Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Poyraz Karayel: Kadınlar Bir Kez Sever

Poyraz Karayel: Kadınlar Bir Kez Sever

Sevmek. Öyle sevmek ki karşısındakine zarar verdiğini göremeden sevmek. Ondan vazgeçemediğin için onun mutsuz olduğunu göremeden sevmek. Çınar işte öyle seviyordu. Zarar verdiğini göremeden seviyordu Ayşegül’ü. Ayşegül ise zaten sevmişti bir kez. Başkasına yer yoktu kalbinde.

Çınar’a ilk defa üzüldüm bu bölümde. İsyanını duyduk çünkü. Ayşegül olmadan nefes alamıyor, kendine gelemiyordu. Ayşegül ise Çınar’ın yanındayken dahi onunla değildi. Çınar’la olmak mutsuzluktu Ayşegül için. Çınar ise “Neden benimle evlendi?” diye isyan ediyordu. Çoğu zaman kendini kaybederek hem de. Ayşegül’ün Poyraz’a aşık olduğunu ve Poyraz’ın yaşadığını bildiği halde sevmeye devam ediyordu Ayşegül’ü. Oysa farkında değildi sevgisinin Ayşegül’ü öldürdüğünden.

Diğer yanda Poyraz var tabi. Yavuz öldükten sonra tasını tarağını toplayıp gitmeye karar veren Poyraz. Poyraz’ı durdurabilen tek şey ise Ayşegül’ün varlığı. Ayşegül’le var oluyor, Ayşegül’ün onunla olamadığını gördükçe o da ölüyor içten içe. “Bencil olalım.” isyanı son zamanlardaki en haklı isyan belki de. Başkaları uğruna, onların iyiliği uğruna uğraştıkça tükenmediler mi yıllarca? Birbirlerinden uzaklaşmadılar mı?

Çınar ne kadar sevse de Ayşegül’ü bencillikten payını almadan sevemiyor. Birinin başkasını sevdiğini bildiğiniz halde ondan vazgeçememek, onun size gelişini beklemek bencillik aslında. Ayşegül’ün duygularını önemsemiş olsaydı Çınar, kendi duygularının ona zarar verdiğini kabul ederdi zaten. Ayşegül’ün kendisini asla sevemeyeceğini kabul etseydi kendisine gelişini bu kadar arzulu istemezdi.

Bu nedenle Poyraz’ın en haklı isyanı bencil olmayı istemek. Herkesin kendisini düşündüğü, çevresindeki herkesin “Önce ben” dediği bir ortamda çoktan bencil olmaya başlamalıydı Ayşegül ve Poyraz’da.

czgtc3vw8aiw-g1

Bu hikayede neredeyse herkes bencilliğin ucundan kıyısından kendine bir parça buluyor. Nevra, Çınar’dan başka bir şey düşünmediği için en büyük payı o alıyor. Çınar’ın tek bir sözüne bakıyor. Sahte de olsa, yalan da olsa bir sevginin içinde olmasını istiyor. Kendisini sevmeyen bir insanla da olsa yeter ki Çınar mutlu olsun. Bir adım sonrasını düşünmeden yaşıyor Nevra’da. Her daim şantajla ve öfkeyle.

Gerçi Nevra’nın kendi oğlu Yavuz’a bile yaptıklarını düşününce Despina’nın birini öldürdüğü görüp bunu aleyhine kullanmaması düşünülemezdi. Ayşegül ise akıllı mantıklı davranarak Nevra’nnı tehdidini Poyraz’a söylemekte gecikmedi. Bu olaydaki en büyük inancımsa Poyraz. Poyraz ne yapar yapar halleder bu işi. Bu bölümde olmasa da sonraki bölümlerde. Poyraz’a güvenim tam bu konuda ^^ Ancak Çınar, Ayşegül’ün onu ikinci kez terk etmesine katlanabilir mi bilinmez.

Sonra Songül ve Sadrettin. Birbirlerine sevmedikleri, evliliklerini sürdürmek için büyük bir çaba harcamadıkları ilk bölümlerden beri belliydi. Fatih’in hem Melis’i hem de Songül’ü idare edişleri ise başına gittikçe bela olacak gibi. Melis’i etkilemek için Songül’ün parasını kullanan Fatih’in yolunun Sadrettin’le de kesişmesi gittikçe köşeye sıkıştığının da işareti. Nitekim Melis’e yakalanması da altından kalkamayacağı bir sorunla yüzleştirecek Fatih’i.

czgfaa8xuaqge9x

Eda’nın kaybolan ajan olayından bambaşka bir detay çıkması ise sanıyorum herkesi şaşırtmaya yetti. Kerem’i neden bu kadar önemsediği detayından dönüp dolaşıp Kerem’in Eda’nın sevgilisi olduğu gerçeğiyle karşılaşmak şaşırtıcı oldu. Kerem’i bulmak için elinden ne geliyorsa yapan Eda’nın Kerem’e ulaşmak için gözünü kırpmadan Poyraz’ı vurması da Eda-Poyraz ilişkisinde bir kırılma oluşturdu.

Kerem hikayesinin altından daha neler çıkacak merak içerisindeyim. Eda, Kerem için her şeyi göze alıp gemileri yakacak kadar çok seviyor orası belli. Ancak Kerem bu ilişkide hangi noktada? Eda’nın sevdiği gibi Kerem’i de Eda’yı severken görebilecek miyiz? Orası benim için şimdilik muamma.

Mümtaz’ın ise neden hedef alındığını anlamayanlardanım. Nevra’nın Mümtaz tehdidi nereye kadar gidecek, bu olay nereye bağlanacak merak ettiklerimden biri de bu durum. Ucu yeniden Poyraz ve Ayşegül’e dokunacağı kesin de nasıl dokunacak, Poyraz’ı ve Ayşegül’ü nasıl bir belaya bulaştıracak izleyip göreceğiz.

Orhan Solmaz’ı arayan kadının Tefeci olayında bir anda ortaya çıkması ise güldürdü. Zülfikar,Taşkafa, Sadrettin’den kurtulduğunu sanan sevgili Tefeci, Orhan Solmaz’ı arayan kadından kurtulamadı. Tabi kim bu Orhan Solmaz, kim bu kadın? Nedir esrarı hala çözebilmiş değiliz.

Son olarak, Poyraz Karayel göndermeleri dizide en sevdiklerimden. Dizi içinde dizi izleme sahneleri alıştığımız durumlardan. Ancak bu durumun güzel bir şey için kullanılması çok tatlı olmuş. Şebnem Hassanisoughi’nin doğum günü için Vatanım Sensin’i izleyen Sinan’ın Poyraz’ı çağırarak “Baba bu kadın anneme benzemiyor mu?” diye sormasıyla başlayan sahne hem anlamlı hem de düşünceli oldu. O sahneyi buraya almadan da geçmeyelim:


Nuri Bilge Ceylan’ımız da var tabi. İnternette çoğu yerde “laf attı” diye geçse de bu durum tam bir laf atma olarak görülemez. Nuri Bilge Ceylan’ın filmleri akışın yavaş olduğu filmler. “Uzun uzun hiç aksiyon yok” gibi bir eleştiriyi elbetteki hak etmiyor ancak arkasından gelen “derin ve manalı” sözünü de yabana atmamak lazım.

Sevgiyle kaldığımız bölümler dileğiyle!

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.