Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Ölene Kadar 8. Bölümde Neler Oldu?

Ölene Kadar 8. Bölümde Neler Oldu?

“Sevmek inanmak demektir.” demiş Goethe. Sevdiklerimize inanmak ve güvenmek. Başımıza ne gelirse gelsin, ne olursa olsun hep onlara dayanmak…  Dağhan’ın inanç sınavını nasıl vereceğini gördük bu bölümde. Sevmek için inanması gerekecek mi veya ikna olmak ona yetecek mi?

Diğer yandan hakikat arayışında ise son durumda neler olacak? Dağhan, ölümüne verdiği bu savaşta hangi ipuçlarına ulaşacak? Bu yolda bu sefer ne feda edecek?

Şimdi gelin hep birlikte bu bölümde neler olmuş bir bakalım:

Beril, Dert Yanıyor!

” Çok acıyor Sabiha Teyze! Ruhum ve etim çok acıyor!”

Ender’le tartışırken tartaklanan Beril, polis ve hastaneden önce soluğu Dağhanların evinde almıştı. Geçen haftadan beri ne olacağını merakla beklerken, Sabiha Hanım’ın Beril’in yaralarını sardığını ve ona yardımcı olduğunu gördük. Ancak Dağhan’ın başına gelenlerden Beril’i sorumlu tutuyordu. Beril’in evde kalmasına izin vermeyecekti. Bunu Dağhan için yapıyordu.  Beril ise yaşadıklarından dolayı derin bir yara almıştır.

Dağhan – Mehmet Tartışması

“Senin baban gittiyse benim de oğlum yerine koyduğum Osman gitti!”

Ender’i öldürmek üzereyken bıraktığımız Dağhan’ı, ilk sahnede barakada yakaladık. Mehmet ile tartışmalarından anladığımız gibi Ender’i öldürmemişti. Mehmet ise çok öfkeliydi. Çünkü Mehmet’in de ciğeri Osman’ın gidişiyle yanmakta ve kalbini intikam ateşi sarmaktaydı. Ender’i öldürmediği için Dağhan’ı suçluyordu.

Ender Şikayetçi Olur!

Selvi’yi arayan Ender, Dağhan’dan şikayetçi olacaktır. Selvi de sanki haberi yokmuş da Ender arayınca öğrenmiş gibi Dağhan’ı arar. Savcılığın hükmünü bozduğunu ve yeniden içeri alınabileceği söyler. Selvi, bu konuda Ender’i ikna etmek için Ender’in yanına gidecektir.

Maço!

Dağhan köpürür ve Ender’in yanına gitmemesi gerektiği konusunda sert bir dille uyarır, eğer giderse kendisini kaybedeceğini söyler. Tam bir maço olan Dağhan’ı bir kez daha karşımızda görürüz.

Taksici Yüzleri Güldürür!

“Maço ya!” diyerek telefonu kapatan Selvi, taksicinin “Bu yakada mı karşı yakada mı?” sorusuyla toparlanır ve anlamaz bir ifadeyle taksiciye bakar. “Senin maço bu yakada mı karşı yakada mı?” diyerek yüzlerimizi biraz olsun bu gergin sahnelerin arasında güldürür.

Selvi’nin Yılmaz’ı Aradığı Ortaya Çıkar!

Yılmaz’ı rehin alan Mehmet ve Dağhan, Selvi ile Yılmaz’ın bir bağlantısı olup olmadığının peşindedir. Diğer taraftan da bu konunun Ender’le bir ilgisi olduğunu da hissetmektedir.

Ender, Beril’i Eve Getirtir!

Fahri, Beril’i tam karakola girerken yakalar ve onu eve götürmekle görevlendirildiğini söyler. Gitmemekte ısrar eden Beril’i bir şekilde ikna eder Fahri.

Beril, Ender’e Saldırır!

Hem kendisine yaptıkları, hem de yılların birikimiyle dolan Beril, masadaki bıçağı kaptığı gibi Ender’in boğazına yapışır. Çocuğunun yerini öğrendikten sonra onu öldüreceği söyler. Direnen Ender’le boğuşan Beril, en sonunda Ender’in elini yaralar.

Selvi, Gerçekleri Gizlemekte Zorlanır!

“Madem mahkemenizi kurdunuz, yargılıyorsunuz ben de suçluların tarafına geçeyim.”

Yılmaz yıllar önce yaptığı hatayı kapatmak için yalanlarına devam ediyor. Ender’in peşinde olduğunu hatta ismini bile bilmediğini söyler. Ancak çember gittikçe daralmaktadır.

Sen Benim Düşmanım Mısın?


“Neden Selvi, neden hep arkamdan iş çeviriyorsun?” diyerek bağıran Dağhan, Selvi’nin bir şeyler gizlediğinden emindir. Ender’le olan geçmişinden haberdar olduğunu söyler. Bir vefa borcundan dolayı Ender’i koruduğunu söyleyen Dağhan, sorular sorarak Selvi’yi sıkıştırarak bilgi almaya çalışır.

Açığını kolladığını, aslında bazı şeyleri bilip stratejik davrandığını belirten Dağhan, Selvi’yi derinden sarsar. Selvi her şey yalan mıydı diye sorgularken  Dağhan’ın “Sen ne kadar yalansan, ben de o kadar yalandım.” demesi Selvi’yi sarsar.

Ve Ayrılık

Selvi ve Dağhan arasındaki ilişki büyük bir darbe almıştır. Fonda çalan “Bir acayip derde düştüm.” şarkısı ikisinin de yüreklerinde yaşadığı acıyı bize anlatır.

Beril Hapiste!

Beril, Ender’i yaraladığı için hapistedir. İronik bir sahne olmamış mı sizce de? Sevdiği adama yıllarca inanmayıp onu suçlamış ve şu an aynı duruma kendisi düşmüştür.

Selvi, Ender ve Yılmaz’ı Koruyor!

Yılmaz’ı konuşturan ikili, çıkarımlar yapmak için işe koyulur. Dağhan Yılmaz ve Fahri’nin harfi harfine aynı şeyleri anlattıklarına bakarak birinin bu ifadeleri ezberlemiş olduğu sonucunu çıkarır. Selvi’nin Ender ve Yılmaz’ı koruduğu için ikisinin arasında bir bağlantı olduğunu ve Yılmaz’ın Ender’e çalıştığını anlar.

Selvi, Zakire Teyze’yle Dertleşiyor!

Selvi’nin ağladığını gören Zakire Teyze, nedenini sorar. Selvi, Dağhan’la ayrıldığını söyler. Zakire Teyze de “En iyisi oldu. Dağhan, öyle bir ihanete uğramış ki yanmış kalbi!” diyerek ayrılıklarının en doğrusu olduğunu söyler. Selvi, ona yalan söylediğinin verdiği vicdan azabıyla kahrolur.

Dağhan, Dağıldı!

Bir çocuğunun olduğu fikri, Selvi ile ayrılık derken Dağhan’ın kafası allak bullak olmuştur. Ancak Beril’in hapiste olduğunu öğrendiğinde ne yapacağını bilemeyecektir.

Yılmaz, Ayşe’nin Etrafında!

Yılmaz ise Dağhan’ın kardeşi Ayşe’nin peşindedir. Onu tehdit etmek istiyordur. Ender, Yılmaz vasıtasıyla Dağhan’ın en sevdiklerini kullanacak ve ona zarar verecektir.

Bu sırada Selvi ise Dağhan hakkında tutuklanma talebi çıktığını öğrenmiştir.

Dağhan, Rıdvan’a Meydan Okur!

Kendisi hakkındaki tutuklama talebini yırtıp atan Dağhan ise Beril’i görmek isteyecektir.

Dağhan – Beril Buluşması

Dağhan, çocuğuna ne olduğunu öğrenmek için Beril’i görmek ister. Dağhan, çocuğunu Ender’in başka birilerine vermesine izin veren Beril’le tartışır. Çocuğuna ne olursa olsun sahip çıkacaktır.

Selvi, Patlar!

Selvi artık bir şeyler gizlemekten yalan söylemekten yorulmuştur.

Selvi yalan söylemekten yorulmuştur. Yılmaz’la tartışır. Yılmaz ise Selvi’yi suçluyordur. Dağhan’ı hapisten çıkartarak asıl o Dağhan’ı başlarına bela etmiştir. Selvi, bu yükü daha fazla taşımayacak Dağhan’a her şeyi anlatacaktır.

Bu arada kıyafet seçimleriyle her bölümde aklımızı başımızdan alan Selvi, kırmızı deri montuyla bu bölüm de gönüllerimizi fethettiğini söylemeden geçemeyeceğim.

Beril Olanları Aileye Anlatıyor!

Ender’in kötü olmasına şaşırmamak lazım. Beril’in Ender’in yaptıklarını ailesine anlatması hiçbir işe yaramaz. Hatta bu olayı unutması istenir.

Dağhan, Ender’in Evini Basar!

Çocuğunun yerini öğrenmek için, karakol çıkışı eve gelen Ender’in evini basar!

Şahika-Beril Konuşması

Şahika’yı Beril’in gözünü açma rolüyle tanıdık. O duruma devam ediyor ve Ender’i nasıl alt edeceğini anlatıyor. Şahika, eğer Ender’i alt etmek istiyorsan, ona verdiğin finansal gücü geri alarak onu zayıflatıp yok etmelisin diyerek Beril’in bir kez daha gözünü açar.

Özlem!

Her ne kadar ayrıldık deseler de birbirlerini deliler gibi özlemektedir Dağhan ve Selvi… Aşkları aralarındaki sır perdeleri kalktığında belki de ölümsüzleşecek…

Rüya

Dağhan, rüyalarında bile sorularının cevabını arıyor. Rüyasında aşkını itiraf eden “Şefkatine muhtaç olduğum kadını görüyorum, kollarında ölmek istediğim kadını…” diyerek hepimizin kalbini yaralar. Bekleme Dağhan, şu inadınızdan vazgeçip, gerçekleri konuşup hep birlikte olun artık!

Dağhan, Ortak Olduğunu Anlatır!

Sabiha Hanım, bu Şahika ile olan ortaklığı kabullenemez. Dağhan’a geçmişte zarar verem bu insanların etrafında olmaması gerektiğini söyler.

Hastalıklı Ender!

Beril’in, Şahika’nın yanında kalmasıyla evde kalan Ender, iyice kendi kendini yemekte ve hastalıklı hallerinin şiddetini artırmaktadır.

Ender, çocuğu da hazırlatarak Dağhan’a göstermek üzere yola koyulurken biz de bekleyelim bakalım ne hayinlikler peşinde!

Selvi, Kararını Verir!

Selvi, Dağhan’a gerçekleri anlatmak için kararını verir ve kendi kendine prova yaparak duruma hazırlanır. “Başına gelen bütün bunların sebebi benim.” diyerek evden çıkar.

Şahika-Dağhan Buluşması

Şirket içerisinde Şahika’nın kendisini temsil etmesini isteyen Dağhan, ceza aldığını ve kardeşi Ender’e yaklaşamayacağını söyler. Bununla birlikte Şahika’nın Ender ile olan rekabetinin farkında olduğunu ve bu yüzden de Selvi’nin Ender’le olan ilişkisini öğrenmesini ister.

İntikam Ateşi

İntikam ateşi Mehmet’in yüreğini gittikçe sarmaktadır!

Ender-Dağhan-Beril Buluşması

Bu üçlüyü biraraya getiren sebep, tabiki Dağhan ve Ender’in çocuğu… Tabiki hasta ruhlu Ender, yine yapacağını yapmış ve bir çocuk parkına 9 tane “Özgür” isimli çocuğu biraraya getirerek tehdit etmeye başlamıştır. Bu kozu kullanarak Beril ve Dağhan’ı daha çok tehdit edip, oyalacağını bir kez daha anlamış olduk böylelikle.

Mehmet, Ender’in Yolunu Keser!

Çılgına dönen Mehmet, Ender’in yolunu keser!

Dağhan, Gerçek Özgür’ü Bulur!

Fahri’nin penceresinden evi izleyen Dağhan, bir şeyleri anladığını düşünüyorum. Gerçek Özgür, Fahri’nin güya oğlu olan çocuk…

Ender, Gözlerini Bir Evde Açar!

Çatışma esnasında bayılan Ender, gözlerini bir evde açar ve bir beyefendinin kendisiyle tanışacağını öğrenir. Şimdilik kendisinin ve annesinin dostu olarak kendini tanıtan beyefendi, Ender’e saldıranlar konusunda da yardımcı olacağını söyler.

Beyefendi, bu insanlara ne yapmak istediğini sorar ve Ender cevabı yapıştırır.

Yalan Mıydı?

Hışımla Dağhan’ın kaldığı barakaya giren Selvi, tüm geçen zamanları sorgulamaya başlar. Ona bakışının, dokunuşunun ve yaşadıklarının yalan olup olmadığını sorar. Mehmet (Eski Polis)’in dolduruşuna geldiğini, düşündüklerinin doğru olmadığını söyler. Dağhan da Selvi’nin bir yalancı olduğunu söyleyerek inanmaz ve tartışmaya başlarlar.

Selvi Kim?

 

Tartışma ilerledikçe, Selvi aslında ona ihanet etmediğini gerçekte neler olduğunu bilmediğini söyleyerek onu ikna etmeye çalışır. Gittikçe çemberin daraldığının farkında olan Selvi, “Ben kimim acaba?” diyerek Dağhan’ın kafasındaki soru işaretlerini gidermek yerine yenilerini ekler. Çünkü artık kendisi de bu durumdan sıkılmıştır.

Sen kimsin diye sorar Dağhan, “Senin yakıp kül ettiğin kadınım.” der. Dağhan da “Ben yanmıyor muyum? zannediyorsun.” der. Dağhan, Selvi’nin kulağına “Seni çok seviyorum.” diye fısıldar ve ben de dahil hepimiz oh be sonunda dedik.

Aralarında su sızmayan çiftimiz geceyi birlikte geçirirler ve tam o esnada barakanın etrafı Beyefendi’nin adamlarıyla çevrilir. Bölüm sonunu da bu şekilde yapmış oluruz.

Peki şimdi ne olacak? Tam birbirlerine aşklarını itiraf etmişken, kavuşmuşken bu hikaye yarım mı kalacak? Onu hep birlikte bekleyip göreceğiz. Bu bölüm aksiyon açısından yetersizdi diğer bölümlere nazaran onu kabul edelim. Ama karara varma konusunda başarılı, aşkla dolu bir bölümdü.

Diğer yandan, aslında bu bölümde o hakikat arayışının telaşlı koşturmasında tam olarak yansıtılamayan karakterlerin psikolojik tahlillerine, durumlarına önem verilmiştir. Bazen olayın akışında kaçırdığımız duyguları, bu dingin bölümde anladık diyebilirim.

Bu kadar değerlendirmeden sonra hem güncel hem de bölümün özeti niteliğinde olan şarkıyla bitireyim istiyorum. “Seni unutmaya ömrüm yeter mi?” diyelim o zaman. Hoşçakalın!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.