Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Vatanım Sensin 14.Bölüm: Benim Vatanım

Vatanım Sensin 14.Bölüm: Benim Vatanım

Vatanım Sensin 14.Bölümüyle yayınlandı. Yeni bölümde ise bizi büyük sürprizlerin beklediği bir akşam oldu. Eleni ve Ali Kemal yakınlaşması, Cevdet’in verdiği verdiği kararla Vatanım Sensin’de büyük kararların verildiği bir akşam izledik.

Hadi bunları birlikte konuşalım!

Tevfik yine kurtuldu!

Miralay miralay olalı böyle dört ayak üstüne düşmedi..

Tevfik’le bitirmiştik, Tevfik’le yeniden başladık. Tevfik, Cevdet tarafından vurulmak üzereyken yakayı yine kurtardı. Eşref Paşa’nın araya girmesiyle her şey başa dönmüştü. Tevfik onların işine yarıyordu ve silah meselesinde silahların Eşref Paşa’ya geçmesinde büyük bir adım atmıştı. Ancak Cevdet o anda Eşref Paşa’nın asıl karşı durması gerektiği insan olduğundan habersizdi.

Tevfik kendisini vuracak olan adamın Cevdet olduğunu bilmiyordu. Eşref’in ise araya girmesi her şeyi değiştirmişti. 4 saat önce Eşref, İvan’la çatışmaya girdiğini anlatmıştı. Ancak çatışmaya girdiği aslında Gürcü Salih’ti yani Mustafa Kemal’in askeri. Ancak Tevfik’in araya girmesi her şeyi değiştirmişti. Eşref Paşa silahları ele geçirmişti. Ancak Mustafa Kemal’in karşısındaydı.Gürcü Salih ise Tevfik tarafından öldürülmüştü. Hem de kendisini kahraman ilan ederek.

Cevdet ise olayı baştan sonra Eşref’in anlattığı şekilde dinledi ve Tevfik’i öldürmedi. Eşref kendi zaferini yaratmaya çalışıyordu. Bu uğurda ise vatan değil kendi başarısı önemliydi. Düzenli orduda, emir altında savaşamazdı.

Cevdet yanlış tarafta


Cevdet Eşref paşayı dinledi ve ona güvendi. Eşref, Tevfik’e güvenmişti ve tüm günahları adeta silinmişti. Miralay Tevfik’in işine yaracağı için kurtulmuştu.

Cevdet ise Yunan Ordusundaki görevinden kurtulmak üzereydi. Yunan ordusu kuşatılacak, büyük bir zafer kazanılacaktı. Cevdet’in ailesi emniyete alındığında görevini de açıklayabilecekti. Her şeyin açığa çıkması için çok az kalmıştı.

Cevdet büyük bir mutlulukla evine gitti ve Azize’ye Osmanlı üniformasını hazırlamasını söyledi.

Önce dayak sonra hapis ve linç


Yıldız, Mustafa Sami ile evlenmek istemiyordu. Mustafa Sami dahil herkese ise bunu söylemişti. Evet yanlışları vardı. Ancak suçlanmaktan öte dinlenmemesini bu bölüm anlayamadım. Azize, Cevdet’i anlamadan yargıladıysa Yıldız’ı anlamadan yargıladı. Yıldız herkese evlenmek istemediğini söylerken bu evliliğe itilmişti hem de Azize tarafından.

Suçluydu belki Yıldız. Ama tek başına bu yükü yüklenecek kadar suçlu değildi. Hele bir de linç. Bütün günahların bedeli tek bir kızı linç ederek mi çıkacaktı? Ali Kemal’in sözleri çok değerliydi. Yunan’a gıkını çıkartamayan topluluk Yıldız’dan alıyordu bütün öfkesini. Sanki onu öldürürlerse Yunan ordusunun işgali de sona erermiş gibi. Leon’un da yardımıyla Yıldız kurtuldu elbette. Ama bedeninde açılmayan yaralar yüreğinde açıldı. Büyük bir hata yapmıştı belki. Oyuna gelmişti ama üzülmesi, pişmanlık yaşaması için bile süre verilmedi. Önce annesinden sonra da tüm toplumda aldığı büyük yaralar pişman olması için bile süre tanımadı.

Bundan Sonra Derken?

HiLeon’da da her hafta güzel sahnelere tanık oluyoruz. Boran Kuzum ve Miray Daner’in eşsiz oyunculuğu, bir o kadar birbirlerine yakışmalarıyla seviyoruz o sahneleri. Yıldız ve Mustafa Sami olayını bir de onların dilinden dinledik. Hep farklı fikirlerde olan HiLeon’umuz her zaman mı bu kadar güzel atışırlardı? Yanlış insanı sevmek ecele götürür temalı atışmalarında ise Leon’un Yıldız’ı sevmediği ve hiçbir zaman ona ümit vermediği dile getirildi. “Hele ki bundan sonra hiç olmaz” cümlesi ne de tatlıydı öyle. Hilal’in o şaşkınlığını da ayrıca yerim^^

Yıldız’da “Tamam koltuklarını da şuraya koyarız.” bakışı.

Elbette onaylamadığımız durumlar da var. Mesela Yıldız’ı korumak için alıp konağa getirmesini anlayamadım. Tamam Yıldız’ı korudu, linç girişimini engellemekte yardımı oldu, insanları dağıttı. Ancak alıp konağa getirmesi garip oldu. Ne olursa olsun evine götürmeliydi. Madem ümit vermiyor konağa da getirmemeliydi.

Veronika ise asıl tehlikenin farkında bile değil. Sen Yıldız’a saldırırsın ancak gelinin Hilal olur Veronika Hanımcığım.

Mektubunuz var Albayım!

Beraber çalışmak mı? Anlatsana biraz^^

Behzat Ç. dizisiyle akıllarda kalan Fatih Artman’ı dizimizde Mustafa Kemal’in askeri Yüzbaşı Yakup olarak görüverdik. Mustafa Kemal’den bir mektup getirmişti. Eşref Paşa ile safların ayrıldığı bu noktada Cevdet ciddi bir karar vermek üzereydi.

Eşref Paşa, Halide Edip ile olan konuşmasında tarafını belli etmişti. Zaferin kendi zaferi olmasını istiyordu. Düzenli orduya girmeyişi, emir altına alınmak istemeyişi bundandı. Eğer bir ideal yoksa zafer kazansa da bu zaferi koruyamayacağının farkında değildi. Kendisi daha deneyimli bir paşaydı ve Mustafa Kemal’in emrine giremezdi. Hırsları kendisini en iyi adamından yani Cevdet’ten etmişti. Çünkü Cevdet artık Mustafa Kemal adına çalışıyordu.

Ali Kemal’in anlamsız hamlesi

Yıldız’ı sevmediğini illa böyle mi dile getirmeliydin Ali Kemal. Eleni’nin Ali Kemal’i sevdiği zaten ilk bölümlerden beri anlaşılan bir şeydi. Sık sık karşı karşıya geliyorlardı sevgi,sevmek üzerine konuşmalarıyla. Ancak Ali Kemal, Yıldız’ı sevip Yıldız’ın davranışları nedeniyle gururuna yedirip “seviyorum” diyemiyor. Diyemiyor ve kendisini savunabilmek adına çok farklı yollara başvuruyor.  Eleni’yi öpmek de bu yollardan biriydi. “Afferin be Eleni, ne güzel konuştun.” derken bu adımı beklemiyorduk elbette.

Biri Eftelya mı dedi?

Uçurumlardan atlayıp yine sağ kalan kadın Eftelya.

Dizinin jeneriğinde ismi yazılınca zaten ölmediğini anlamıştık Şebnem Hassanisoughi’nin. -okuyamadığım soyisimlerde en başta- Nitekim öyle de oldu. Denize düşüp kurtuldu Eftelya’mız. Bir karı koca tarafından tedavi edilirken gördük onu. O küçücük sahne bile yetti. Eftelya yaşıyordu.

Cevdet’ten küçük sürprizler

Mustafa Kemal’den mektup geldi ve Cevdet Yunan ordusuna geri döndü. Ancak Vasili’nin bir şartı vardı hatırlarsanız. Eşinden boşanacak. Yani görevinde kalmak istiyorsa ayağına bir bağ olan ailesinden kopmak zorunda. Cevdet, görevine geri dönerken aslında bunu da kabul etmişti.

Azize ise bu olayı atlatabilir mi artık bilemem. Bütün aileyi toplayıp Cevdet’in Osmanlı askeri olduğunu dile getirmesini beklerken boşanma anını yaşadı. 3 “boş ol”la boşamak kolay olduğu için o devirde “Senden boşanmak istiyorum.” sözünü bile kaldıramadan bir anda Cevdet tarafından boşanma gerçekleşti.

Ancak asıl olay bundan sonra başlayacak. Çünkü yeniden evlenmeleri için “hülle” denilen bir kural var. Kadın aynı kişiyle yeniden evlenmek istiyorsa başkasıyla evlenmeli. Bu kuralın nedeni ise erkeğin kafasına estikçe karısını boşamasını engellemek. Yani bir nebze kadını korumak aslında. Elbette ki yeterli değil. Ve üzerinde çok tartışma olacak bir mevzu.

Ancak sakin olun. Zaten buna gerek kalmayacak. Neden? Çünkü Mustafa Kemal var. Medeni kanunla artık boşandıktan sonra evlenmeler çok kolay. Cevdet, vatan mücadelesinin sonunda sadece vatanına değil eşine, ailesine de kavuşacak yani.

O vakit yeni bölümlerde görüşmek dileğiyle!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.