Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Hayat Bazen Tatlıdır: Bazen Hayat…

Hayat Bazen Tatlıdır: Bazen Hayat…

Hayat Bazen Tatlıdır, 3.bölümüyle Star Tv’de yayınlandı. 3.bölümünde neler yaşandı, hadi hep birlikte konuşalım ve yorumlayalım!

hayat bazen tatlıdır

2.bölümü Koray ve Burak’ın vapurun ortasında yaşadığı kavga ve sonucunda denize düşmeleriyle bitirmiştik. 3.bölüme de bu sahneyle başladık. Vapurda yaşanan kavga boyunca olaya müdahale etmeyen sevgili vapur görevlilerimiz Burak ve Koray denize düşünce sonunda olaya müdahale ettiler.  Tam bu anlarda beni şaşırtan durum da Koray ve Burak’ın denize düşer düşmez bayılmasıydı.  Vapurdan denize kadar olan mesafe çok uzak bir mesafe değildi. O mesafeden denize düşüldüğünde iki kişinin de bayılması çok inandırıcı bir sahne olmadı.

Tüm yaşananlardan kendisini sorumlu tutan Gözde’de ayrıca beni şaşırtmaya devam etti. Koray’ın arkadaşlarıyla vapuru basıp üstüne bir de Burak’a saldırması kesinlikle Gözde’nin suçu değildi. Çünkü en baştan beri Koray’a yüz vermeyen ve kendisine yaklaştırmayan Gözde’ydi. Koray ise bu durumu anlamayarak ısrarla saldırgan davrandı. Yani suç Gözde’nin değil tamamen Koray’ındı. Gözde yaşananlardan dolayı üzgün olabilirdi ancak “Benim yüzümden.” diyebileceği hiçbir suçu da ortada yoktu.

hayat bazen tatlıdır

Kanbolat Görkem Arslan, dizide izlemeyi sevdiğim oyunculardan. Hareketleri, tavırlarıyla her sahnesini severek izliyorum. Cerrah Bey, karanlık bir dünyanın içinde yer almasına rağmen oldukça sakin ve merhametli bir insan. Onu kötülük yaparken ya da zalimliğiyle görmüyoruz. Kardeşi Koray’a karşı da en çok kızdığı anlarda bile sakin davranabiliyor. Kardeşiyle şakalaştıktan sonra “Sana çok kızdım.” demesi de Koray üzerinde istenilen etkiyi yaratmıyor. Cerrah Bey’in bu kadar sakin olması da Koray’ın neden her istediğine sahip olmaya çalıştığını ve kimseden korkusu olmadığını açıklıyor. Cerrah Bey’in replikleri ise çoğu zaman altı çizilesi, not edilesi türden oluyor.

“Hayatta hiçbir kavga durduk yere çıkmaz. İnsan kavga etmek istedikten sonra her zaman bir neden bulur. Hatta bırak kavgayı birini öldürmek istesen bile onlarca sebep bulursun. Ama bu dünya hala dönüyorsa ölmek ya da öldürmek için değil yaşamak ve yaşatmak için uğraşanların yüzü suyu hürmetine dönüyor.”

Koray ise abisinin söylediklerinden ne kadar ders çıkartıyor bilmiyorum. Ancak abisinin söylediği onca sözden sonra Burak’ı değil Gözde’yi sorması hala hiçbir şey öğrenmediğini, hayattan hiçbir ders çıkarmadığını çok iyi gösteriyor. Cerrah Bey’in ise o anda Koray’a “Gözde arkadaşlarının yanında, önemsediği arkadaşlarının.” diyerek cevap vermesi Koray’a Burak’la olan kavgasından daha büyük bir darbe olduğu kesin.

hayat bazen tatlıdır

Sağlık görevlilerinin yetişmesiyle Koray ve Burak denizden çıkartıldı ve hastaneye kaldırıldı. Koray’a hiçbir şey olmadı, ancak Burak, Koray kadar şanslı değildi. Bir süre hastanede kendine gelip gelmeyeceğine dair endişeli bekleyiş sürdü. Burak, kendisine gelir gelmez ise yanında Gözde vardı. Yaşananlardan dolayı kendisini suçlayan Gözde, hem Burak’a destek olmak hem de vicdan azabını hafifletebilmek adına Burak’ın yanında oldu. Gözde, her ne kadar iyi niyetli yaklaşsa da Burak’la aralarında yakınlaşma gözlerden kaçmıyor. Birbirlerine olan bakışları, utangaç hareketleri bu yakınlaşmanın sinyallerini veriyor.

Bu yakınlaşma sadece bizim değil Sevda’nın gözlerinden de kaçmıyor elbette. Aslında Sevda, Burak’ı kıskanmakta çok da haksız değil. Sevda’yı haksız çıkartan ise tabi ki saldırgan tavırları. Burak’ın karşısında son derece zayıf davranan Sevda, Gözde’nin karşısına geldiğinde saldırgan bir insana dönüşüyor. Gözde’ye söylemediğini bırakmayan Sevda, Burak’ın karşısında “Beni bırakmayacaksın değil mi?” diyerek son derece zayıf davranabiliyor.  Yani Burak’ı kaybetmemek için elinden gelen anlayışı gösteren Sevda, Gözde’yi hiç tanımadığı halde onun nasıl biri olduğu hakkında hüküm verebiliyor. Sevda kıskançlık yaptığında ise Burak’ın söylediği ilişkiye dair sözler Burak’ın ne kadar olgun bir insan olduğunu da gösterdi:

“Eğer ilişkide biri gitmek istiyorsa onu kim tutabilir. Bu ikimiz için de geçerli bir durum değil mi? Hem kendini hem beni boşuna üzüyorsun. Yapma, tadımızı kaçırma. ”

Ancak Burak’ın bu derece olgun konuşmasına rağmen Sevda’nın az önce bahsettiğim “Eğer o kız aklını çelmeye çalışmazsa beni bırakmazsın değil mi?” sözlerini duyabildik sadece. Sevda’nın bu sözlerini duydukça Burak’ı kaybetmeye de ne kadar yakın olduğunu görebiliyorum. Burak ve Gözde arasında ilk karşılaşmalarından itibaren bir etkilenme olduğu kesin. Sevda’nın Burak’ı kaybetmemek için yaptıkları ise Burak’ı Gözde’ye daha fazla yaklaştırıyor. Sevda, Burak’a biraz olsun güvense ve Gözde’yi “Burak’tan uzak duracaksın!” diyerek bir tehdit halinde görmese Burak’la ilişkisi de oldukça sağlıklı bir şekilde ilerlerdi. Ancak görülüyor ki Sevda’nın ilerleyen bölümlerde Burak’ı kaybetmesi kaçınılmaz olacak.

hayat bazen tatlıdır

Hayat Bazen Tatlıdır’da sevdiğim ikililerden Hayat ve Cerrah Bey. Hayat Öğretmen’in inişli çıkışlı halleri karşısında Cerrah Bey’in durgunluğu ve sakinliği birbirlerini tamamlıyor. Hayat Öğretmen, kendisi yıllar önce terk eden eski sevgilisini ne kadar unutabilmiş bilinmez ancak Hayat ve Cerrah’ın atışmaları bile kendisini izlettiriyor. Cerrah Bey’in gizli gizli Hayat Öğretmen’e iyilik yapması ve yardım etmesi, Hayat’ın ise her seferinde Cerrah’ın karşısına dikilmesi tatlı bir hava yaratıyor dizide.

İkisinin ilişkisinde ise tek korkutan taraf Koray ve Gözde. Hayat kendisinden çok kardeşini düşündüğü için Cerrah’ı sevmeye başlasa bile sırf Koray, kardeşinden uzak dursun diye ona yaklaşmayabilir. Cerrah Bey’in ilgisi ise gerçekten çok belli. Hayat’a bakışları, ona karşı son derece kibar hareketleri ve her seferinde yardımına koşması çok önemli ip uçları. Hayat Öğretmen gibi zeki bir kadının bunu görmemesi ise mümkün değil. Olsa olsa sadece görmezden gelmesi mümkün.

70755

Mustafa Mert Koç, Hayat Bazen Tatlıdır’a yeni dahil olan oyunculardan. Dizideki Onur Yiğit rolüyle ise dün akşam herkesin kalbinde bir yer edindi. Babasının borçları nedeniyle okulu bırakmak zorunda kalan Onur Yiğit, Hayat öğretmen ve Cerrah Bey’in yardımlarıyla okula yeniden geri dönüyor. Onur Yiğit’in Hayat Öğretmen’e yazdığı mektup ise dün akşam hem izleyenleri hem de Hayat Öğretmeni çok duygulandırdı.

“Bizim için şartlar iyi değil evet, ama bundan daha da iyi olmayacak. Babam gidince, bundan daha kötüsü olmaz demiştim ama oldu. Bize dünya kadar borcu kaldı. Yani hep daha kötüsü olur ama daha iyisi olmaz. Bizim için hep böyle oldu. Vaktinizi harcamayın, boş verin bizi.”

Onur Yiğit umudunu tamamen kaybeden bir öğrenciydi. Ancak Hayat Öğretmen, umudunu kaybedenlere bile bir umut olabiliyordu. O yüzden güçlü bir giriş yaptı Onur Yiğit okula. Hayat Öğretmen’in hayatına dokunduğu bir öğrenci olarak sınıftaki yerini aldı.

Onur Yiğit’in okula geldiği ilk anlarda ise Zeynep’le olan yakınlaşması dikkat çekti. Zeynep’in zor bir hayatı olduğunu ve evde sürekli çalıştırıldığını ilk bölümden beri görüyoruz. Onur Yiğit gibi ailesi için birçok zorluğu göze alan biri ise Zeynep’in hayata tutunmasında en büyük desteği olabilir.

hayat bazen tatlıdır

Koray’ın Gedikpaşa Lisesi öğrencilerine meydan okuması ve Burak’ın yokluğunu fırsat bilip maç oynaması ise Hayat Bazen Tatlıdır’ın son sahnelerindendi. Maçın kaybeden tarafı ise etek giyecek ve karşı tarafın elini öpecekti. Maçtaki iddia ise beni çok rahatsız etti, karşı tarafa “ceza” olarak sunulan ve onu küçük düşürmek için ortaya atılan konu kadına ait bir şeydi. Genellikle kadınların giydiği bir giysi olan eteği bir erkek giydiğinde “ceza” olarak görülmesi dolaylı olarak kadını da aşağılıyordu. Artık dizilerde kadın üzerinden dalga geçme ve alay etme üzerine bahisler görmesek keşke diyorum. Daha yaratıcı ve zekice cezalar oluşturmamak senaristlerinde de kolayına mı geliyor bilmiyorum. Çünkü bir erkeği kadın gibi göstererek dalga geçmek en basit ve en yüzeysel “şaka” konularından biri. Ve artık bu gibi “şaka”ların erkekten çok kadına zarar verdiği ve erkekten çok kadını aşağıladığı çok aşikar. Erkek neden hep gücün sembolü de, kadına ait bir giysiyi bile giydiğine gücüne zeval geliyor? Kadının erkek gibi görünmesi güçlü olmakken, erkeğin kadın gibi görünmesi aşağılanma ve gülünme konusu oluyor. Bir kadına karşı davranışın senin karakterini ortaya koyar gibi bir cümleyi duyabildiğimiz bir dizinin böyle bir konuda hassasiyet göstermemesi kendi açımdan beni üzdü. Umarım bu tür şakaları yeni bölümlerde bir kez daha görmeyiz.

Hayat Bazen Tatlıdır bazen sahneleriyle beni rahatsız etse de bazı sahnelerinde “İşte bu!” dediğim anlar oluşturdu. Acısıyla tatlısıyla 3.bölümü de arkada bıraktık Hayat Bazen Tatlıdır’da ve totalde dün akşam birinci de olduk. Daha nice bölümleri daha detaylı incelemek dileğiyle!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.