Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Kara Sevda 60. Bölüm: Saklı Kalan

Kara Sevda 60. Bölüm: Saklı Kalan

Mücadelelerimiz, yalnızlıklarımız, acılarımız, en az o bahar kadar taze hafızamızda. Peki ya bu kadar fırtınaya dayanmak için boşa inat ettiysek? Aslında yanılıp sadece debelendiysek ve daha kötüsü bir araya getirmeye çalıştığımız kalplerimiz tesadüfen atıyorsa? Zorluklarla başa çıkarken elde aşktan başka bir silah yoksa…

Umut hala vardır der misiniz?

Kara Sevda’nın 60. bölümünü izlerken, geçmiş ile gelecek arasında sıkışıp kalmış Nihan ve Kemal’in duygularına ortak olduk. Gizli olan hiçbir şeyin saklı kalmayacağını bir kez daha anladık.

Hadi o zaman sırtınızı arkanıza yaslayın ve Kara Sevda’nın gerçekleriyle yüzleşelim!

Nefesler tutuldu, zaman durdu

Nihan ve Kemal, Zeynep’i adalete teslim etmek için gelmişti. Arkalarından gelen takipçilerinden ise habersizdi. Vildan Hanım elindeki silahıyla oğlunun intikamını almak konusunda kararlıydı. Nihan, annesine engel olmak istedi fakat silah çoktan patlamıştı.

Kemal’in kollarında kanlar içinde yatan Zeynep, bir yanda baba olmaya hazırlanan Emir, öte yanda Nihan’ın pişmanlıkları derken tepe taklak olduk!

Geri sayım başladı

Geri sayım başlamıştı. Geçen her dakika Zeynep’in nefesinden alıyordu artık. Herkes gitmiş, Zeynep ve Kemal yalnız kalmışlardı. Kemal apar topar kucaklayıp hastaneye götürdüğü Zeynep’in yaşamasını her şeyden çok istiyordu.

Uyan Zeynep göreceğin güzel günler var, sen anne olacaksın!

Zeynep’i kim vurdu?

Zeynep hastanedeydi. Bebeği ve kendisi için oldukça riskli anlar yaşıyordu. Hastaneye ziyaret için gelen Asu’nun samimiyetsiz davranışları ve Tarık’ın yalanlarının dışında önemli bir sorun daha vardı. Zeynep’i kim vurmuştu? Kemal, Nihan’ı korumak düşüncesiyle kimin vurduğunu görmediğini söyleyerek aradan çekildi. Tarık’ın aklında ise böyle bir belirsizliğin karşısında tek bir isim olabilirdi, Emir!

Vuranı tanıyorum!

 

Silahını aldığı gibi Emir’in kapısına dayanan Tarık, kendinden emin bir şekilde suçlamalarına devam etti. Öyle ki, bir an gerçekten tetiğe basacağını düşünmüştük. Emir ise soğukkanlılığını koruyarak Zeynep’i vurmadığını ancak vuranı tanıdığını söyledi.

Yakalandın Vildan Hanım, bu gidişle adaletten önce Tarık’a teslim olacaksın!

Bitsin artık bu kara günler

Kara Sevda’nın üzerindeki kara bulutlar bu sefer daha karanlıktı. Hiçbir şey bir bebekten daha masum olmadığı gibi, hiçbir durum da bir insanın hayatından daha kıymetli olamazdı. Zeynep’in çaresizce yatışı hepimizin yüreğini dağladı.

Ne zaman bitecek bu kara günler, nasıl çıkacağız kara sevdadan aydınlığa?

Suçlu ortada

Nihan, Ozan’ın işlediği cinayeti tam beş yıl saklamıştı. Bir suçu gizlemişti, kendi vicdanının müebbet hapsini ödemeye başlamıştı. Bu defa aynı hatayı tekrarlamaya hiç niyeti yoktu. Suçlu cezasını çekmeli diyerek emniyetin yolunu tuttu. Yapılan incelemeler sonucunda suçlu Vildan Hanım mı yoksa Nihan mı ortaya çıkacaktı?

Zor bekleyiş başladı, bu yükün altından kalkmak hiç kolay olmayacak!

Kim suçsuz kim haklı?

Kemal ve Nihan’ı zor bir sınav bekliyordu. Eğer raporda Nihan’ın vurduğu ortaya çıkarsa, durumlar kan davasına dönüşecekti. Başından beri verilen savaş bu duruma gelinmemesi içindi ancak her fırsatta gün yüzüne çıkan geçmiş, bir türlü peşlerini bırakmıyordu.

Yaşanan her şeye rağmen sizi ayakta tutan şey kara sevdanız, pes edemezsiniz!

Tarık da geldi, kadro tamamlandı! Kemal’in hastanede vuran kişiyi görmediğini söylemesi ve Tarık’ın Emir’e silah çekmesinin ardından, gerçeklerle yüzleşme vakti gelmişti. Sevdası için her şeyi yapan Kemal, kardeşinin hayatı söz konusuyken Nihan’ı nasıl korumuştu? Aşkları ailesinin önüne nasıl geçerdi? Koruduğu kişi ise Vildan Hanımdı!

Olaylara bir türlü anlam veremeyen Tarık, Nihan’ın her şeyi emniyet birimlerine anlattığını duyunca rahatlamış olmalı!

Teslim olma zamanı

Nihan’ın annesini teslim olması için ikna etmesi hiç kolay olmamıştı. Beş yıl susulan esir yaşam pişmanlıklarla doluydu. Herkesin adalet karşısında cezasını çekmesi gerekliydi. Ya kendisi ya da annesi, suçlu kişi vicdanına karşılık borcunu ödemeliydi.

Yapılan incelemelerde tetiği Vildan Hanımın çektiği ortaya çıktı. Tutuklanan Vildan, içinde hala Ozan’ın acısını taşırken başka bir annenin evladına nasıl kıymıştı? Her olayda en başta gelen Emir, bu defa Nihan’ın “Sakın Emir!” yakarışlarına karşılık kımıldayamadı.

İnsanın adaleti vicdanında yatarmış, adaletten kaçılabilir mi hiç?

Suç belli suçlu belli, şikayetçi olunacak mı?

Zeynep gözlerini yeni açmış, net olmayan olayları hatırlamaya çalışırken Hakan polis ve emniyet birimleri sorguya başladı. Zeynep’i Vildan Sezin’in vurduğunu, her şeyi biliyorlardı. Zeynep ise şikayetçi olmayacağını söyleyerek bir kez daha yanıltmadı bizleri. Ondan beklediğimiz bir büyüklüktü bu davranış. Diğer yandan kendisini vuran kadının, oğlunu öldürmüştü. Katil olarak anılıyordu, şikayetçi olamazdı.

Bir annenin yakarışı

Vildan Hanım, Zeynep’in şikayetçi olmaması üzerine tutuksuz yargılanma sürecini de geçip yalnızca para cezasına çarptırılmıştı. Ancak Fehime Hanım evladını vuran kadını affedebilecek miydi? Evlat acısı yaşayan iki annenin karşı karşıya geldiği sahne hepimizi derinden etkiledi.

Soydere Ailesi Kozcuoğlu Ailesine karşı!

Emir’in Kemal ve Tarık’la yüzleşmesi çok geç olmadı. Emniyetin önünde Emir’in Kemal’i kışkırtması üzerine araya giren Tarık sayesinde bir kavganın daha eşiğinden dönüldü. Soydere kardeşler suçlarına karşılık cezalarını fazlasıyla çekiyordu.

Al birini vur ötekine derken unuttuğun bir gerçek var Emir, hiçbir Soydere aynı değildir!

Kara sevdanın sonu mu geldi?

Kemal ve Nihan ne yaşanmış olursa olsun geleceğe dair umutlarını yitirmemişti. Umut her şeydir. Yaşanan en kötü olaylarda bile birbirlerine tutunmaları, sevdalarının göstergesiydi. Ellerindeki tek silah aştı belki ama bir aşktan daha fazlasıydı.

Unutma kapsülü olsa, geçmişin bütün yüklerinden kurtulsak keşke!

Ya da bir uçurtma olsa, sevdanın kara bulutlarını dağıtsa keşke!

Kendin için yap!

Nihan Zeynep’le konuşmaya karar verdi. Ozan’ın ölmeden önceki son mesajında bile Zeynep’in adı geçerken, ortaya çıkan cinayet videosunun ardından Nihan sağlıklı düşünemezdi. Zeynep de zaten öldürdüğünü inkar etmemişti. Tek bir umut olarak Zeynep’in masum olduğunun ortaya çıkması gerekiyordu. Kemal, Zeynep’e detayları soracaktı ve Nihan’ın yalnızca bir isteği vardı. Zeynep’in dürüstçe olup biten her şeyi, kendisi için anlatmasıydı.

Hiçbirimiz böyle olmasını istemezdik!

Uzakta değil kalbinde ara

Elbette kambersiz düğün olmazdı. Nihan ve Kemal varken Asu eksik kalır mıydı? Zeynep ile konuşmaya gelen Asu beklemediği bir suçlama ile karşılaştı. Zeynep, yazdığı mektubun ailesi yerine Nihan’a gittiğini abisinden öğrenmişti. Mektubu Asu yazdıysa sırf Kemal ve Nihan’ı ayırmak için mektubu bilerek yollamış olabilir miydi?

Asu hakkında yapılan bütün suçlamaları geri çevirerek Zeynep’i ele veren kişinin Emir olduğunu düşündürdü. Hastanede Emir’den gelen mektup ise bu yalanı doğrular nitelikte oldu. İzlerken biz bile inandık Asu, senden korkulur!

Haini uzakta arama ama kalbinde de arama!

Ömrümüze ömür katalım

Zaman kapsülü demişken, gökyüzüne uzanabileceği bir evinin olmasını kim istemezdi? Nihan da tam olarak bunu yaptı, Kemal ile kendisine bir kaçış yeri olarak unutma kapsülü hazırladı. Bölümün başından beri içimizi karartan sahneler geride kaldı, özlemle görmek istediğimiz güzel sahneler geri geldi. Ancak her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi, böylesine güzel bir anında sonu gelmekte çok gecikmedi.

Dakikalardan ömür yaratmaktı bu, sevdanın resmiydi!

Adım adım saklı kalan gerçeklere

Kemal ve Nihan’ın bu seferki hedefinde, Zeynep’in mektubunu taşıyan kuryeci vardı. Yalnızca bir kuryeci değil, Ozan cinayetine dair her şeyi bilen sahte bir hademeydi aynı zamanda. Ozan ölmeden önce onunla konuşan sahte doktordu. Yalnız beklenmeyen bir durum vardı ki, Tarık adamın kafasına silah dayamış onu rehin almışken Kemal gerçekleri nasıl öğrenebilirdi?

Cinayetin altında Asu yatıyordu. Sırf Emir’in kuyusunu kazmak için odaya doktor kılığında girmesini istediği adam aynı zamanda odanın içerisine gizli kamera yerleştirmişti. Bütün görüntüler Asu’da, ipler Tarık’ın elindeydi! Yine de hiçbir gerçek Asu’nun köşeye sıkıştığını değiştirmezdi.

Yalanların bir bir ortaya çıkışını görmek için sabırsızlanıyoruz!

Akıllarda bıraktığı soru işaretleriyle birlikte bitmişti Kara Sevda, biz de yazımızı gelecek bölüme dair soru işaretleriyle bitirelim.

Tarık kendisini ele verecek miydi? Kemal ve Nihan gerçeklere ulaşabilecek miydi? Asu’nun oyunu bozulacak mıydı?

Kara sevda, nereye kadar bir silah olabilirdi?

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.