Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Kiralık Aşk: Bir Garip Aşk Sendromu

Kiralık Aşk: Bir Garip Aşk Sendromu

Aşk tüm oyunlardan uzakta yaşanamaz mı? Tüm zorluklardan bir an için uzaklaşıp Defne’nin mahallenin ortasında “Ey aşk! Sen nelere kadirsin!” çağrısına cevap bulunamaz mı? Pamir’in Türkan teyzenin kapısından girişiyle başladı nefesleri tutmamız. Defne ve Ömer’in önünde büyük engeller mi olacaktı? Pamir duyarsızca açıklıyordu tüm gerçekleri, umursamadan, düşünmeden teker teker hem de. Ama sonra bir anda her şey başa döndü. Pamir’in bu duyarsızlığı meğerse duyarlılığının yansımasıydı. Çünkü Pamir hiçbir şeyi anlatmamıştı. Türkan teyzenin fenalaşmasından korkmuş ve susmuştu. Dahası Defne’ye de gerçekten aşıktı. Gerçekten ey aşk sen nelere kadirdin?

cyisj9sxgaeid97

Pamir’in gittikçe Defne’ye bağlandığını izlerken Defne ve Ömer’in aşkını da çok yakından izliyorduk. Defne, Ömer’i artık yanlış anlamıyor anlasa bile onunla yüzyüze konuşuyordu.  Ömer’e güveni ise her şeyden çoktu. Sık sık Defne’nin ağzından “Sen kararlarında haklısın, sen ne diyorsan o!” lafını duyar olmuştuk.  Ömer’in kararlarına güvenmeyi bırak Ömer’e danışmaya da başlamıştı Defne. Gerçekten ne oluyordu? Ya biz bir rüyanın ortasındaydık ya da gerçekten aşkın en tatlı hallerini izliyorduk. Pardon izlemeye doyamıyorduk.

Üstelik Pamir bile engel değildi artık. O hırslı, vazgeçmeyi kaybetmek sayan Pamir gitmiş, duygusal, Defne ve Ömer’in aşkına saygı duyan Pamir gelmişti. Evet Sinan’ın yaptıkları da burada önemliydi. Pamir’i de Ömer’i de tek tek karşısına almış onlara geçmişlerini hatırlatmıştı. Siz neydiniz, neler yapardınız şimdi ne oldu da böyle oldunuz demişti. Canciğer dost olan iki kuzeni uzlaşmaya çağırmıştı. Pamir’de de etkisini bulmuştu tabi bu durum. En azından şimdilik öyle görünüyordu. Ömer’in karşısına çıkışı ve Defne de, arkadaşlar da, aile de senin demeleri.

cyiu8zewiaig7gd

O inatçı keçi Ömer gitti mi peki? Hayır. Ömer yine aynı Ömer aslında. Ancak bambaşka bir yanı var onun. İnsan sevdiğinin yanında arınır en kötü hallerinden. Tüm inadı, hırsı, nefreti sevdiğinin yanında azalır. Çünkü sevginin olduğu yerde en kötü duygular dahi barınamaz. Pamir’i çocukluklarından, hırslarından arındıran da bu aslında. Daha ötesi Ömer’e affetmeyi öğreten de Defne’nin aşkı. Ömer Defne’yle birlikte herkesi affetti. Ailesini, arkadaşlarını hatta kendisini bile. Tüm hatalarından arındı adeta.

Affetmek… İnsan bir kez affetti o an başlar işte rahatlığı. Sırtından büyük bir yük kalkar. Hiç birisini affettiniz mi? O an hissettiklerinizin tarifi mümkün bile değildir eminim. Sırtınızdan büyük bir yük kalkar önce. Nefret ettiklerinize nefret beslemezsiniz artık. Mutlu bir insansınızdır. Yaşananlara anlamaz veremez haliniz gitmiştir. O kalbinizi tüm duygularınızı hapseden sıkışmışlık duygusundan kurtulursunuz. Derin bir nefes alırsınız ve işte hayat.Ömer de affetmenin engin denizlerindeydi. Mutluydu, affetmişti.Mutsuzlukları, kırgınlıkları bir kenara bırakmış, içindeki mutluluğu keşfetmişti.

Ömer kendi içinde bulduğu mutluluğu etrafına da saçıyordu. Kapısı sadece Defne için açılmamıştı. Tüm ailesi oradaydı. Neriman, Koray, Sinan… Herkes sanki Ömer’i bekliyordu. Ömer’den 1 senedir uzakta olan ve affedilmeyi bekleyen herkes Ömer’in evindeydi. 1 senedir tek başına kalan Ömer’in kapısının zili hiç susmuyordu. Her yaşanan sorun, her problem Ömer’in yardımına muhtaçtı.

cyhbt7dxaaa-iyq

Defne’yi yemek yerken de yemek yaparken de izlemek muhteşemdi. Ömer ve Defne’nin aynı mutfakta oluşu ise anlatılmaz sadece seyredilirdi. Birliktelerdi, birbirlerini tamamlıyorlardı. Birinin eksiğini diğeri görebiliyor, birinde olmayan diğerinde bütünleşiyordu. Ömer bir aile olmayı özlemişti ve o aileyi Defne’yle birlikte kuruyordu. Defne’de iyiydi bunların ötesinde. Defne iyi olduğunda her şey iyileşmeye başlıyordu.

İso’nun derdi Defne’nin derdi olamıyordu belki de ama Defne İso arkadaşlığını tüm tatlılığıyla görebiliyorduk Defne iyiyken. “İyiyim diyeceksin, iyi olacağım de!” diyerek İso’yu sarsıp kendisine getirmeye çalışan bir Defne’ydi ihtiyaç duyduğumuz. Defne, dosttu, candı. Ne olursa olsun hayatın devam ettiğini hatırlatan bir iyilikti bizim için.

Oyun yok, plan yok, kavga yok. Kavgalar bile “mış” gibi. Aşk var, mutluluk var onlar yerine. Ne mutlu bizim için de bugünlere!

cymeemtxaaazmh4

62.bölümden inciler…

Neriman’ın oyunsuz ve plansız kalınca üniversite yıllarına dönüşü hem şaşırtıcı hem de komik anlar yarattı son bölümde. Ne olmuşsa güzel olmuş Neriman’a. Necmi’yle kendisini sevgilisi sansın, Defne’yi dedikodu arkadaşı zannetsin. Daha iyi vallahi. Zararsız, ziyansız, oyunsuz. Dokunmayın, öyle kalsın.

Seda ve Sinan ilişkisi ise anlamadığımız bir noktaya ermek üzere. Sinan hiç olmadığı kadar olgun davrandı bu bölümde. Sizden ayrılmak isteyen birisinin ayaklarına kapanıp “Gitme” diyemezsiniz elbette. Sinan da öyle yaptı. Seda ise bambaşka bir andaydı o an. Lara hastalandı diye ilişkiye bir hakkın yoksa işi gücü de bırak madem Seda’cığım? Hani hakkın yok ya senin hiçbir şeye. Her şeyi bırak, banyo bile yapma sadece Lara ile ilgilen. O zaman hastalanmaz tabi. Aslında Seda’ya baktığımızda genel tavrı bu olduğu için çok da şaşırmamak lazım. Bazen melankolik havadan çıkıp gerçeklerle yüzleşmek lazım. Dünyada yaşanan çoğu şeyi kontrol edemeyiz. Geriye dönüp farklı davransak bile bazen yaşanacak olan yaşanır. Seda, evliliği, kızının hastalanması ve daha birçok şey de bir şeyler kötüye gittiğinde kendisini mutlu eden şeylerden mahrum etmeye alışmış. Sen mutlusun diye kötü gitmedi hiçbir şey. Sadece öyle olması gerekiyordu ve sen de bu sorunla başa çıkmalıydın. Çünkü hayat böyle.

Bir de Ayşegül var tabi. Ayşegül ve Cevdet ikilisini daha ne kadar böyle görürüz tahmini? Hiçbir şeyle uğraşmayan, çabalamayan bir eş ve ne yapacağını bilemeyen bir Ayşegül. İso’ya olan aşkını bir kenara koyalım şimdi de kardeşiyle İso’yu baş göz etme tehlikesinde. Narin’in İso’dan hoşlanması, Türkan teyzenin ısrarları ve Ayşegül’ün yapayalnızlığı. Ayşegül’ün evliliğinden öte, bu evlilik içerisindeki mutsuzluğunu kimseye anlatamaması en acısı.

Şu meşhur Leplikon’da merak konusu elbette. Ömer’in onu görür görmez geçmişinde bir anıyı hatırlaması. Ömer’e acı veren bu anının en acı şekilde yeniden canlanması yeni bölüme olan merakı da arttırdı. Ayakkabıcılıkla geçinen bu minik cüceler başınızı çevirdiğinizde yok alan bir efsaneye sahip. İrlanda mitolojine ait bu efsanevi yaratıkların Ömer’in hafızasında nasıl bir yere sahip olduğunu ise yeni bölümde öğreneceğiz!

Yeni bölümde yeni mutluluklara ortak olmak dileğiyle!

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.