Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Ölene Kadar 4. Bölümde Neler Oldu?

Ölene Kadar 4. Bölümde Neler Oldu?

Kendini tam 11 yıl boyunca hapse mahkum eden o işlemediği suçun asıl failini arama yolunda emin adımlarla ilerleyen Dağhan, geçtiğimiz hafta vurulmuştu. “İnsanı gerçeğe götüren yalnız bir yol, fakat ondan ayıran yol sayısı oldukça bol.” der La Bruyere. Dağhan da tam gerçeğe yaklaşmışken yine yolundan olur. Şimdi hep birlikte neler olmuş bu hafta hep birlikte bir göz atalım bakalım!

Dağhan Ölmedi!

Gerçeklerin peşinden koşmaktan asla vazgeçmeyen Dağhan vurulmuş ve yere düşmüştü.  Yerde bıraktığımız Dağhan’a ne olduğunu tam bir muammaydı. Her şey bitti ve Dağhan öldü zannederek Selvi, çaresizce onu uyandırmaya çalışmaktaydı. Tam bu anda Dağhan gözlerini açtı ve uyandı. Selvi’nin endişe bulutları anında yerini mutluluğa bıraktı ve bunu her ne kadar Dağhan’a hissettirmese de ona nasıl aşkla baktığı yüz ifadelerinden okunuyordu. Aslında tüm izleyiciler ve ben de dahil olmak üzere derin bir “Oh!!!” çektik. Meğer çelik yelek giymiş! Elbette gerçekleri öğrenmenin kolay olmadığını Yılmaz’ı takip edip çatışmaya girdiğinde anlamıştı Dağhan…

Tam bu andan sonra Selvi, olayı geçiştirip yarasına bakmaya çalışırken Dağhan sinirlenir ve bir şeyler sakladığından şüphelendiğini söyleyerek çıkışır.

Dağhan Bir Daha Vurulur!

Dağhan gözlerini açar açmaz onu vuranın nerede olduğunu sorar. Kalkıp peşlerinden koşmaya başlar. Onları arabayla kaçarken yakalar ve ateş açar. Onun ateş açtığını gören Yılmaz da Fahri’nin kullandığı arabadan Dağhan’a ateş açılır ve Dağhan kolundan vurulur. Ancak kurşun sıyırır ve Dağhan bir kez daha kurtulur. Yarasını sarmasına yardımcı olan Selvi ile olan yakınlaşmaları da daha ilk sahnelerde dikkatlerimizden kaçmadığını da söylemeden edemeyeceğim.

Dağhan Sayıklarsa…

Dağhan kan kaybı yüzünden sayıklarken Beril’le ilgili bir rüya görür. “Beril!” diye sayıklıyordur. Selvi ona şefkatle ve aşkla bakarken sayıklamayla birlikte büyü bozulur. “Aptal! İşte böyle alırsın ağzının payını!” diyerek hem ne kadar aşık olduğunu hem de ne kadar imkansız bir beklenti içinde olduğunu anlatır aslında. Selvi’ye üzülmemek ve empati yapmamak elde değil! Zavallı kız… Eve ağlayarak dönen Selvi, “Kimse benin kızımı ağlatamaz, topunun köküne kibrit suyu!” diyerek doğallığı ve şefkatiyle bu hüzünlü sahnede bizi gülümsetmeye yetti doğrusu!

Dağhan İkna Olmaz!

Yılmaz ve Fahri telaşla kaçarlarken, Yılmaz telefonunu düşürür.  Dağhan bunun peşine düşecektir. Bunun peşine düşerek bazı ipuçlarına ulaşabileceğini düşünür. Selvi, onu engellemek ve abisini koruyabilmek için olanları kendisi araştırmak ister ancak Dağhan ikna olmaz. Telefon kayıtlarından sadece iki numarayı aradığı ortaya çıkar, birinin kendi üstüne bir hat diğerinin de Fahri’nin numarası olduğu ortaya çıkar.

Dağhan her ne kadar Selvi’yi her seferinde azarlasa da aslında Selvi, her zaman Dağhan’a karşı sıcak davranıyor. Bu da aslında aşk olduğunun işareti değil mi dostlar!

Düşürülen Telefon 

Dağhan’ın ölmemesi her ne kadar Selvi’yi sevindirse de bu durum Ender’i çılgına çevirmiş durumda. Yılmaz ve Fahri’nin eline yüzüne bulaştırmasından dolayı onları bir güzel azarlamış ve tehditlere boğmuştur. Dağhan’a notu kimin gönderip, onu kışkırttığını öğrenmek için suçladığı başkomiser Rıdvan’ın yanına gider.Bunu Rıdvan’ın yaptığını düşünüyordur. Başkomiser Rıdvan ise kendisini savunur ve masum olduğunu ispat edeceğini söyler.

Her seferinde olduğu gibi bu ikisi kafa kafaya verince mutlaka bir sır perdesi aralanıyor değil mi? Tabi ki beklenen olur ve mobeselerden Fahri’nin o notu Dağhan’a bıraktığı anlaşılır.

Fahri’nin İşini Bitir!

Fahri’nin notu bıraktığını öğrenen Ender, Yılmaz’ın onu öldürmesini istiyordur. Ölmek istemeyen Fahri, Yılmaz’la uzlaşır ve cinayetini üstleneceğini söylemeyi kabul eder.

Yılmaz, Selvi’yi Gizlemeye Devam Ediyor!

Yılmaz, Selvi’yi gizleyebilmek için kırk takla atmaktadır ama Ender onu da Fahri aracılığıyla yakın markaja almış vaziyette. Yılmaz’ın yanında Selvi’yi gören Fahri, bunu hemen Ender’e yetiştirir. Yılmaz da Fahri’yi takip etmektedir. İkisini de ayrı ayrı idare ederek, kendi yaptığının ortaya çıkmaması için savaşmaktadır. Tertip olan bu iki asker arkadaşını birbirine düşüren Ender, daha ne kadar kötüleşecek merak ediyorum doğrusu!

Ender, Vildan’ı Öğrenir

Fahri telefonunu Dağhan’nın vurulduğu yerde düşürünce Selvi’yi nasıl arayacağını bilemez. Yılmaz, Fahri’nin telefonundan Selvi’yi arar. Fahri onları konuşurken dinler ve Yılmaz in Vildan dediğini duyar. Yılmaz daha sonra son arama kaydını siler. Fahri ise gördüklerini Erdem’e yetiştirir. Bunu öğrenir öğrenmez Ender, Yılmaz’ı yurt dışına göndermeye karar verir ve bir müddet ortada kaybolmasını ister. Bunun üzerine Yılmaz, Selvi’nin yanına gider ve işlerin iyice karıştığını anlatır.

Yılmaz ve Kasası 

Yılmaz bu yakalandığı telefon konuşmasında Selvi’ye bir kasadan bahseder ve kimse bulmadan o kasadakini almasını ister. Yılmaz çemberin daraldığının farkındadır. Selvi, aceleyle giderek kasayı hemen boşaltır. Dağhan ve Osman, Yılmaz’ın evine gelmeden onların o kasadakileri bulmasını engeller.

Osman Karakteri Yine Güldürdü!

Bir paket teslim etme bahanesiyle Yılmaz’ın evini öğrenmeye çalışan Dağhan, kurye olarak Osman’ı kullanması ile komik bir sahneyle yüzümüz güldü. “Bu paketi teslim edemedim en iyisi ben memleketime Trabzon’a döneyim. Zaten işten atılacağım…” diyerek paketi teslim edip, Dağhan’ı da yapamadığına inandırıp daha sonra sevindirdi. Aslında bizim sağduyulu tarafımıza da ufak bir gönderme yapmış senarist.

Kağıt Bulunur!

Yılmaz’ın evinde Selvi’nin adının yazılı olduğu bir kağıt bulan Dağhan, bir şeylerden şüphelenmeye başlar.

Beril-Şahika-Ender

Tam da başlıkta yazdığım gibi Şahika Beril’i korumak için Ender’le Beril’in arasına girmeye hazırdır. “Ne aradığını söylersen, sana yardımcı olabilirim.” diyerek aslında onun da gerçek katilin kim olduğunu öğrenmek istediğini hem de Ender’in bunu yaptığını kendince kanıtlamaya çalıştığını anlarız.

Beril, geçen bölüm bulduğu notu Dağhan’a göstermek için buluşmak istemiştir.  Notta: “Sezai Karalı artık sabrım tükenmeye başladı. Beni bilirsin dediğimi yaparım! Bir milyon dolar daha yollamazsan gözümü kırpmadan öldürürüm seni!” yazıyordu. Bunun üzerine Dağhan, Beril’e babasının mali kayıtlarını incelemesini ister.

Bu sahnede detayda Beril’in pişmanlığını da hissettik. Eski günlerden ve nasıl tanıştıklarından konuşurlar. Dağhan, bazı detayları hatırlayarak Beril’i şaşırtırken, aslında bizleri de şaşırtır!

Vee Müjde Tazminat Davası Kazanılır! 

Tazminat davası yürütülen Dağhan’ın, tüm bu olumsuzluklar içinde bu davayı kazanması haberi şenlik havası oluşturur. Müjdeyi fırsat bilen anne, aile kutlaması diyerek avukat Selvi’yi dışarıda yemeğe davet eder. Ancak Dağhan’ın annesi onların baş başa gitmesi konusunda kararlıdır ve yemeğe annenin baş ağrısı bahanesiyle aile gitmez. Böylelikle Dağhan ve Selvi’yi baş başa bırakabilmek için herkes seferber olur. Selvi’nin ilgisine de Dağhan yavaş yavaş cevap vermeye başlar. Dağhan bakalım ilerleyen günlerde Selvi’ye nasıl yaklaşacak?

Ender, Selvi’yi Tehdit Eder!

“Ya abinizi hapse göndereceksiniz ya da Dağhan’ı çıktığı deliğe!” diyerek Selvi’yi tehdit eden Ender, bakalım daha ne planlar yapıyor? Selvi tüm bunlara ne diyecek? Dağhan ve Beril, Ender’in izine rastlayabilecek mi? Hepimiz bekleyip, göreceğiz… Hoşçakalın!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.