Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Poyraz Karayel 76.Bölüm: Tek İhtiyacımız Sevgi

Poyraz Karayel 76.Bölüm: Tek İhtiyacımız Sevgi

An gelir en büyük acıların hayatımızın tam ortasına gelip oturduğunu, ondan kurtulamadığımızı hissederiz. Sorumluluklar ağır bir yük gibi sırtımızda her geçen gün ağırlaşarak bizi güçsüz kılmaya başlar. Sevdiklerimiz ve yapmak istemediklerimiz arasında insani bir kaygıyla dolanıp dururuz. Sevdiğimiz o insan bizi hayal kırıklığına uğratabilecek o adımı attığında inanamayız yaşadıklarımıza. Canımızı yakan ise o insan değildir. Anılarımız, yaşadıklarımız, onlarca sevgi sözcüğü kafamızda dolanır. Neyin yalan olduğunu anlayamayız. Gördüğümüz bu sahne mi yoksa yaşadığımız onca anı mı?

Ayşegül, Poyraz ve Eda’yı gördüğünde olanlara inanmaktan başka çaresi kalmamıştı. Ancak o ana kadar onu yolundan döndürebilecek onlarca şey vardı. Eda’ya tek cümlede inanmayı seçerken o ana kadar tanıdığı Poyraz’ı da bir kenara bırakmıştı. Eda’nın günlerce şüpheli davranışlarını unutmuş, Poyraz’ın kendisini aldatma fikrini kabul etmişti. Çünkü karşınızdaki insana duyduğunuz güven ne kadar yüksek olsa dahi aldatmanın en küçük şüphesi bile insanı büyük kararlar almaya itiyordu. Ayşegül, Poyraz’ı dinlemeden o kapıdan çıkarken belki ona kızıyor, Poyraz’a haksızlık yaptığına inanıyorduk. Ancak bir an için kendimizi onun yerine koyduğumuzda, sevdiğiniz değer verdiğiniz bir adam tarafından aldatılmak bazen kulaklarınızı her şeye kapatmanızı, herkesten her şeyden uzaklaşmanıza neden oluyordu.

Eda ise kızına kavuşabilmek için Nevra’nın planlarına göre hareket ediyordu. Kerem konusunda nasıl düşünmeden hareket ettiyse kızı konusunda da aynı adımları atıyordu. Uğruna herkesi karşısına aldığı adam yıllar önce çocuğunu kaçıran ve ortadan kaybolan bir adamdı. Kızının nerede olduğunu öğrenemeden Kerem’in ölmesiyle şimdi de kızı uğruna herkesi arkasına almaya başlamıştı. Elbette ki kızına kavuşmak istemesi en büyük hakkı. Ancak Poyraz ve Ayşegül’e bu durumu anlatarak ve yardım isteyerek de pek ala bunu başarabilirdi. Ayşegül ve Poyraz ayrılmış gibi yaptıklarında ve Eda kızına kavuştuğunda oyunları da biterdi. Fotoğrafta ve videoda gördüğü kızın gerçek kızı olduğundan bile emin değilken bu derece körü körüne bir oyuna girmesini anlayamadım. Poyraz ve Ayşegül’ü karşısına alıp Nevra’ya güvenmesi bir o kadar ironikken Eda’nın davranışlarını hiç sorgulamaması beni oldukça şaşırttı.

O değil de Meltem’den ne istediniz. Davullu zurnalı ve olaylı düğün hayaliyle Zülfikar’la bir yola giren Meltem’imizi çıldırtılar. Öyle böyle de değil. Adeta bir korku filmi edasıyla her tarafta beliren hayali Meltemler bizi bile delirtebilirdi. Hayali Meltemleri gördükten sonra hayvanlarla da konuşmaya başlayan Meltem, Poyraz Karayel’de bir klasik olan sosyal duyarlılığa da değinmiş olduk. Meltem’in bir pet shop sahibini rehin alıp “Hayvanları bırak!” talebi en masum isteklerden biri olsa gerek. Delirirken neden delirdiğini sorgulayan Meltem, neden hayvanların sesini duyduğunu da sorguluyordu elbette. Zülfikar’ın Meltem’e söylediği “Çünkü birisinin duyması lazım” sözü de en kötü anlarda dahi mesaj veren Poyraz Karayel’e sevgimi bir kat daha arttırdı.

Meltem hastaneye kaldırıldı. İyileşebilme umudu ise bana kalırsa vardı. Sadece ilaçlar yüzünden kötüleşen Meltem’in ilaçları değiştirildiğinde ya da o ilaçları içmediğinde kendine de gelmesi an meselesi olamaz mıydı? Ancak Meltem’in her şeyden vazgeçip intiharı seçmesi yüreğimizi yaktı. Tam her şey yolunda giderken Meltem’in intiharı Meltem’e göre değildi. Poyraz öldü dediklerinde bile hiçbir zaman mücadele etmeyi bırakmayan Meltem’in kendisi söz konusu olduğunda her şeyden vazgeçmesi de anlayamadıklarım arasında. Çok hassas olan Meltem, başkasının kendisi yüzünden acı çekmesini de istemiyor. Buraya kadar anlıyorum. Ancak asıl intiharın sevdiklerine büyük bir acı vereceğini anlayamıyor mu? Öldüğünde sadece kendisi kurtulacak yaşadıklarından ama Zülfikar, Poyraz,Sinan yani çevresindeki herkes onunla birlikte her gün ölmeye devam edecek.

Savaş Biryol ise kaçırıldı. Osman’ı kaçırdığını zanneden Mümtaz yanına destek için aldığı Poyraz sayesinde ölü bir Osman kaçırmış oldu. Osman Sarıdağ’ın Nevra’nın sevgilisi olan O.S. olup olmadığını da öğrenemedik o yüzden. Çünkü karşılaşmadılar. Ama Savaş Biryol’un Nevra’nın odasında baktığı sigara tabakasının Osman Sarıdağ’ın hediyesi olduğunu öğrendik. Ancak O.S. olup olmadığı elbette ki netleşmedi. Üstelik Nevra, onun ölümüne de çok üzülmedi. Eğer Nevra’nın aşkı yıllar içinde tükenmediyse aradığımız O.S. o değildi.

Savaş Biryol ise kardeşi Zafer Biryol’un katillerini bulmak için Nevra ile anlaşmaya oturdu. Kardeşinin ilk katili Kinyas’ı ise acımadan öldürdü. Kinyas, kardeşini öldüren kişileri ele vermese de belli ki Nevra’nın bildikleri Kinyas’la mı sınırlı merak konusu. Eğer Bahri hakkında da bir şeyler biliyorsa Ayşegül ve ailesine de verdiği zarar sürdürecek demektir.


Songül ve Fatih arasında da bir aşk mı doğuyor? Songül, Sadettin’in gözlerinin önünde Fatih ile bir aşk yaşamanın tehlikesinin farkında ancak Fatih sanırım Sadettin’in yapabileceklerini henüz bilmiyor. “Dudaklarına değmek hayaliyle nefes alıyorum.” notu Sadettin tarafından bulunan Fatih şimdilik suçu başkasının üzerine atarak bu olaydan sıyrıldı. Ancak bir sonraki sefer o kadar şanslı olmayabilir.

İsa olayı üzerinden ise kadına karşı şiddetin boyutlarını çok yakından gördük. Ümran’ın kocasından gördüğü şiddet çocuğunu düşürmesine bile neden olmuştu. Eğer babası hapse girmesiydi İsa bile doğmayacaktı. Ümran, şiddet görüyor ve sesini çıkartamıyordu. Eğer Taş Kafa olmasaydı hayatı boyunca hiç mutlu da olamayacaktı. Kim bilir belki de İsa Taş Kafa’yı değil babasını bıçaklamaktan hapse girecekti.

Orhan Solmaz’ın ise Taş Kafa olduğunu geçen bölüm öğrenmiştik. Orhan Solmaz’ı arayan kadın belli ki iyi bir niyetten onu aramıyormuş. Aralarındaki bağlantı ne, kadının sorduğu “Kuzum nerede” sorusu bize hangi sırrın kapısını aralayacak yeni bölümde izleyeceğiz!

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.