Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Ölene Kadar 7. Bölümde Neler Oldu?

Ölene Kadar 7. Bölümde Neler Oldu?

“Öfke, zekanın alevini söndüren büyük bir rüzgardır.” der Andre Gide. Bu rüzgar, ruhumuzda fırtınalar koparır ve bizi biz yapan değerleri de beraberinde götürür. Onlar da bizden gidince bizden geriye sadece kemik yığını kalır.

“Öfkeye sarılmak, birine atmak için kavradığınız sıcak bir kömür parçası gibidir; yanan aslında sizsinizdir.” derken Buddha belki de tam olarak bunu kastediyordur. Aslında Dağhan bunun en canlı örneklerinden. Kendine yapılan haksızlığının peşine düşerken kendinden kaybettikleri kazanacağını sandıklardan daha fazla. Aslında bu bölümde bunun en açık seçik şekilde izledik.

Bölüm başlangıcında tabut içinde Ender’i, kazmayla ona mezar kazan bir Dağhan gördük. Tabi hal böyle olunca Dağhan kendi tabutunu da hazır etmiş oldu desek abartmış olmayız. Çünkü “İntikam” istikametine giden yolda bilet genelde tek yönde kesilir.

Şimdi gelin ilk sahneden hareketle bu bölümde neler yaşanmış hep birlikte görelim!

Dağhan-Beril Hesaplaşması

Dağhan’ın iş anlaşması kutlamasında takdim edildikten sonra neler yaşanacağının merakı içinde geçirdik haftayı. Tam da el sıkışırken bıraktığımız Dağhan ve Ender, samimiyetsiz şekilde birbirini kutladıktan sonra Dağhan Ender’in yanından ayrılarak Beril’in yanına doğru geçti. Beril’e geçmişe dair soracağı bir hesap vardı.

Halil Soysür’ün Ölüm Haberi

Geçen bölümde vurulduğunu tahmin ettiğim Halil’in öldüğü haberini ailesi aldığı esnada biz de bu üzücü haberi onlarla birlikte aldık. Bir aile bu haberle nasıl kahrolur duygusunu onlar kadar yoğun yaşadık. “Ne kadar rahat söylüyorsun! Babalar ölür mü hiç?” diye isyan ederken biz de onlarla gözyaşı döktük.

Beril-Ender

Dağhan’la davette atışan hasta ruhlu Ender, egosunun sarsılmasıyla Beril’le de tartışır. Beril, hala saflığından ödün vermeyerek o yalancıya inanır ve romantik anlar yaşarlar. Yeter artık Beril, inanma şu adama!

Dağhan Ender’e Silah Çeker!

Dağhan, babasının ölümünden sorumlu tuttuğu Ender’e silahla saldırır.  Ağzına silahı dayayıp tam tetiği çekeceği esnada polisler olaya müdahale eder ve Dağhan tutuklanır!

Dağhan Hapse Girer!

Selvi’nin tüm uyarılarını hiçe sayan Dağhan, gerçeklerin peşinde koşarkan kendini hapiste bulur. Tabi burada eski günleri aklına gelir ve bağırıp çağırmaya başlar.

Kimsin Sen Selvi!

Hapishanede onu avukatı olarak ziyarete gelen Selvi, onu çıkarmanın yollarını arayacağını söyler. Hapishanenin getirdiği psikolojiyle bağırıp çağırarak Selvi’yi Ender’le pazar yerinde buluşup konuşurken gördüğünü anlatır. “Yılanın başının Ender olduğunu neden söylemedin bana!”diyerek Selvi’ye çıkışır. Selvi de aşkından bunu yaptığını ima ederek Dağhan’a durumu anlatmaya çalışır ama Dağhan’ı sakinleştirmek mümkün değildir.

Selvi, Yılmaz’a Hesap Sorar!

Yılmaz’ın hem Osman’ı hem de Halil’i öldürmesinden şüphelenen Selvi, Yılmaz’a bunu sormaya gelir. Yılmaz ise “Ben senin için değil Halil’i, tüm dünyayı öldürürüm ama onu ben öldürmedim!” diyerek Selvi’ye duygu sömürüsü yapar. Aslında kötü bir adam olduğunu kendisini da kabul etmiyordur. Yılmaz,”Abini değiştiğin adama bak!” diyerek bu olayda üste çıkmaya da çalışır.

Dağhan, Babasının Ölümüyle Sarsılır!

Hapishanede babasının gidişinin acısına katlanmaya çalışan Dağhan, hepimizi bu sahneyle gözyaşlarına boğar.

Yas Evi!

Halil’in ölümüyle yeni heyecanlarla kurdukları ev, artık bir cenaze evidir. Hem de evin direği Halil Bey, artık bu dünyadan göçüp gitmiştir…

Rıdvan-Ender Buluşması

Olay yerinden mermi kovanını alan Rıdvan, bunu kullanarak Ender’den para koparma peşindedir. Bir numarada Ender, iki numarada Rıdvan var kötülükte!

Dağhan’ın Cenazeye Katılma İzni!

Babasına karşı son görevini yerine getirmek üzere savcılıktan izin alan Dağhan cenazeye gelir. Babasının mezarına toprak atarken gözyaşlarına boğulan Dağhan, bizi de gözyaşlarına boğar. Gözlerinden pişmanlık da okunan Dağhan, yüreklerimizi titretir. Babalarını kaybeden aile ise gözyaşları içinde atılan toprakları izlerken ona veda ederler gözleriyle… Halil sonsuzluğa uğurlanırken, hepimizin yüreğini parçalanır.

Cenazede biraz daha kalmak için, bağırıp çağırır Dağhan. Babasının yanında biraz daha kalabilmek için… Dağhan’ın annesi Sabiha Hanım da “Neden durmadın oğlum neden?”diyerek Dağhan’ı suçlar acılar içinde.

Yılmaz, Cenazeye Gelir!

Yılmaz, artık yaptıklarının, işlediği günahların altında ezilmekte ve vicdan azabı çekmektedir. Bu yüzden Halil’in cenazesine gelir. Onu gören Selvi, neden saçma sapan hareketler yaptığını sorarak onu oradan göndermeye uğraşır.

Osman Gitti!

Geçtiğimiz bölümde Ayşe ile arasındaki yakınlaşma ile yüzlerimizde kocaman bir gülümseme bırakan, tatlı bakışmalarıyla bizi bambaşka duygular yaşatan, hatırlatan Osman’ın ölümüyle geçen hafta en derinden sarsılmıştık. Osman’ın gidişi, en az Halil kadar hepimizi üzdü. Cenazeye de kimsenin katılmadığını öğrendiğimizde ise, bir kez daha üzüldüğümü söylemeden edemeyeceğim. Ölüme en azından sevdiklerinizin kalabalığıyla uğurlanmak ister, son yolculuğuna değil mi?

Selvi, Beril’i Arar!

Selvi, Beril’i arayarak Dağhan’ın ona ihtiyacı olduğunu ve yardım etmesi gerektiğini söyler. Beril, ne yardım gerekirse yapacağını söyleyerek soluğu Ender’in yanında alır. Ender’e şikayetinden vazgeçmesini, Dağhan’ın Ender’in yeniden ifadesinin alınması için elinden geleni yaptığını söyler. Eğer yeniden ifadesi alınırsa ve şaibe çıkarsa bu hem kendisi hem de şirket için iyi olmayacağını söyleyerek ikna etmeye çalışır.

Beril, Ender’e yakınmış gibi davransa da aslında tamamen durumu idare etmek için böyle davrandığını hala Dağhan’a karşı yoğun duygularının olduğunu her hareketinden anlıyoruz. Ancak Beril, bunu bir müddet daha, hatta gerçekler ortaya çıkana kadar gizleyeceğe benziyor.

Ender, Selvi’ye Koşar!

Ender, hem Beril’in söylediklerinin hesabını sormaya hem de yeni yeni tehditler savurarak Selvi’yi uyarır. Dağhan’ın kendisine ulaşmasına engel olması gerektiğini söyler. Aksi takdirde eğer Dağhan Ender’e ulaşırsa, Selvi’nin gerçekte kim olduğunu öğreneceğini hatırlatır. Dağhan’ın Ender’den uzak tutulması işini Selvi’nin üstlenmesi için her türlü tehditi savurarak Selvi’yi ikna eder.

Dağhan Kurtulur!

Selvi, Dağhan’ı hapisten tekrar kurtarır. Ancak bir daha suç işlerse kurtulması imkansızdır. Selvi ve Dağhan bu olayın ardından iyice yakınlaşırlar.

Dağhan, babasının ölümünü hala kabullenemeyip hiçbir şeyin eski tadı vermediğinden dem vurur. Selvi, babasının hatıralarını onun sevdiği şeyleri yapıp sevdiği yerlere gitmekle yapmasını söyleyerek onu şefkatle sarar. Selvi, Dağhan’ı teselli eder ve birlikte uyuyarak birbirlerine duydukları aşkı biraz daha kuvvetlendirirler.

Şahika, Babasıyla Konuşur!

Şahika, Ender’le ilgili endişelerinden bahseder. Ender’in bir şeyler sakladığından emin olduğunu söyleyen Şahika, babasına bu durumu anlatır. Babası ise bunu Şahika’nın bulmasını ister.

Zakire Teyze, Sabiha Hanım’a Gider!

Selvi’nin güvenliğinden endişe eden Zakire Teyze, Sabiha Hanım’a gider. Selvi’nin iyiliği için Sabiha Hanım’a “Oğluunuzu kızımdan uzak tutun!” der. Aslında her ne kadar aşklarına engel koyduğunu düşünsek de bir yerde haklı değil mi sizce de?

Dağhan Dertleşiyor!

Dağhan, Ender’e Yaklaşmaya Çalışıyor!

Babası Halil’in ölümüyle iyice bilenen Dağhan, Ender’den intikam almaya and içer ve nefesinin ensesinde olacağının sinyallerini verir.

Dağhan Eve Gelir!

Babasının kaybettikten sonra ilk kez eve gelen Dağhan, Ayşe ve Sabiha Hanım’la sarılarak hem dertleşir hem de hasret giderir. Baba olmayan evdeki eksiklik her şekilde hissedilmekte ve hem aileyi hem de ekranlarıbaşında bizi derin bir hüzne boğmaktadır.

Dağhan, Halil Cinayetini Araştırıyor!

Selvi, cinayete dair hiçbir kanıta ulaşamadığını söyleyerek Dağhan ve arkadaşına durumu anlatır. Zengin ve güçlü insanlar eğer böyle bir işe bulaşmışlarsa buna ulaşamayacaklarını, bu delil karartma duruma şaşırmadıklarını konuşurlar. Tüm bunlar ışığında, susup sinmek yerine, atağa geçmeye karar verirler.

Dağhan, Beril’i Uyarıyor!

Dağhan, babasının cinayetinden Ender’i sorumlu tuttuğunu söyler ve Beril’in Ender’den uzak durması gerektiğini, onun için bir tehdit oluşturacağını söylese de Beril, Ender’in kendine kıyamayacağını düşünerek hala toz pembe bir dünya içerisindedir.

Ender, Beril’e Saldırır!

Tabi ki Beril’in bu toz pembe dünyası çok vakit geçmeden başına yıkılır. Hastalıklı bir insan olduğundan sıklıkla bahsettiğim Ender’in, bu yönünü bu sefer en iğrenç yüzünü gördük belki de… Zorla karısına sahip olmak istemesi ve ona saldırması ile gerçekten bir kez daha Ender’den iğrendim.

Selvi-Eski Polis Karşılaşması

Dağhan’ın barakası önünde “Senin de içinde bir karanlık var. Karanlıktakiler ilk görüşte birbirlerini tanırlar.” diyerek karşılaşmıştı bizim eski polisle Selvi… Hiçbir lafı boşuna etmeyen eski polis dotumuz elbette bu lafı da bilinçli etmişti. Halil’in cenazesinde Selvi’yi, Yılmaz’la konuşurken yakaladığından etmişti bu lafları.

İşte tam da bunun üzerine Dağhan’la konuşan dostumuz, hem Selvi’nin foyasını ortaya çıkarmak hem de Ender’i alt etmek için planlara girişirler.

Yılmaz Yem Olur!

Onun için hayattaki en değerli olan iki adam işte şimdi tam olarak karşı karşıya gelmiştir. İşte tam da böylelikle Selvi’nin foyası ortaya çıkacaktır. Yılmaz’ı alıkoyarak pusuda bekleyen eski polis dostumuz, Yılmaz’ın yem olacağını duyan Selvi, bu haberi alır almaz Yılmaz’ı arayarak onu uyarır. Böylelikle, Selvi oltaya düşüp, Yılmaz’la olan bağlantısını ele verir.

Dağhan, Ender’i Ayağına Getirtir!

Ender’in korumalarını atlatmak üzere de plan yapan Dağhan, başarılı bir şekilde korumaları atlatır ve bu sefer Dağhan’ı tek başına kendi ayağına getirir. Ender’in suratına yumruklarını indiren Dağhan, adeta yılların hırsını çıkarır. Bir yandan mezar kazıp hazırlarken bir yandan da Ender’i ayıltarak her anını yaşamasını istediğini söyleyerek öfke ve kinini kusar.

Ve Şok!

Tam Ender’i canlı canlı elleriyle yaptığı tabutla gömeceği esnada Ender, Dağhan’ın oğlunun hala yaşadığını söyler. Dağhan’la birlikte biz de hayrete düşeriz ve bölüm sonu!

Aşk dolu bir haftayı geride bırakmıştık, bu hafta da öfke, intikam ve acıyla dolu bir bölüm izledik diyebilirim. Evin olduğu gibi dizinin de neşesi olan Halil’i kaybetmek beni de üzdü elbet. Yine bir şokla bitirilmesi de hepimizi merakta bıraktı ve bir sonraki hafta ne olacağının merakı içindeyiz. Sizce neler olacak?

Gelin bunu merak ededuralım, bu kadar gergin bir bölümün ardından Dağhan’ın dilinde olan şarkıyı Zeki Müren’in sesinden dinleyerek hem kulaklarımızın pası silinsin hem de usta sanatçı Zeki Müren’i yad edelim. Dağhan gibi söylemediğiniz dertlerinize tercüman olması dileğiyle. Hoşçakalın!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.