Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Kırgın Çiçekler: Kızlar ve Anneleri

Kırgın Çiçekler: Kızlar ve Anneleri

Kırgın Çiçekler pazartesi akşamı 56.bölümüyle yayınlandı. 56.bölümle annelik ve anne olma kavramı üzerine düşüneceğimiz, bunun üzerine konuşacağımız bir bölümle karşı karşıya geldik. Kırgın Çiçekler’de neler oldu birlikte konuşalım!

2_d-1

Kemal’in oyununa gelen Eylül, kızların yardımıyla kurtulmuştu. Kızların tam bir kardeş dayanışmasını izlemek mutluluk verici oldu. Birbirleri için her şeyi göze alan ve asla birbirlerini yalnız bırakmayan kızlar her bölümde bu dayanışmalarıyla ve yardımlarıyla bizi etkiliyor. Ancak kızların işi sadece Eylül’ü kurtarmakla bitmiyor. Kemal’den Defne’nin yerini öğrenen kızlar bu sefer de diğer kardeşleri yani Cemre için uğraşmaya başlıyorlar. Cemre’yi neredeyse öldürecek olan Defne’yi yakalatan kızlar bu işin altından da tek başına kalkıyorlar. Tabi biraz da Kemal’in Nazan’ı dolandırması da bu noktada işlerine yarıyor. Nazan’dan Defne’yi Yunanistan’a kaçırmak için para alan Kemal, onları sadece karşı kıyıya çıkartarak Nazan’ı dolandırıyor. Kızların Defne’yi yakalatması da o yüzden zor olmuyor.

Tüm bunlar başarıldıktan sonra ise Feride’nin kızlara bu derece bağırmasını anlayamadım. Evet kızlar tek başlarına iş yapmış ve belki de kendilerini tehlikeye atmıştı. Ancak bunu kim olsa yapardı. Eylül tehlikedeyken ve Defne kaçmak üzereyken kızların birilerine haber vermesi ne yazık ki çok mümkün değildi. Üstelik tek başlarına Defne’yi yakalamaya gitmemiş, doğru olanı yaparak polislere haber vermişlerdi. Tüm bu kargaşa içinde Feride Hanım’a haber vermemeleri belki hataydı ancak o sırada düşünecek çok fazla zamanları da yoktu. Sonuç olarak Defne yakalandı, Nazan ise dolandırılmasının bedelini Kemal’e ödetmek için hırslandı.

Nazan kızı için çok fazla şey yapıyor, bunu görebiliyoruz. Ancak Nazan’ın anneliği hep sorgulanabilir düzeyde. Kızı her şeyi yapabilir, birisini bile öldürebilir. Ve Nazan bir anne. Dünyanın en iyi annesi. Nazan, ne yaparsa kızı için yapar ve kızı için yaptığı hiçbir şey suç değildir. Tamamen bu düşünce yapısını gördüm son bölümde. Sadece kendi kızı varmış gibi davranması ve sadece kendisi anneymiş gibi konuşması izledikçe rahatsız etmeye başlıyor.

9_d-1

Feride’nin kızlara kıyamayıp onlara vereceği cezayı yine kızlara sorduğu sahne ise eğlenceli bir sahneydi. Kızların sırayla fikir vermesi ve Feride’nin kızlara her seferinde kıyamaması ceza verirken bile Feride’nin insafını gösterdi. Sonrasında düşündüğü ceza ise kızlara zarar vermeyecek düzeydeydi. Bu sahneler Hababam Sınıfı filmlerini de bize anımsattı. Mahmut Hoca’nın, Hababam Sınıfı’na her kızdığında onları tek ayak üzerinde okul bahçesinde beklettiği ve “Bacaksız”ın her seferinde gelip karşılarında güldüğü sahneyi hatırlattı. Tek ayak üzerinde duran kızlar ve onlara gülen küçük kızlarla birlikte tam bir Hababam Sınıfı sahnesiydi o anlar.

Feride, kızlara ceza verirken yetimhaneye giren gizemli de bir misafirimiz vardı. Neriman Hanım’ın kızı Özlem kimliğini belli etmeyerek Feride’nin karşısına çıkmıştı. Feride’nin Özlem’le olan konuşmalarında ise Neriman Hanım’ın ve yaptıklarının artık boğazına kadar dayandığını ve ondan neler çektiğini öğrendik. Hem de kendi ağzından. Neriman’la Özlem’in karşılaştığı anlarda ise Feride, Özlem’in gerçek kimliğini öğrendi. Özlem’in Feride’yi ele vermemesi ise sadece eğlence için muhabbet ettiğini gösterdi.

Neriman’ın kızı Özlem’in dahil olmasıyla Neriman Hanım’ın da nasıl bir anne olduğunu öğrendik. Paradan başka düşünmeyen Neriman Hanım’ın kızı da ondan farksızdı. Sadece zengin olduğu için tam olarak tanımadığı hatta sevmediği biriyle evlenmeyi düşünmesinden belliydi. Ancak sadece maddi temeller üzerine kurduğu evlilikte de tam olarak beklediğini bulamayacaktı. Neriman Hanım nasıl her yaptığı planın sonunu düşünmediği için amacına ulaşamıyorsa, kızı Özlem’de ondan farklı değildi. Sonunu düşünmeden planladığı evlilik planı o nedenle bir rezalete dönüştü.

6_d-1

Sorguladığımız diğer bir anne de Banu’ydu. Çocuğunu hiç düşünmeden Güneylerin evinin kapısına bırakan Banu, kızlara da bebeğin nerede olduğunu söylemedi. Banu’nun çocuklarını istemesinden çok kendi hatalarından her defasında kızlarını sorumlu tutması daha tartışmalı bir olay. Yaşamını devam ettirebilmek için her seferinde bir erkeğe güvenen Banu, bir de onlardan çocuk yapmıştı. Ve şimdi ben anne değilken daha mutluydum diyebiliyordu. Kızlarının her birinin doğumundan kendi sorumluyken Kader’den ve diğer kızından kurtulma hakkını kendisinde bulabiliyordu. Her zaman başkalarına yüklüyordu sorumluluklarını. Sanki kızları için fedakarlık yapmış gibi onlarda fedakarlık bekliyordu. Kader’i un çuvallarının arasına kendisi bırakmamış gibi Kader’den yaptıklarının bedelini ödemesini bekliyordu.

Kader ise Banu’ya göre çok güçlü. Özellikle kızlarla birlikte kardeşine sahip çıkması ve elinden gelse onu yetimhanede büyütmek istemesi bu gücünün örneği. Ancak maalesef ki kızlar ne kadar istese de bebeğin yanlarında büyümesi oldukça imkansızdı. Bebeği fark eden Neriman Hanım, onu yetimhaneden çıkarmak için elinden geleni yapacaktı. Kader’in bu nedenle Banu’nun ayaklarına kapanması için çok hüzünlü bir sahne yarattı. Kader haklıydı ve hatalı olan Banu’ydu. Ancak Banu istemedikçe Kader’in kardeşi yetimhanede büyümek zorundaydı. Yani bir anne olmazsa bebeğin gidebilecek bir yeri yoktu. Annenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi bu durum bize. Annesizlik de o yüzden o derece acıydı.

Kırgın Çiçekler’in bu anlamda annelik ve annelik kavramı üzerine düşündürecek efsane bir sahneye sahipti. Kızlar parkta bebekle birlikte giderken,  Suriye’li bir kadının, kendi bebeğini kızlara verip Kader’in kardeşine süt vermesi hayran olduğum bir sahneydi. Özellikle ülkemizde yaşananlar düşünüldüğünde, kadının bebeğe süt verip hiçbir karşılık beklememesi,  Suriyeli vatandaşlara ön yargının biraz olsun kırılması açısından da başarılı bir sahne oldu.

Ben de bu sahneyle veda etmek istedim:

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.