Tüm dizilerin özetleri, fragmanları,haberleri ve çok daha fazlası!

Vatanım Sensin: Ecel ya da Zafer

Vatanım Sensin: Ecel ya da Zafer

Tuzağa gözü kapalı gidenin başka bir tuzağı vardır demişti Cevdet. Geçen bölümde “Paşam” dediği kişiyi de bu vesileyle öğrenmiştik. Eşref Paşa’nın adamıyım diyordu. Yunanlıların yanında olmadığını, Osmanlı için çalıştığını Ölmez Hasan’a söylemişti. Artık Cevdet’in kimliğini biliyordu Ölmez Hasan. Direniş için silahlara ihtiyacı vardı ve silahların nerede olduğunu da, kendisine bu tuzağı kuranı da bulmaya niyeti vardı Cevdet’in. Boşuna değildi tuzağı bildiği halde gözü kapalı gidişi.

azize vatanım sensin

Cevdet, Ölmez Hasan’la uğraşırken Azize’de tek başına verdiği mücadelesi içindeydi. Bir yandan affedemiyordu Cevdet’i diğer yandan yokluğu yüreğine oturuyordu. Cevdet’i çok sevdiğini, onsuz olamadığını şimdi fark ediyordu. Başına bir şey gelecek korkusuyla yüreği ağzına geliyordu hastaneye getirdikleri her yaralıdan sonra. Korkuyordu. Cevdet’e bu kadar kızgın olduğu halde başına bir şey gelecek diye de deli gibi korkuyordu. Eftelya’nın kapısına gelecek kadar da telaşlanmıştı öyle ki. “Kocan tehlikede” diyen Eftelya’da arıyordu umudu. Belki olur da nerede olduğunu o söyler diye umuyordu.

Ancak Eftelya’da halen Tevfik’in tehdidi altındaydı. Hayatından en çok değer verdiği insanla yani babasıyla tehdit ediyordu Tevfik onu. Eftelya, bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Ki yaptıkları da çoğu zaman Tevfik’i kıskandığı içindi. Ancak her seferinden bir ceza olarak ödetiliyordu ona tüm bunlar.

vatanım sensin yıldız hilal

Diğer yandan Yıldız’ımız var tabi. Duygularını kabul edemeyen Yıldız, Leon’a duygularıyla mı mantığıyla mı bağlanmış her geçen gün sorgulatıyor bizi. Zira aşık olacağı adamı tarif ederken “Bastığı yer titreyecek, cümle alem saygı duyacak ona” sözleri pek Leon’a da uymuyor gibi.  Ali Kemal şehirden ayrıldığında arkasından üzülmesi ve dürbününe bakarak onu özlediğini belli etmesi ise kabul edemediği bir aşkı gösteriyor belli ki.

Ali Kemal ise çok fazla susuyor. Çoğu zaman kaçıyor. Kaçamadığı zaman ise susmayı tercih ediyor. Tüm dünyayı Yıldız için yakar hale gelmesi ise çocukça geliyor bana. Leon çocukça hareket ediyor onu biliyoruz ancak Ali Kemal’in de çok fazla farkı yok ondan. Sadece Yıldız’a sinirlenip tüm ailesini bırakmaya kalkmasını anlayamamıştım geçen bölümde. Cevdet engeliyle karşılaşıp gidememesi de isabet oldu o yüzden.

Yıldız’ın evlilik meselesi de döndü dolaştı Ali Kemal’i buldu yine. Kendisine talip olan başhekimle evlenmek istemeyen Yıldız, Ali Kemal’in gitmediği görünce hemen ondan yardım istedi. Ali Kemal’in suskunluklarının arkasından ise ne çıkacağı ise hiç belli değil. Duygularını söyleyemeyen, hislerini ifade edemeyen Ali Kemal, Yıldız’ı hem kıramayıp hem de ailesine karşı duramazken ne adım atacağı da kestirilmeyen karakterlerden oluveriyor.

vatanım sensin veronika hasibe

Ali Kemal’in isminin nereden geldiğini de öğrendik. Hasibe ve Veronika’nın konuşmasından. Tuhaf bir ironi vardı burada. İki oğlunu kaybeden iki anne karşı karşıyaydı. Hasibe Cevdet’in abisi Ali Kemal’i kaybetmişti, Veronika’da Leon’un abisini kaybettiğine inanıyordu. Bir savaş alanında bulunan Ali Kemal muhtemelen Veronika’nın oğluydu. Ancak o savaş alanından çıkıp Cevdet ve Azize’nin oğlu olmuştu. Hem de Hasibe’nin ölen oğlunun ismini alarak. İki millete de ait olamayan Ali Kemal ise kim olduğunu bile bilemeden büyümüştü. Ne Osmanlı olup Cevdet ve Azize’nin oğlu olabilmişti ne de bir Yunanlı olup gerçek ailesini bulabilmişti.Gerçekten tuhaftı.

Silah bırakan Yunan askerinin Amerikalı gazeteciye konuşması ise tüylerimizi diken diken etti. Savaşlarda en büyük acıyı dönüp dolaşıp yine kadınlar çekerken Yunan askerinin söylediklerini duymaya bile tahammül edemiyoruz. Hilal dinlemek istediği gerçekleri daha fazla duymaya dayanamayıp çıkıyor odadan. Bir insan, insanlıktan nasıl çıkar insanlığını nasıl unutur onları izliyoruz tek tek.

Tarih değişiyor, savaşların adı değişiyor ancak yaşananlar hiç değişmiyor. Torunlarını korumak isteyen yaşlı kadınlar acımasızca dövülüyor, ninesini bırakamayan kızlar savaşın bedenleri üzerindeki suistimallerini yaşıyorlar. Esir aldığı halkı kendinin sanmaya devam ediyor yine insanlık. Savaşın tüm hakların iptali, tüm halka acımasızca yansıyan hali olarak yargılamaya devam ediyor.

Tarih değişiyor, insanlık değişmiyor maalesef ki. Yine masum insanlara oluyor her şey. Dizilerde yansıdığında yüreğimize dokunuyor belki yaşananlar ancak en acısı görmesek de bu olayların hep bir yerlerde yaşanmaya devam etmesi.

Gelecek bölümlerde görüşmek dileğiyle.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.