Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Türk Dizi Sektöründe Yeni Bir Dönem: Masum

Türk Dizi Sektöründe Yeni Bir Dönem: Masum

“Sevmek için akıl gerekmez, mantık gerekmez… Sevmek için sevmek gerekir o kadar.”

Efsane oyuncu kadrosu ve dizi değil adeta film senaryolarını andıran konusuyla Masum, dijital televizyon sektörüne hızlı bir giriş yaptı. Sevgi ve sevmek üzerineydi her şey. Ancak bu sevgi sadece karşı cinse duyulan tutkulu bir sevgi değildi. Bir babanın çocuklarına olan sevgisi de dizideki taşları yerinden oynatan en önemli detaydı. Hatta bir annenin iki öz oğlu arasında birini hep daha fazla sevişi bile konunun ince detayları arasında kaybolmuyor kendisine yer buluyordu.

Nasıl başladı Masum? Eşinden yeni boşanmış bir komiser olan Yusuf, gizli bir dosyanın çözülmesinde görev alır ve Kocaeli’ye gelir. Geldiği bu yeni mekanda gizli görevini yapmaya çalışırken bulduğu her ipucu kendi hayatını da etkiler. İşlenen suça adım adım yaklaşırken eşiyle arasındaki sorunları da çözmeye başlar. Aslında sadece bir cinayetin ortaya çıkışını izlemiyoruz Yusuf’un da eşine, kızına her defasında daha yakın olmasını da izliyoruz.

60 dakika 8 bölüm!

Dizinin adeta en güzel yanı. Her bölüm 60 dakika da değil üstelik. 45-50 dakikalık bölümlerde var.  Bölümler ilerledikçe yavaş yavaş bir sona bağlanacağımızı biliyoruz. Uzun uzun bakışmaları izlemek, söylenmek bilmeyen cümleleri beklemek zorunda kalmamak büyük bir rahatlık sağlıyor Masum’u izlerken.

Her karakter tek başına bambaşka bir senaryo

Olaylar birbiri arkasına akıyor adeta. Her olay bir başkasına bağlanarak tüm gizemleri önümüze seriyor. Her karakter bu akış içerisinde bambaşka bir kimlikle çıkıyor karşımıza.

Emekli komiser Cevdet’in bir baba olarak oğullarının kendisine benzemesini isteyişi ancak oğullarının yaptığı her hatada daha çok dibe çöküşü, suçlarını örtbas etmek isterken daha çok suça batışını izliyoruz. İzledikçe kimin masum olduğunu sorguluyoruz.

Cevdet’in karısı, Tarık ve Taner’in annesi Nermin çok farklı bir karakterle karşılıyor bizi. Tarık’ın ırsi olarak taşıdığı hastalığı görmüyor, görmemekle kalmıyor Tarık’ı öteleyerek, dışlayarak sevgisiz bırakıyor. Bütün sorunların içerisinden ise herkesi suçlayarak kurtuluyor Nermin.  Tarık’a karşı çok daha kolay suç işleyebilecek yeterliliğe sahip Taner annesi tarafından her seferinde daha fazla korunuyor ve kollanıyor. Başka bir dizide görünmez bir karakter olabilecekken Masum’un en ilgi çekici ve araştırılması gerekilen karakterlerinden.

Taner, karısı Rüya ile sağlıksız bir ilişki yaşarken Tarık’ı kurtarmak adına kendisini akıl almaz suçların içerisine sokuyor. Kaçarak kurtulmaya çalışıyor ama kaçtıkça daha fazla suça bulaşıyor.

Tarık ise adeta o ailenin içerisinde etkisiz bir eleman. Tarık ise tek istediği karısı Emel’in mutluluğu olan bir insan aslında. Ancak hastalığı bir yılan gibi elini değdiği herkesi zehirlemesini sağlıyor. Asla bir hastalık suç olarak kabul edilemezken ailesi o hastalığa sahip olarak sanki en büyük günahı işlemiş gibi davranıyorlar Tarık’a.

Emel kocası Tarık’ın hastalığıyla tek başına mücadele etmekten yorulmuş şansız bir kadın. Tarık’ı severken bu mücadele onu gittikçe duyarsızlaştırıyor. İhtiyacı olan ilgiyi Tarık’tan bulamadıkça adımlarını hep yanlış atıyor.

Rüya. Taner’in karısı. Hastalıklı bir ilişkinin içerisinden kendisini kurtaramayan her daim bu ilişkinin içine daha çok batan bir kadın. Bu ilişkisinin kendisini öldürdüğünün farkında bile değil. Yapayalnız, yardıma muhtaç ancak kimseden de yardım istemeyecek bir kadın. Tarık’ın sorunlarını örten ailesi gibi o da kendi problemlerini örtmekte ustalaşmış.

Sansür yok doğallık var

Artık sansür televizyon sektörünün vazgeçilmezi durumunda. Küfür eden birinin sesi kesilmiyor, sigara ve içkiler buğulanmıyor. O yüzden hiçbir sahne yapay değil. Hayatın içerisinden, olması gerektiği gibi yansıtılıyor. Dizi değil gerçek hayatın ta kendisini izliyoruz o nedenle.

Müzikler senaryoyla iç içe


Seçilen müzikler bir diziyle bu kadar tutarlı olabilirdi dedim çalınan her müzikte. Selda Balcan’ın “Katip Arzuhalım” türküsünün jenerikte dinlenmesi zaten en önemli detaylardan. Selda Balcan’la başlayan jenerik dizi içerisinde çalınan şarkılarla harmanlanıyor.

Emel ve Tarık’ın barda eğlenme sahnesinde arka fonda “Kaç yıl geçti aradan ayrı ayrı” şarkısını dinliyoruz. Tarık aynı şarkıyı yıllar sonra radyoda duyduğunda ise Emel’i hatırlayarak adeta bir kriz geçiriyor. Tarık’ın Emel’e olan özlemini, Emel’in kimseye anlatamadığı derdini anlatıyor bize bu şarkı.

Muhteşem oyuncu kadrosu

Daha önce farklı karakterlerde izlediğimiz oyuncuları aklımıza bile gelmeyecek karakterlere bürünmüş olarak izliyoruz. Leyla ile Mecnun’la ünlenen Ali Atay, Serkan Keskin’i farklı karakterlerin altından kalkarken izleyebiliyoruz. Bartu Küçükçağlayan’ı Yalan Dünya’daki Orçun karakteriyle izlemiş olanlarınız varsa takıntılı karakterle izlemeye hazır olsun.

Haluk Bilginer ise gerçekten rolünün hakkını verenlerden biri.

Masum Dizisi Oyuncuları

Hüzün ve eğlence bir arada

Masum’da bir duygudan diğer duyguya aniden geçebilirsiniz ve bu hiç de rahatsız edici olmaz. Ana teması bir suç olsa da eğlendiğiniz birçok sahneyi de içerisinde barındırıyor. Gerilimle yüklü bir sahneden bir anda hislerinizi allak bullak edecek komik bir sahneye geçebilirsiniz.

Her şeyden öte yabancı olmadığınız karakterleri ve aşina olduğunuz bir şehirde yabancı dizi formatında izleme olanağı hiçbir diziden almayacağımız bir hazzı içinde barındırıyor!

Hala izlemediyseniz izlemek için tam zamanı!

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.