Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Poyraz Karayel 73.Bölüm: Her Seferinde Daha Çok Sevmek

Poyraz Karayel 73.Bölüm: Her Seferinde Daha Çok Sevmek

Acı hayatımızın neredeyse bir parçası öyle değil mi? Acı çekmek değil çekmemek ayıp oldu artık. Acı ne kadar çoksa o kadar olgunlaştırırmış insanı. İnsan, insan olmayı ancak o zaman öğrenirmiş. Poyraz da Ayşegül de çok acı çekti. Ağladı, özledi bazen öfkeyle bazen sevgiyle baktılar birbirlerine. Ancak yine de unutmadılar sevgilerini de birbirlerine verdikleri değerleri de. Ve bir an için unutmadılar Ayşegül ve Poyraz olduklarını.

“Başımıza gelen her bir kötülük bizi birbirimize daha çok yaklaştırdı. Ben her seferinde daha çok sevdim seni.” dedi Poyraz Ayşegül’ün gözlerinin içine bakıp. Öyleydi, sevgi durmadan artmıştı ikisi için de. Hayatlarına giren yeni insanlar ve hayatlarından çıkan onca insan bir tek sevgilerini değiştirmemişti. Zaten sevgi değişirse geriye ne kalırdı ki?

poyraz karayel 73.bölüm

Ayşegül, sen hayırdır?

Hadi biraz başa dönelim. Poyraz’ın, Eda’yı kurtardığı Ayşegül’ün ise Çınar vakasıyla uğraştığı anlarda kalmıştık. Ayşegül’den tam da beklediğim tepkiyi gördüm. Çınar’ın kafasında parçalanan bir vazo tam da Ayşegül’ün yapacağı bir şey olmalıydı. Kafasına bir darbe alan Çınar’ın ise ne sarhoşluğu kaldı ne de “evliliği gerçek bir evlilik” yapma hali.

Çınar ve Ayşegül yüzleşmesi de yaşanmalıydı, nitekim yaşandı da. Ayşegül’ün son derece dürüst davranıp bir tehditle o evde kaldığını söylemesiyle Çınar’ın Nevra’nın karşısına çıkması bir oldu. Her şey ne kadar da basitmiş öyle değil mi? Keşke en baştan Nevra’nın ilk tehdidini duyduğunda söyleseydi gerçekleri Ayşegül. Çınar, kayıtları sildi, Ayşegül ise tutsaklığından kurtuldu.

Çınar, Ayşegül’ü tutsaklıktan kurtardı. Ancak gidişini sandığı kadar kolay benimseyemedi. Bülent’i Ayşegül’ün peşine takması, Ayşegül’e ne olursa olsun yeniden ulaşmaya çalışması yaşadıklarını kabullenmediğinin göstergesiydi. Ayşegül’ü kolay kolay unutamayacak aslında orası biraz kesin. Ancak benim korkum özellikle onu Hikmet zannettiği Poyraz’la görmesinden sonra bu işin hırs oyununa dönmesi.

Çınar ne de olsa Nevra’nın oğlu. Sevgi konusunda ikisinin de benzer olduğuna inanıyorum nedense. Nevra da en az Çınar kadar takıntılı bir aşıktı eminim. Oğluna olan sevgisinden bile anlıyoruz bunu. Sevmediğini sevmiyor, sevdiğini ise her şeyden koruyor. İşte bana kalırsa Çınar da öyle. Şimdilik zararsız olan Çınar’ın ilk gözü dönmüşlüğünü geçen bölüm yaşadık. Devamı da gelecek bana kalırsa. Acı bazen insanları daha kötü biri yapar.

poyraz karayel 73.bölüm

Sarıl bana Poyraz!

Ayşegül ise yaşadığı olayın arkasından yine Poyraz’ın yanındaydı. Gözyaşları da tüm zayıflığı da Poyraz’ın yanındayken gösteriyordu kendisini. Ondan güç alırken bazen tüm yüklerinden kurtulup sadece olduğu gibi kalabiliyordu. Ayşegül ve Poyraz’ın geçmişlerine ilk dönüşleriydi bu anlarda. Eski evlerine adım atmadan önce eski bağlarını yani eski sevgilerini yeniden görmek umut vericiydi. Hani Ayşegül şu an her şey donsa hiç konuşmasan dedi ya işte o an donsaydı her şey saatlerce biz bile bakabilirdik onlara.

Gelelim Poyraz’a. O Halil’i öldürdü ya işte o an deliliğini yeniden gördük. Kerem’in kendisini kurtarmak için Halil’i rehin alması çok fazla işe yaramadı. Gözü kara Poyraz’ımız beklenmeyeni yine yaptı ve hiç düşünmeden çekti vurdu Halil’i. Kerem’i de yakalamak çok zor olmadı haliyle.

Kısa Kısa

Eda. Dizinin anlayamadığım kadınlardan biri. Sadece bir aşk acısı çekmesi ve bir yanlış yapmasıyla bölümlerce ağlarken mi göreceğiz onu? Kerem, Eda’yı sevmiş. Söylediği kadarıyla. Yeni hayatına adım attığında ve istihbaratın karşısına geçtiğinde ise Eda’nın bu hayata uyumlu olmadığına inanmış ve Eda’dan vazgeçivermiş. İşte sevgili Kerem bey, o zaman zaten sevmemiş oluyorsun. Sevgiyle başlayan cümle vazgeçmekle bitiyorsa o sevmemeye eşit oluyor. Eda ise işlerinden, görevlerinden pek uzakta şu an. Kerem’le yüzleşmesi, Kerem’in yalanları derken bu kadar düşmemeliydi. Daha güçlü ve daha toparlanmış olarak görmek istiyorum onu artık. Kendine gel Eda!

Nevra’nın tehdidinin ise istihbaratın oyununa dönmesi ise asıl şaşırtıcı olandı. Nevra’nın Kerem’i kurtarma planı bir anda Nevra’nın Girişim’in arkasındaki güç olarak ortaya çıkarma planına dönüşüverdi. Poyraz’ın Nevra’nın paltosundaki düğmeyle, Yavuz’un cesedindeki düğmenin aynı olduğunu da fark etmesiyle Nevra üzerindeki şüpheler de bir hayli artıverdi. Mümtaz’ın kime çalıştığımı görmek istiyorum demesiyle de Nevra’nın ortaya çıkışı zor olmadı. Nevra istihbaratı ele geçirdiğini zannederken istihbaratın eline düşüverdi.

Bu bölümde ilk defa Orhan Solmaz’a hiç olmadığı kadar yaklaştık. Orhan Solmaz’ın Nevra’nın sevgilisi ve Çınar’ın babası olduğu geçen bölüm mektuptaki O.S. harflerinden sezdirilmişti. Bunun bir yanıltma olup olmadığını ise ne yazık ki Orhan Solmaz ortaya çıkana kadar anlayamayacağız. Ancak Orhan Solmaz’ı bir yerle bağlamak istiyorlarsa Nevra’nın sevgilisi olarak bağlamaları pek bir tatlı olur.

Sevgili Orhan Solmaz’ı arayan kadının Zülfo’muzla karşılaşması ise bölümün en sürprizli sahnesi oldu. Dizinin en renkli karakterlerden birini öldürecek değiliz diye umuyorum? Diziye final yaptırmak gibi bir plan yoksa (tövbeler olsun böyle cümle yazılır mı?) Zülfikar da ölmez. Zülfikar’ın ise Orhan Solmaz’ı tanıdığı ortaya çıkarsa Orhan Solmaz’ın kimliğini de öğrenip rahat uyuruz o bölüm. Hadi olsun böyle bir şey. Ne zaman olur, haftaya olur mu ki?

poyraz karayel 73.bölüm

Ay bunların hepsi benim için mi?

Poyraz’ın eski evine yeniden dönmesiyle ise Poyraz Ayşegül günlerine geri dönüverdik. Çok tatlılardı, tabi Çınar’ın onları gözlediğine şahit olmasaydık iyiydi.

Bir Karayel olan Meltem’in “Zülfo, evlenek mi?”sini de unutmayacağım. Ayşegül’e evlenme teklif ederken balkondan atlayıp çıtayı arşa çıkartan Poyraz Karayel’i saymazsak Meltem’in evlenme teklifi de tam ona göre en doğalından en güzelindendi. “Ben normalde evlenmem ama bana senden başkası da katlanmaz” lafıyla bizi bizden aldı. Zülfikar’dan evlenme teklifi beklerken Meltem’in teklifi de örnek oluversin ne olacak? İlla erkek evlenme teklif eder diye bir kural mı var? Varsa bile Meltem Karayel tarafından kırılır o kurallar.

Despina’nın o stresli anlarına da son vermemiz iyi oldu. Sürekli gidip gidip “Ben itiraf edeceğim suçumu” demelerinin bir sonu geldi. Aslında Despina’ya kızdığım yan birisini vurup polise gitmek istemesi değil. Çünkü birini öldürmek büyük bir vicdan azabı, bu da çok doğal. Ama Despina öldürdüğü için değil birisini öldürmesi başkasına sorun yarattığı için kendini ihbar etmek istiyordu. Kimse panik yapmıyorken onun panik yapması çıkmaza sürüklüyordu olaylar. Neyse ki çözüldü. Neyse ki Bahri var.

 

 

 

 

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.