ural’ın yanında olan beylerden biri gelip, Alplerin üzgün olduğunu, morallerinin yerine gelmesi için Alpleri ava çıkarmayı teklif etti. Aliyar Bey’in sadakatine güvenmiyordu ancak söylediklerine hak verdi ve gitmelerine izin verdi.

Dündar’ın gidişinden sonra

Hayme ana Ertuğrul’un Dündar’a verildiği cezanın ağır olduğunu düşünüyordu. Ertuğrul, Hayme Ana’ya “Ben Dündar’a hem kardeş hem bey olmaya çalışırım, hak neyse onu yerine getiririm, hak olan bir davada bir Alpime nasıl davranacaksam Dündar’a da öyle davranırım, ayırt etmem edemem”dedi. Bu sırada Ertuğrul Dündar’ın obayı terk ettiğinin haberini aldı. Dündar’ın bıraktığı mektupta, telafisi mümkün olmayan bir kabahat işlediğini, Banu Çiçek Hatun’un, Doğan’ın evladının ve Ertuğrul’un yüzüne bakacak yüzünün olmadığını yazıyordu.  Hayme ana “oğlum şehit düşseydi şahadet şerbeti içti der mutluluk gözyaşları dökerdim ama onu böyle kaybetmeye dayanamam” diyerek Ertuğrul’dan onu bulup getirmesini istedi. Ertuğrul Dündar’ın peşine Alpler gönderdi ve “Dündar’ı bulmadan gelmesinler” dedi. Ertuğrul Dündar’ın zamana ihtiyacı olduğunu, kendini dinlemesi gerektiğini ve er ya da geç obaya döneceğini düşünüyordu.

Halime hatun, Hayme ana ve Hafsa Hatun birlikte kilimhaneye gittiler. Hafsa Hatun Halime Hatundan kilim dokumayı öğrendi. Bu sırada Aslıhan Hatun obaya geldi. Banu Çiçek ise Doğan’ın acısını evladına tutunarak atlatmaya çalışıyordu.

Ertuğrul oba beyleriyle toplandı.  Bu sırada ormanda Vasilius ile Ural’a denk gelen ve onların konuşmalarına şahit olan Dündar hana gelip Vasilius’un askerlerle beraber çavdar obasına gittiğinin haberini verdi. Ancak Aliyar’ın handa olduğunu bilmeleri imkansızdı Ertuğrul, bunun bir oyun olduğunu anladı ve aralarındaki hainleri, Ural’la işbirliği yapan beyleri öldürdü ve vakit kaybetmeden yola koyuldu.

Ural’ın baskını

Ural Çolpan’ın onunla gelmeyeceğini söyledi ve Vasilius’un zayıf olduğunu Türkmen Beyleri’nin desteğiyle kaleyi kolayca ele geçirebileceğini düşünüyordu.

Ural gidecekken, Çolpan, Ural’a gece kabuslar gördüğünü, iki başlı yılanın onu öldürdüğünü, babasını kaybettiği gece de böyle olduğunu söyledi. Ural ise “korkuların kabusun olmuş” diyerek karşılık verdi. Vasilius onun yokluğunda kaleye tüccarların bile girmesini yasakladı, kendisi gelene kadar kimsenin alınmamasını söyledi.

Ural Aliyar’ın obasına saldırdı. Çadırlara girip beyleri tek tek öldürdü. Kutluca Ural’ın önünde durdu ancak Ural Kutluca’yı da öldürdü. Ural’ın askerleri Ertuğrul’un obasına gelip kilimhanedeki hatunları alıp otağın önüne götürdüler. Hatunlar onlara karşı durdu ancak gitmek zorunda kaldılar. Aslıhan Hatun’a “Sana yazıklar olsun yanımda değil de bu hainlerin yanındasın abini değil düşmanlarını seçtin” dedi. Hayme Ana da “Ertuğrul hayatta olduğu sürece sen ancak dilinle iffetsiz hatunlar gibi zehir saçarsın” diyerek öfkesini dile getirdi. Ural ise Ertuğrul’un ve Aliyar’ın hiçbir şeyden haberinin olmadığını düşünüyordu.

Oba halkı ise isyandaydı. Ural onlara “size yaşadığınız bu zulümden kurtarmaya geldim, kaybettiğiniz iffetinizi yeniden kazandırmaya geldim, bana biat edeceğinize direnirsiniz” dedi ve kendisine karşı gelen herkesi öldürdü, zafer kazandığını düşünüyordu ancak Ertuğrul henüz gelmemişti.

Hatunlar öleceklerini düşündüler. Hayme ana başı dik bir şekilde “Şahadet bizim için şereftir” dedi ve Ural’a boyun eğmedi. Ural onları öldürecekken Ertuğrul yetişti hatunları kurtardı. Ural Ertuğrul geldiğinde obanın beyi kendisinin olduğunu söyledi. Aliyar ve Aslıhan Hatun kardeşlerinin yaptığı bu hainlikten dolayı utanıyorlardı. Aliyar “babamın otağının da elinde tuttuğun pusatın da yüz karasısın” dedi.

Alpler savaşırken Ural Halime hatunun boynuna kılıç dayadı. Ertuğrul’a geri durmasını yoksa Halime Hatun’u öldüreceğini söyledi. Ural Alplere saldırmalarını söyledi ancak Alpler kılıçları bıraktılar. Halime Hatun Ural’ın elini ısırıp kurtuldu. Bu sırada Ertuğrul ve Ural son kozlarını paylaşıyorlardı. Ural’ın unuttuğu bir şey vardı, Ertuğrul’u alt etmek kolay değildi ve yaptığı bu ihaneti canıyla ödedi. Ertuğrul Ural’ın hem kalbine kılıcı sapladı hem de başını gövdesinden ayırdı. Askerlerden biri Vasilius’a işaret gönderdi, Vasilius destek vereceğine söz vermişti ancak yardıma gitmedi. “Tek yürek olmuş Türklere karşı gücümüz yetmez” diyerek kaleye geri döndü. Ancak Vasilius da pes etmiş değildi, İmparator’dan yardım isteyip Ertuğrul’un karşısına daha güçlü bir şekilde çıkacaktı.

Ertuğrul bunun da üstesinden geldi. Oba da herkes bu beladan kurtulduklarına, Hayme ana da oğluna kavuştuğuna sevindi. Dizinin son sahnesinde ise Ertuğrul’un oba halkına yaptığı zafer konuşması yer aldı.

“Biz eğriyi de doğruyu da gördük, iyiyi de kötüyü de bildik, hangi dal çürüktür tecrübe ettik, yara aldık lakin çok iyi belledik. Eğer bir gün adımız tarihe karışırsa namımız unutulur, ceddimizi hatırlanmazsa bilin ki o gün bu kahpelikleri unutup aynı çürük dala yeniden bastığımız gündür. o gün sözümüzden cayıp pes ettiğimiz gündür o gün töremizi çiğneyip küffara teslim olduğumuz gündür. Asla korkmayın sancağımızı dalgalandıran da töremizi yaşatan da damarlarımızda taşıdığımız şerefli kandır biz bu kanı taşıdıkça ayak bastığımız her yer yurt sesimizin ulaştığı her yer bize vatandır”

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.